(3194 S. K. m. 5, 8) (6306 S. K. m. 5) (2577 S. K. m. 31) (6100 S. K. m. 282, 447) (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, ... İlçesi, 19 pafta, 1924 parsel sayılı 826,50 m² yüzölçümlü taşınmaz üzerinde bulunan iş merkezinde kat irtifaklı 46 adet işyerinin maliki olan davacılar tarafından, dava konusu alanın Bakanlar Kurulu'nun 17/10/2016 tarih ve 2016/9392 sayılı kararı ile Riskli Alan olarak belirlenmesi sonrası hazırlanıp 09/03/2017 tarihinde askıya çıkarılan, ... Meydanı Kentsel Dönüşüm Projesine İlişkin Hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada; "...Bu durumda dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu parselin meydan düzenleme alanında kalması ve 6306 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikte belirtilen amaca uygun olmadığı, risk değerlendirmesinin yanlış olduğu, imar hakkı transferinin belirsiz olduğu gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu planların hukuka, mevzuata, şehircilik ilke ve esaslarına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 09/10/2019 tarih ve E:2019/18, K:2019/2197 sayılı kararının; riskli alan kararının hukuka uygun olması nedeniyle bu karar uyarınca mevzuata uygun plan yapıldığı, kamu yararı amaçlı plan ilkelerine uyulmak suretiyle plan yapıldığı iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Meydanı Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli ... Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı Nazım İmar Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliklerinin davacılara ait 19 pafta 1924 sayılı parsel yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması başlıklı 8. maddesinin (b) fıkrasında; imar planlarının nazım imar planı ve uygulama imar planlarından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı ve yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edileceği bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisinin onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerinde yukarıdaki usullere tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
İmar planları, insan, toplum ve çevre ilişkilerinde kişi ve toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve arazinin koruma-kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek, ülke, bölge ve kent verilerine göre konut, istihdam, ulaşım gibi kentsel işlevler ile sosyal ve kültürel gereksinimleri var olan yada sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi biçimde yerine getirmek ve belde halkına iyi bir yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin gelişmesi de gözönünde tutularak hazırlanır ve koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve zamanda yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilirler. Bu ölçütlere göre hazırlanıp değiştirilebilen imar planlarının yargısal denetimi yapılırken, planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin çevre, ulaşım, konut, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak şehircilik ve planlama ilkeleri ile kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının tartışılması gerekeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, ... İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde yer alan ve davacının da maliki olduğu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mevkii, 19 pafta, 1924 parsel sayılı taşınmazın da bulunduğu alanın 12.11.2016 tarih ve 29886 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/9392 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan ilan edildiği, riskli alana ilişkin ... Belediye Başkanlığınca hazırlatılan ... Meydanı Kentsel Dönüşüm projesine ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin 27.02.2017 tarihinde Bakanlıkça tasdik edilerek 09.03.2017-07.04.2017 tarihleri arasında askıya çıkarılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, "- İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü Mevkii 19 pafta 1924 parsel sayılı taşınmazın dava konusu incelenen 16.02.2016 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanı tarafından re’sen onanan 27.02.2017 tasdik tarihli ... Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı sınırları dahilinde kalmakta olup, söz konusu taşınmaz 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın da kısmen konut ve ticaret alanı ile kısmen de Meydan + Park Alanı sınırları dahilinde kaldığı görülmektedir. Aynı parsel sayılı taşınmaz 1/1000 ölçekli İmar Planı kapsamında ise kısmen konut+ticaret, kısmen de park-Meydan Alanı sınırları dahilinde kaldığı, dava konusunda incelenen taşınmaz 15.06.2009 tarihli 1/100.000 Ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı kapsamında Meskûn Alanlar olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Söz konusu plan hükümlerinin 8.1.32. maddesinde: “Meskûn Alan: Ağırlıklı olarak konut yapılanmalarının yer aldığı alanlardır.” denilmektedir. Dava konusu parsele ilişkin hazırlanan Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı, plan kararları üst ölçek plan kararları ile uyumlu olduğu, İmar planlarının analitik raporlarında yer alan riskli yapı değerlendirmesinin, 6306 sayılı yasanın uygulama yönetmeliğinin 5. maddesinde tanımlanan koşullara uygun olmadığı, 6306 sayılı yasanın amacının, ilçe bütününe yönelik meydan ve aktarma merkezi yapılması olmadığı, dava konusu alanda, 6306 sayılı Kanun kapsamında ilçe bütününe hitap edecek bir meydan ve aktarma merkezi yapılması için, kanundan doğan bir gerekçenin bulunması gerektiği, ancak, dava konusu plan raporunda bu gerekçelerin ortaya konulmamış olduğu, bu durumda, ... Meydanı ve aktarma merkezi projesinin gerçekleştirilmesinde 6306 sayılı yasanın kullanılmasının hatalı olduğu, meydan ve aktarma merkezi yapılması için daha farklı uygulama araçlarının kullanılmasının mümkün olduğu, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Plan Açıklama Raporu'nun planda, taşınmazı yeşil alan vb. ortak alanlarda kalanlara başka bir alandan eşdeğer özellikte bir yer verileceği belirtildiği, ancak bu transfer alanının nerede olduğu konusunda hiçbir açıklamaya yer verilmemiş olduğu, 1/5000 Nazım İmar Planı Plan Açıklama Raporunda getirilen bu durumun 1/1000 ölçekli planda da açık bir biçimde tariflenmesi gerektiği, dava konusu parsele yönelik olarak transfer edileceği alanın 1/1000 uygulama imar planında ortaya konması gerektiği, aksi durumunda 1/1000 ölçekli planın 1/5000 ölçekli plana uyumsuzluğu ortaya çıkaracağı, her ne kadar planlama alanında plan kapsamında öngörülen emsal artışına bağlı olarak eğitim tesislerine ayrılan alanlar dışında, sosyal ve teknik altyapı alanlarının çoğunlukla arttırıldığı, toplam donatı alanlarında, eski plan göre önemli miktarda artış sağlandığı söylenebilse de, dava konusu planlama alanın niteliği (meydan ve aktarma merkezi gibi tüm ilçeye hizmet edebilecek fonksiyonları içermesi) ve ilçe merkezi niteliğinde olması durumları düşünüldüğünde, planla getirilmiş olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının yeterli olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, dava konusu imar planı hazırlanma aşamasında sosyal donatı alanlarına ilişkin ilgili kurum ve kuruluşların (İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü) görüşlerinin sorulmadığı, dava konusu alana yönelik ulaşıma ilişkin olarak bir değerlendirme yapıldığında ise; ... Meydanı Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında meydan alanında raylı sistem, otobüs, dolmuş ve taksi vb. alternatif uyaxıl künyeni arasında yolcuların aktarma yapmasını mümkün kılabilecek bir aktarma merkezi yapılması planlandığı görülmektedir. Söz konusu aktarma merkezinin böylesi yoğun bir bölgede konumlanmış olması ve faaliyet göstermesi oldukça önemlidir. Dava konusu alanda özellikle park et devam et sistemine imkan sağlayacak bir yeraltı otoparkının düzenlenmesi özel araç kullanımını azaltıcı yönde etkisi olabilecek bir uygulama yaklaşım olduğu düşünülmektedir. Dava konusu imar Planlarının a) bölgedeki yoğun yaya sirkülasyonunu düzenlenmesi ve toplu taşıma sistemleri ile entegresyonunun sağlaması, b) meydan önerisi ile dava konusu alan ve yakın çevresi için nitelikli açık kentsel alanlar kazandırması ve c) özel araç yerine toplu taşıma kullanımını özendirici kararlar içermesi ulaşım yönünden olumlu olarak değerlendirilmektedir. İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü ... Mevkii 190 pafta 1924 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanın, 12.11.2016 tarih ve 29886 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 17.10.2016 tarih ve 2016/29392 Bakanlar Kurulu Kararı ile riskli alan ilan edilmesi üzerine; ... Meydan Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin hazırlanan 09/03/2017 - 07/04/2017 askı tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin 09/06/2017 tarih, E.18579 sayılı işlemin Şehircilik İlkeleri, planlama yöntemlerine ve esaslarına, kentsel yerleşmenin mevcut ve gelecekteki durumuna UYGUN OLMADIĞI...." şeklinde görüş belirtilmiştir.
