İSTEMİN ÖZETİ: Davacı idare tarafından, polis memuru olarak görev yapmakta iken 15/11/2016 tarihinde istifa ederek görevden ayrılan .......'in Kocaeli Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin Kocaeli Barosu Yönetim Kurulunun 07.02.2018 tarih ve 7/16 sayılı kararı ile kabul edilmesi üzerine anılan kararın uygun bulunduğuna dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 16.02.2018 tarih ve 963 sayılı kararının, Bakanlıkça uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik 06.03.2018 tarihli Olur'a uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 10.03.2018 tarih ve 1502 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; isnat edilen fiilin niteliği ve ağırlığı ile baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında yargının kurucu unsurlarından olan ve esasen kamu hizmeti niteliğinde bulunan avukatlık mesleğinin itibarını da zedeleyeceği anlaşıldığından ....... hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesinin gerektiği sonucuna varılmış olup, bu aşamada .......'in Kocaeli Barosu Levhasına avukat olarak yazılma isteminin kabulü hakkında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliğinin dava konusu işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 27/09/2019 gün ve E:2018/679, K:2019/1908 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması talebi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı idare tarafından, polis memuru olarak görev yapmakta iken 15/11/2016 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan .......'in Kocaeli Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin Kocaeli Barosu Yönetim Kurulunun 07.02.2018 tarih ve 7/16 sayılı kararı ile kabul edilmesi üzerine anılan kararın uygun bulunduğuna dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 16.02.2018 tarih ve 963 sayılı kararının, Bakanlıkça uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik 06.03.2018 tarihli Olur'a uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 10.03.2018 tarih ve 1502 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin (a) bendinde, "Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak" avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış; anılan maddenin 3.fıkrasında ise; "Birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verileceği" hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, .......'in Kocaeli Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına dair talebinin Kocaeli Barosu Yönetim Kurulunun 07.02.2018 tarih ve 7/16 sayılı kararıyla kabul edildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 16.02.2018 tarih ve 963 sayılı kararıyla Kocaeli Barosu Yönetim Kurulunun 07.02.2018 tarih ve 7/16 sayılı kararının uygun bulunduğu, bu kararın 06.03.2018 tarih ve 6080 sayılı Bakanlık Olur'u ile müdahil hakkında Emniyet Genel Müdürlüğünce FETÖ/PDY iddiaları kapsamında yürütülen Müf:2015/1019 sayılı derdest soruşturmasının bulunduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığınca uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 10.03.2018 tarih ve 1502 sayılı kararıyla 06.03.2018 tarih ve 6080 sayılı Bakanlık Olur'una uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine karar verilmesi üzerine de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta müdahil ....... hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2018/13600 sayılı soruşturmada Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2019 tarih ve Soruşturma No:2018/13600, Karar No:2019/6032 sayılı kararıyla adı geçen hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yolunda karar verildiği, ancak Emniyet Genel Müdürlüğünce 2015 yılından itibaren sürdürülen disiplin soruşturmasının devam ettiği belirlenmiştir.
Bu durumda; meri mevzuat kapsamında, disiplin hukukuna ilişkin hususların avukatlık mesleğine kabule engel olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından yukarıda açıklanan 1136 sayılı Kanunun 5. maddesi 3. fıkrasında yer alan açık hüküm karşısında adı geçenin baro levhasına yazılmasına engel bir husus bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare ve müdahilin istinaf istemlerinin KABULÜ ile Ankara 9. İdare Mahkemesinin 27/09/2019 gün ve E:2018/679, K:2019/1908 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan Mahkeme aşamasına ait 248,60-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan istinaf aşamasına ait 178,30-TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, müdahil tarafından yapılan mahkeme aşamasına ait 125,50-TL, istinaf aşamasına ait 178,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine, davalı idare ve müdahilin yürütmenin durdurulması talepleri hakkında karar verilmediğinden 73,10-TL yürütme harçlarının taraflara iadesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)