İSTEMİN ÖZETİ: Ankara15.İdareMahkemesi'nce verilen 14/09/2018gün ve E:2017/2027, K:2018/1630 sayılı kararın, davalı idare tarafından esastan; davacı tarafından ise parasal haklar yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Taraflarca karşılıklı olarak istinaf istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı emrinde Astsubay Kd. Bçvş. olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanı'nın 29/08/2016 gün ve 2016/61 sayılı onayı ile kamu görevinden çıkartılmasına dair işlemin iptali ile ilişiğinin kesildiği tarihten görevine iade edildiği tarihe kadar geçecek süre içindeki görev aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren ödeme tarihine kadar yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/09/2018 gün ve E:2017/2027, K:2018/1630 sayılı kararla, Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı emrinde Astsubay olarak görev yapmakta olan davacının, 667 sayılı KHK'nın 4/1-a maddesine istinaden Milli Savunma Bakanının 29/08/2016 gün ve 2016/61 sayılı onayı ile kamu görevinden çıkarılması üzerine bakılan davanın açıldığı, 667 sayılı KHK hükümlerine göre tesis edilen meslekten veya kamu görevinden çıkarma yaptırımının, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan sâir yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların, kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen "olağanüstü tedbir" niteliğinde tanzim edildiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; davacıya ilişkin idari soruşturma raporunda "FETÖ/PDY mensubu olması, FETÖ/PDY mensubu olan/olduğu iddia edilen şahıslarla mahiyeti bilinmeyen irtibatının bulunması" ve "kızının 2014 yılında FETÖ/PDY'ye ait Özel Atlantik Nevin Gökçek Lisesi'nden mezun olmasının" kamu görevinden çıkarılmasının gerekçeleri olarak gösterildiği, uyuşmazlıkta, Mahkemelerinin 24.04.2018 tarihli ara kararı ile; davalı idareden davacının "FETÖ/PDY mensubu olması" gerekçesine dayanak teşkil eden bilgi ve belgeler ile "FETÖ/PDY mensubu olan/olduğu iddia edilen şahıslarla mahiyeti bilinmeyen irtibatının bulunması..." ifadesinde belirtilen şahısların kimler olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ara kararına cevaben herhangi bir bilgi ve belge gönderilmeyerek idari soruşturma raporunda belirtilen ifadedeki bilginin, KKK Personel Başkanlığına MİT Başkanlığı tarafından gönderildiği, bilgi ve belge talebinin MİT Başkanlığından yapılması gerektiğinin değerlendirildiğinin bildirildiği, 13.06.2018 tarihinde verilen ara kararı ile; Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan davacı hakkında devam eden 2017/22875 sayılı soruşturmanın akıbeti hakkında bilgi verilmesi, soruşturma sonucunda bir karar verilmiş ise, verilen kararın bir örneğinin istenildiği, bu ara kararına soruşturma dosyasının halen derdest olduğu ve henüz bir karar verilmediği şeklinde cevap verildiği, yine, 05.07.2018 tarihli ara kararı ile davalı idareden Mahkemelerince hukuki değerlendirmenin yapılabilmesi için, dava konusu idari işlemin sebep unsurunun işlemi tesis eden idarece ortaya konulması gerektiği belirtilerek, davacı hakkında idari soruşturma raporunda belirtilen tespit ve ifadelere dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin ilgili kurumlardan temin edilerek gönderilmesinin istenildiği, ara kararına cevaben herhangi bir bilgi ve belge gönderilmeyerek, bilgi ve belge talebinin MİT Başkanlığından yapılması gerektiğinin tekrar edildiğinin görüldüğü, uyuşmazlıkta, Mahkemeleri tarafından müteaddit defalar istenmesine rağmen davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakına ilişkin dosyaya herhangi bir somut bilgi ve/veya belge sunulmadığı, adli soruşturma dosyasının sonuca bağlanmadığının görüldüğü, davacının kızının mezun olduğu okulun KHK ile kapatılması gerekçe olarak gösterilmiş ise de, kızının bu okulda 2014 yılında bir yıl okumuş olması ve sonrasında kaydının alınması dikkate alındığında, bu durumun tek başına davacının örgüt ile iltisakını göstermek için yeterli olmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda, FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir iltisak veya irtibatının bulunduğuna, FETÖ/PDY mensubu olan/olduğu iddia edilen şahıslarla mahiyeti bilinmeyen irtibatının bulunduğuna ilişkin dosyaya somut bilgi ve belge sunulmayan davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde sebep yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının ilişiğinin kesildiği tarihten göreve iade edildiği tarihe kadar geçecek süre içindeki görev aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren ödeme tarihlerine kadar yasal faizi ile birlikte ödenmesi talebine gelince; Mahkemelerince hukuka aykırılığı tespit edilen işlem üzerine idarece Mahkeme kararının gerekleri yerine getirilecek olmakla birlikte, davacının durumunun yeniden değerlendirilebileceği ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bilgi ve belgelerin ortaya konulması halinde yeni bir işlem tesis edilebileceği açık olduğundan, davacının tazminat talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının ilişiğinin kesildiği tarihten göreve iade edildiği tarihe kadar geçen süredeki görev aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından esastan; davacı tarafından ise parasal haklar yönünden Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Dairemizce yapılan 02.10.2019 tarihli ve E:2019/229 sayılı ara kararımız ile, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'ndan, "davacı hakkında devam eden 2019/77695 sayılı soruşturmanın akıbeti hakkında bilgi verilmesinin İSTENİLMESİNE, davacı hakkında soruşturma sonucunda bir karar verilmiş ise verilen kararın bir örneğinin gönderilmesinin İSTENİLMESİNE", aynı tarihli ara kararımız ile Ankara Batı Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığından," davacı hakkında devam eden 2017/22875 sayılı soruşturmanın akıbeti hakkında bilgi verilmesinin İSTENİLMESİNE, davacı hakkında soruşturma sonucunda bir karar verilmiş ise verilen kararın