İdare Mahkemesince, bahse konu bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava konusu planların iptaline karar verilmiş ise de; davacının temel itirazının parseline verilen fonksiyon ve bu fonksiyona ait plan notlarına ilişkin olması, bilirkişi raporu ve mahkeme kararının ise parsele verilen işlevden çok alanın 6306 sayılı Yasa uyarınca riskli alan olması dahil genele yönelik soyut eleştiriler olması sebebiyle ilk derece mahkemesi kararına itibar edilmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bilirkişi ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 447. maddesinde ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18.06.1927 tarihli, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerinin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde ise, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmü yer aldığından, yukarıda yer verilen bilirkişi raporu kısmen(imar transferi ve parsele verilen meydan işlevi görüşü ) hükme esas alınabilecek nitelikte görülerek ve dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek aşağıda ayrıntısına yer verilen biçimde gerekçe oluşturulmuştur.
Öncelikle, davacının parselinin de içinde bulunduğu alanın riskli alan ilan edilmesine yönelik 12.11.2016 tarih ve 29886 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2016/9392 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle alanda parsel sahibi olan 27 kişi tarafından açılan davanın, Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 26.09.2018 tarih ve E:2016/11708, K:2018/5741 sayılı kararı ile reddedildiği, davacıların temyiz isteminin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27.03.2019 tarih ve E:2019/55, K:2019/1330 sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın bu şekilde kesinleştiği görüldüğünden, dayanak riskli alan kararının, ... Meydanı Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin olarak hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 27.02.2017 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinde herhangi bir kusurlandırıcı etkisi bulunmamaktadır.
... Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı yönünden yapılan değerlendirme;
a) Fonksiyon açısından,
Plan açıklama raporunda, ... Meydanının bir kamusal alan olarak tasarımı, kentsel odak noktası olarak sinerji oluşturulması hedeflenen bir buluşma noktası olması ve kentsel mekan kalitesi endişeleriyle ele alınan ve kurgulanan bir bölge olmasının planlama yaklaşımı olarak belirlendiği, planlama amacının ise uygulanabilir, sürdürülebilir, çağdaş planlama ve tasarım ilkelerine uygun bir kentsel mekan üretilmesi olarak ortaya konulduğu, davacıya ait parselin dava konusu Nazım ve Uygulama İmar Planlarında konut-ticaret, park ve meydan (yeraltı otopark) kullanımında, 1/100000 ölçekli çevre düzeni planında "Meskun Alan" kullanımında kaldığı, bu yönüyle önerilen fonksiyonun planların kademeli birlikteliği ilkesine bir aykırılık barındırmadığı gibi önceki planlardaki meydan/aktarma işlevine de uygun planlama yapıldığı, yoğun yapılaşmanın olduğu bölgede trafik-yaya sirkülasyonunun yeniden düzenlenerek toplu ulaşım sistemleri ile entegreli olarak şekilde meydan ve yeraltı otoparkı ile park işlevi verilmesinin plan ilkelerine uygun olduğu, çevresine hizmet verecek şekilde sosyal donatı tasarlamasının yapıldığı, donatı alanları yönünden, dava konusu planın önceki plandan çok daha fazla sosyal ve teknik altyapı alanının erişilebilirlik ölçütlerine uygun ve kullanımlar arasındaki ilişkiler güçlendirilerecek biçimde önerildiği, yapı yoğunluğunda bir değişime gidilmeksizin genelde donatı