(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 32, 42, Geç. m. 16)
İSTEMİN KONUSU: Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 29/05/2019 tarih ve E:2018/685, K:2019/428 sayılı kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, Korucuk Mahallesi, G24b11c3d pafta, 1694 ada, 13 parsel ön cephesinde, Kerem Coşkun Caddesi, No:13/D adresinde A Blok yan çekme mesafesinde bulunan yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16'ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10/07/2018 tarihli, ..... belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin verildiğinden bahisle, "bina yan çekme mesafesinde ebatları 8,28x,26 m2 olan sundurma yapıldığı" yönünde düzenlenen 05/07/2018 günlü, 37/01472 cilt/sahife numaralı yapı tatil zaptı esas alınarak 11/07/2018 günlü, 578 sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya verilen idari para cezasının ve 08/08/2018 günlü, 657 sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca alınan yıkım kararının iptali ve mührün kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun, söz konusu sundurmanın 31/12/2017 tarihinden sonra 2018 yılı içerisinde yapıldığının tespit edildiğinden bahisle imar barışı kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin 13/07/2018 tarih ve E.21162 sayılı Adapazarı Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 29/05/2019 tarih ve E:2018/685, K:2019/428 sayılı kararda; dava konusu taşınmaz için "Yapı Kayıt Belgesi" düzenlendiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan incelemede geçerli kabul edilmesine karşın davalı idare tarafından yapı kayıt belgesinin geçerli olmadığına ilişkin somut bir tespit yapılmadan eksik incelemeye dayalı tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANLARIN İDDİALARI:
Davalı İdare tarafından, 2018 Mart ayına ait Google Earth uydu görüntülerinde uyuşmazlık konusu yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın boş olarak gözüktüğü, yapının 2018 yılında yapıldığı konusunda tereddüt bulunmadığı, dolayısıyla imar barışından yararlanamayacağı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğundan bahisle mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
Müdahil vekili tarafından, 31/12/2017 tarihinden sonra ve müvekkillerine ait yan çekme mesafesi üzerine inşa edilen sundurmanın 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16'ncı maddesi hükümlerinden yararlanamayacağı iddiasıyla kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, Korucuk Mahallesi, G24b11c3d pafta, 1694 ada, 13 parselde mevcut binanın yan çekme mesafesinde 8,28mx, 26,00 m ebatlarında sundurma yapıldığı tespit edilerek 05/07/2018 günlü, 37/01472 cilt/sahife numaralı yapı tatil zaptı düzenlenmiştir.
Bu tespit esas alınarak 11/07/2018 günlü, 578 sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya 1.081,59.-TL idari para cezası verilmiş, 08/08/2018 günlü, 657 sayılı belediye encümeni kararı ile de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına karar verilmiştir.
Yapı tatil zaptı ile para cezası ve yıkıma konu A Blok yan çekme mesafesinde bulunan yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16'ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10/07/2018 tarihli, ..... belge nolu Yapı Kayıt Belgesi belediyeye ibraz edilerek idari para cezası ve yıkım kararının iptali mührün kaldırılması istemiyle 12/07/2019 tarihli dilekçe ile Adapazarı Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulmuştur.
Bu başvuru, söz konusu sundurmanın 31/12/2017 tarihinden sonra 2018 yılı içerisinde yapıldığının tespit edildiği ve bu sebeple imar barışı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bahisle 13/07/2018 tarih ve E.21162 sayılı Adapazarı Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işlemiyle reddedilmiştir.
Anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 3. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir..."; 6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonucunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanunun 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, 4. fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan madde uyarınca 06/06/2018 günlü, 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinin 1. fıkrasında "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır." hükmü, 3. fıkrasında da "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 13/07/2018 tarih ve E.21162 sayılı Adapazarı Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin para cezası ve yıkım kararlarının iptali istemine ilişkin kısmı yönünden;
İdare hukukunda geçerli bulunan "yetkide paralellik" ve "usulde paralellik" ilkeleri gereğince; kanunda aksi yönde bir hüküm bulunmadığı sürece idari işlemlerin tesisinde geçerli olan yetki ve şekil kurallarının o işlemin kaldırılmasında ya da iptal edilmesinde de geçerli olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir ifadeyle; bir idari işlem hangi makam ya da merci tarafından hangi şekil kuralları izlenilerek tesis edilmişse, aksi yönde yasal bir düzenleme bulunmadığı sürece işlemin aynı makam ya da merci tarafından ve aynı şekil kuralları doğrultusunda iptal edilmesi veya kaldırılması gerekmektedir. Bununla birlikte idari işlemlerin iptal edilmesi veya kaldırılması istemiyle yapılan başvuruları inceleme ve söz konusu başvurular hakkında karar verme yetkisinin de kanunda aksi yönde bir hüküm bulunmadığı müddetçe söz konusu işlemleri tesis etme yetkisine sahip olan makam ya da mercilere ait olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, Korucuk Mahallesi, G24b11c3d pafta, 1694 ada, 13 parselde mevcut binanın yan çekme mesafesinde 8,28mx,26,00 m ebatlarında sundurma yapıldığının 05/07/2018 günlü, 37/01472 cilt/sahife numaralı yapı tatil zaptı ile tespit edilmesi üzerine 11/07/2018 günlü, 578 sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya 1.081,59.-TL idari para cezası verildiği, 08/08/2018 günlü, 657 sayılı belediye encümeni kararı ile de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına karar verildiği, para cezası ve yıkıma konu A Blok yan çekme mesafesinde bulunan yapı için 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16'ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10/07/2018 tarihli, ..... belge nolu Yapı Kayıt Belgesi belediyeye ibraz edilerek idari para cezası ve yıkım kararının iptalinin istenildiği, bu başvurunun, 13/07/2018 tarih ve E.21162 sayılı Adapazarı Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 3194 sayılı Kanun uyarınca imar para cezası verme ve yıkım kararı alma yetkisi bulunmayan Yapı Kontrol Müdürlüğünün, belediye encümeni kararı ile verilmiş bulunan imar para cezası ve yıkım kararının iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine doğrudan işlem tesis etme yetkisi bulunmadığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 13/07/2018 tarih ve E.21162 sayılı Adapazarı Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin mührün kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmına gelince;