bir örneğinin gönderilmesinin İSTENİLMESİNE, "aynı tarihli ara kararımız ile davalı idareden, "davacı ve ekli nüfus kaydına göre yakınları hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirmesine dayanak teşkil eden tüm bilgi ve belgelerin onaylı ve okunaklı örneklerinin yer aldığı işlem dosyasının gönderilmesinin İSTENİLMESİNE," aynı tarihli ara kararımız ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'ndan, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nden, "davacı ve ekli nüfus kaydına göre yakınları hakkında FETÖ/ PDY terör örgütü üyesi olduğu veya anılan terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde herhangi bir istihbari bilgi, tanık ifadesi veya yürütülen bir soruşturma (Bylock, Bankasya ve benzeri gibi) bulunup bulunmadığının SORULMASINA, bu yönde açık veya gizli kaynak bilgisi mevcut ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin BAĞLI BİRİMLERİNDEN TEMİN EDİLEREK gönderilmesinin İSTENİLMESİNE, aynı tarihli ara kararımız ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'dan; "davacı ve ekli nüfus kaydına göre yakınları hakkında … Katılım Bankası (Bankasya) bünyesinde hesabının olup olmadığının SORULARAK, hesabı/hesapları varsa türü, açılıp kapanma tarihleri, mevcut durumları ve hesap hareketlerini içeren listenin gönderilmesinin İSTENİLMESİNE," ve aynı tarihli ara kararımız ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı'ndan; "Davacı ve ekli nüfus kaydına göre yakınlarının tüm hesap hareketlerinin FETÖ/PDY bağlantısı açısından incelenerek, düzenlenecek raporun gönderilmesinin İSTENİLMESİNE," karar verilmiştir.
Ara kararımıza Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'ndan verilen cevapta, davacı hakkında Soruşturma No:2017/22875 sayılı dosyasından "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yürütülen soruşturmada, 15.04.2019 tarih ve 2019/210 Fezleke Nolu kararı ile şüpheliye (davacıya) isnat edilen suçun 6723 sayılı Kanunun 30. maddesi ile yeniden düzenlenen 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 21/4. Maddesi uyarınca soruşturmayı müktezaya bağlama görevinin suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan Cumhuriyet Başsavcılığı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı olması nedeniyle şüpheli (davacı) hakkında kamu davası açılmasına yer olmadığı görüşü ile soruşturma evrağının fezleke ekinde gönderilmesi şeklinde karar verilerek davacının anılan soruşturma dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'ndan ara kararımıza verilen cevapta ise, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nca davacı hakkında Soruşturma No:2017/22875 sayılı dosyasında yürütülmekte iken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu'nun 2019/77695 soruşturma nolu dosyasına kaydedilerek bu dosya üzerinden soruşturmanın yürütüldüğü, davacının şüpheli olarak ifadesinin alındığı, 04.07.2019 tarihinde görevine iade edildiği göz önüne alınarak 03.12.2019 tarih ve K:2019/110432 sayılı kararla, şüphelinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Diğer yandan, Emniyet Genel Müdürlüğü'nden, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nden verilen ara kararı cevaplarında davacı ve nüfus kaydına kayıtlı aile üyelerinden FETÖ/PDY terör örgütü ile üyelik, irtibat ve iltisaklarının bulunduğuna dair bir kaydının yer almadığı, davalı idarece Mahkeme aşamasında sunulan bilgi ve belgelerin yeniden sunulduğu, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından cevap verilmediği, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı'ndan verilen ara kararı cevaplarında ise, davacı ve nüfus kaydına kayıtlı yakınları adına Banka .... hesap kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmektedir.
Dolayısıyla, Mahkemece yapılan ara kararları yanında, istinaf aşamasında Dairemizce de yukarıda anılan kurumlardan yapılan ara kararlarımızla, davacı ve aile üyelerinin FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğu veya anılan terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde herhangi bir bilgi ve belge veya kaydın bulunup bulunmadığının sorulduğu, değişik tarihli yazılarla verilen ara kararı cevaplarında davacıya yapılan isnadı doğrulayacak bir bilgi ve belgenin sunulamadığı, hakkında yürütülen adli soruşturmada 04.07.2019 tarihinde görevine iade edildiği göz önüne alınarak şüphelinin (davacının) üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Bu nedenle, davalı idarenin istinaf isteminin yukarıda yer verilen açıklama ile reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davacının, Mahkeme kararının parasal haklara ilişkin kısmına yönelik istinaf istemine gelince;
Anayasa'nın 125. maddesinde yar alan "İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü kapsamında, hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 15.İdare Mahkemesi'nce verilen 14/09/2018 gün ve E:2017/2027, K:2018/1630 sayılı kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin yukarıda yer verilen AÇIKLAMA ile REDDİNE, anılan kararın, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf istemin ise KABULÜ ile kararın bu KISMININ KALDIRILMASINA, davacının görevinden ilişiğinin kesildiği tarihten görevine iade edildiği tarihe kadar geçecek süre içinde alamadığı görev aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren ödeme tarihine kadar yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ÖDENMESİNE, aşağıda dökümü gösterilen istinaf aşamasına ilişkin 87,75-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde BIRAKILMASINA, davacı tarafından Mahkeme aşamasında yapılan yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden Mahkeme kararında davalı idaren alınıp davacıya verilmesine hükmedildiğinden bu hususta bu aşamada hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, ancak davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan toplam 181,35 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunan taraflara İADESİNE, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)