(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Gaziantep ili İslahiye ilçesinde bulunan 2 nolu Geçici Barınma Merkezi'nde alt işverende (taşeron) işçi statüsünde çalışan davacının, daimi işçi kadrosuna geçme talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/01/2019 tarih ve E:2018/762, K:2019/21 sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın; isabetsiz olduğu, taşeron kadrosundan sürekli işçi kadrosuna geçmek için aranan yazılı başvuru şartının zorunluluk arz etmediği, taşeron kadrosundaki işçilerin daimi işçi kadrosuna alınmasının bir hak olduğundan bunun için aranan şekil şartlarının bu hakkın özünü zedelediği, 04/12/2017 tarihinden önce davacının çalışmış olduğu Gaziantep İli, İslahiye İlçesinde bulunan 2 nolu Geçici Barınma Merkezinin restore edileceğinden dolayı davacıya istirahat izni verildiği, restore çalışmaları bittikten sonra çalışmaya devam ettiği, davacı ile taşeron şirket arasında imzalanan sözleşmenin feshedildiğine dair herhangi bir bildirim yapılmadığı için sözleşmenin aynı şartlar altında yenilenmiş sayılacağı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenip kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI GAZİANTEP VALİLİĞİ SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluyla incelenen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI İSLAHİYE KAYMAKAMLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Dördüncü İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü;
Davacı tarafından, Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/01/2019 tarih ve E:2018/762, K:2019/21 kararın esasına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinden; anılan Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı görüldüğünden, davacı tarafından anılan kararın esasına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Kararın vekalet ücretlerine ilişkin kısmına gelince;
2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde; "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda yirmi dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda altmışbeş dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %70’i oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzdoksan dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzdoksandan fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." düzenlemesi almakta iken, bu maddenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2017/1257 sayılı kararı ile; bu düzenleme ile, seri davalarda harcanan emek ve çabanın oldukça üstünde avukatlık ücretine hükmedilerek taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirilmesine yol açılacağı; avukatın hukuki yardımı ile aldığı avukatlık ücreti arasındaki nispetsizliği gidermek amacıyla, kademelendirmenin gerek dosya sayısı, gerekse hükmedilecek ücretin oranı açısından başta usul ekonomisi olmak üzere, pratikteki uygulamalara ilişkin istatistiksel verilerin de hesaba katılmasıyla, belirtilen ilkeler ve gerçekte avukatın hukuki yardımının karşılığı oranı göz önüne alınarak makul bir şekilde yapılması gerektiği, bu haliyle düzenlemenin hukuka ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle, söz konusu maddenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/10/2017 tarih ve YD İtiraz No:2017/940 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde, yargı kararlarına istinaden "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda onbeş dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60'ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50'si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelliden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %30'u oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." yolunda düzenleme yapılmış ve bu maddenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/07/2018 tarih ve E:2018/453 sayılı kararı ile, bu maddeye ilişkin yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş ise de; söz konusu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2018 tarih ve YD İtiraz No: 2018/648 sayılı kararı ile; "...dava konusu madde hükmünün incelenmesinden; 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeye göre bir miktar düşürülmekle birlikte, madde metninde yer alan kademelendirmenin, gerek dosya sayısı açısından, gerekse hükmedilecek ücretin oranı açısından başta usul ekonomisi olmak üzere, pratikteki uygulamalara ilişkin istatistiksel verilerin de hesaba katılmasıyla, Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/05/2017 tarih ve E:2017/1257 sayılı kararında belirtilen ilkeler ve gerçekte avukatın hukuki yardımının karşılığı oranı göz önüne alınarak, makul bir şekilde yapılması gerekirken, söz konusu hususlara riayet edilmeden, seri davalarda ilk olarak 15'ten başlar şekilde ve tam ücretin %60'ı oranında avukatlık ücretine hükmedileceği şeklindeki düzenlemede, hukuka ve hak arama özgürlüğüne aykırılığın devam ettiği..." gerekçesi ile kaldırılarak, anılan maddenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde ise; "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda onbeş dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelliden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %30’u oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." hükmü düzenlenmiş, bu maddenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/145 sayılı kararı ile, "...Buna göre, getirilen düzenleme ile, onbeş olarak belirlenen ilk kademeye kadar pratikte seri olarak özellikle idari yargıda çok az dava bulunduğu göz önüne alındığında, getirilen bu düzenlemenin esasen uygulanabilirliğinin pek az olacağı, diğer taraftan, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’i oranında avukatlık ücretine hükmedileceği yolundaki düzenleme ile seri davalarda harcanan emek ve çabanın oldukça üstünde avukatlık ücretine hükmedilerek taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirilmesine yol açılacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle kademelendirmenin gerek dosya sayısı açısından gerekse hükmedilecek ücretin oranı açısından başta usul ekonomisi olmak üzere, pratikteki uygulamalara ilişkin istatistiksel verilerin de hesaba katılmasıyla, belirtilen ilkeler ve gerçekte avukatın hukuki yardımının karşılığı oranı göz önüne alınarak makul bir şekilde yapılması gerekirken, seri davalarda ilk olarak 15'ten başlar şekilde ve tam ücretin %60'i oranında avukatlık ücretine hükmedileceği şeklindeki düzenleme, hukuka ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğundan bu maddeye ilişkin yürütmenin durdurulması isteminin kabulü gerekmektedir." Gerekçesiyle bu maddeye ilişkin yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda; her ne kadar, karar tarihindeki 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin seri davalarda ücreti düzenleyen 22. maddesi ile önceki Tarifelerin aynı konuyu düzenleyen maddesinin yargı kararı ile hukuka aykırı bulunarak yürürlüğü durdurulmuş ise de; anılan yargı kararlarında yer verilen gerekçeler karşısında, konuya ilişkin dava sayısı da (176 adet) göz önüne alındığında, davalı idare lehine tam ücretin %30’u oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte olup, mahkeme kararının avukatlık ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafından Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/01/2019 tarih ve E:2018/762, K:2019/21 sayılı kararın esasına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine, vekalet ücretine ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun ise kabulüne, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılmasına, mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 408,60 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı Gaziantep Valiliği'ne ödenmesine, davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle istinaf aşamasında tahsil edilmeyen 121,30 TL istinaf başvuru harcının ve 34,50 TL istinaf posta ücretinin davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili birime müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere (kesin olarak), 20/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)