İdare Mahkemesince her ne kadar, işleme konu yapı için 10/07/2018 tarihli Yapı Kayıt Belgesi düzenlendiği gerekçesiyle dava konusu işlemin mührün kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş ise de; 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenebileceği, bu yapılar için daha önce alınan yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının ilgili belediyesince iptal edileceği, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ise Yapı Kayıt Belgesinin yetkili idarece iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı, yargısal incelemesi devam eden davalarda Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiş olmasının söz konusu yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarını aynı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleri çerçevesinde hukuka aykırı hale getirmediği ve bu sebeple yargı yerince "iptal" hükmü kurulması mümkün bulunmadığı gibi yıkıma ve idari para cezalarına ilişkin işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılmadan davaların konusuz kalması sonucunu doğuracak bir durum oluşturmadığı, ayrıca yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili düzenlenmiş yapı tatil tutanaklarının iptal edileceğini öngören bir düzenlemede bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, işleme konu yapı için yapı kayıt belgesinin düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında 3194 sayılı Kanunun 32.maddesi uyarınca yapı tatil tutanağı düzenlenmesine engel teşkil etmediğinden, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin mührün kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle dava konusu işlemin mührün kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmının iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Dava konusu 13/07/2018 tarih ve E.21162 sayılı Adapazarı Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin mührün kaldırılması istemine ilişkin kısmı yönünden işin esası incelendiğinde;
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde yer alan düzenlemeye göre; ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde çizim ve fotoğraf gibi, görsel verilere dayalı olarak saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. Söz konusu tutanakta yer alması gereken hususların ise yine yasa hükmünde belirtildiği görülmektedir. Buna göre; yapının denetimini yapan ilgili idare elemanlarının yapıyla ilgili saptamaları ve imzalarının bulunduğu tutanağın düzenlendiği sırada yapı sahibinin de hazır bulunması halinde imzalatılması, yapı sahibi bulunamamış ise tutanağın yapı yerine asılması, bu hususa da tutanakta yer verilmesi, yapının mühürlenerek inşaatın derhal durdurulduğunun belirtilmesi gerekmektedir.
Olayda, kaldırılması istenilen mühürleme işlemine esas 05/07/2018 tarihli yapı durdurma zaptının, 3194 sayılı Kanunda belirtilen usule uygun olarak düzenlendiği ve yukarıda yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere, somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içerdiği ve tutanağın bir örneğinin "Korucuk Mahallesi Muhtarlığı"na bırakıldığı, dolayısıyla söz konusu tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen "Yapı Tatil Zaptı"nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşıdığı görüldüğünden, dava konusu işlemin mührün kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmının iptali yolundaki istinafa konu Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Sakarya 1. İdare Mahkemesince verilen 29/05/2019 tarih ve E:2018/685, K:2019/428 sayılı kararın dava konusu 13/07/2018 tarih ve E.21162 sayılı Adapazarı Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin para cezası ve yıkım kararlarının iptali istemine ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin ve müdahilin istinaf başvurularının yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarenin ve müdahilin istinaf başvurularının kısmen KABULÜ ile kararın dava konusu işlemin mührün kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmının iptaline yönelik kısmının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin mührün kaldırılması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın REDDİNE,
3.Sonuç olarak dava kısmen iptal, kısmen de retle sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 312,90.-TL dava yargılama giderinin davada haklılık oranına göre belirlenen 156,45.-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 156,45.-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarece karşılanan 177,30.-TL istinaf giderinin istemde haklılık oranına göre belirlenen 88,65.-TL'sinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.362,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan 88,65.-TL istinaf giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 87,75.-TL dava ve 177,30.-TL istinaf gideri olmak üzere toplam 265,05.-TL müdahil giderinin davada haklılık oranına göre belirlenen 132,53.-TL'sinin müdahil üzerinde bırakılmasına, kalan 132,52.-TL müdahil giderinin ise davacıdan alınarak müdahile verilmesine, kararın davalı idarenin ve müdahilin istinaf başvurusu gerekçeli olarak reddedilmek suretiyle kesinleşen kısmında davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına,
4.Posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince ilgilisine iadesine,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.Aynı madde hükmü uyarınca kesin olarak, 31/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)