alanlarının özelde de park ve yeşil alanların arttırılmış olmasının planın çevresel anlamda hem mevcut duruma hem de önceki duruma göre olumlu etkide bulunacağı, planda öngörülen kararların gerekli analitik incelemeler neticesinde oluşturulduğu, bölgedeki yetersiz donatının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca arttırılmaya çalışıldığı, plan genelinde konut ve ticaret kullanımlarının birleştirilerek konut+ticaret kullanımlarının getirildiği, önceki planlama işlemlerine göre yapılaşma haklarında büyük değişimlerin meydana gelmediği, planda öngörülen kararların gerekli analitik incelemeler neticesinde oluşturulduğu, davacıya ait parselin bir kısmının da bu bağlamda planın genel yaklaşımı ve amacına uygun biçimde konut ve ticaret kullanımına alındığı, sadece fiili yapılara göre plan kararı üretilmesinin plan tekniğine aykırı olacağı aksi halde fiili durumun plana işlenmesinden ibaret bir planlama işlevine dönüşeceği bunun ise mevzuat ve plan ile şehircilik ilkelerine aykırı olacağı bu nedenle çevresiyle birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılan dava konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında davacıya ait parsele öngörülen fonksiyonlar yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Transfer açısından,
Dava konusu nazım imar planına ait plan notlarının "Genel hükümler" kısmında yer alan 1.6. bendinde, "Planda, tüm parsellerde; bulunduğu alandan başka bir alana transfer edilecek mülk sahiplerine, bulunduğu bölge ve önceki bulunduğu konum ve alanın ekonomik değeri ile eşdeğer özellikte yer verilecektir. Bu durumda alanın plandan önceki ve sonraki konumları tüm parseller için ayrı ayrı tespit edilecektir." şeklinde hüküm yer almaktadır.
Kamu tarafından ortak kullanım işlevine sahip, özel mülkiyete ait taşınmazların yetkili idarelerce kamulaştırma yöntemi kullanılarak kamunun kullanımına kazandırıldığı bilinmektedir.
Transfer kavramının ismen çeşitli mevzuata girdiği görülmekte ise de; kamulaştırma yöntemine alternatif olarak kabul edilen bu yöntemin, başta İmar Kanunu olmak üzere yasa ile özel olarak tanımlanması ve hüküm altına alınması gerektiği ve bu kavramın uygulanmasına ilişkin esasların da yine yasal mevzuatta düzenlemesi gerektiği açıktır.
O halde, İmar Kanununda yer almayan taşınmazın imar hakkının transferini öngören söz konusu yöntemin uyuşmazlığa konu planlama ile kabul edilmesinde ilgili plan notu yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
... Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yönünden yapılan değerlendirme;
a) Fonksiyon açısından,
Davacıya ait 19pafta, 1924 nolu parselin dayanak 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "konut-ticaret, park-meydan ile yeraltı otoparkı" kullanımında kaldığı, bu kullanımların 1/1000 ölçekli dava konusu uygulama imar planında da korunduğu, davacıya ait parselin 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki arazi kullanım kararında hukuka aykırılık bulunmadığının belirlendiği, bu haliyle davacıya ait parsele üst ölçekli plan kararına uygun biçimde önerilen fonksiyon yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
b) Kütle yapılaşması açısından,
Uyuşmazlıkta, 1/1000 ölçekli plan paftalarında imarlı alanlar (konut+ticaret) içerisine giren parseller üzerinde kütle şeklinde maksimum yapılaşma alanlarının gösterildiği, bu kütlelerin (etapların) numaralandırıldığı, plan paftalarında imarlı alanlar üzerinde emsal/yoğunluk değerlerinin belirtilmediği, yapılaşma oranları ile ilgili olarak plan notunda "ETAPLAR İÇİN BELİRLENEN EMSALE ESAS İNŞAAT ALANI TABLOSU" şeklinde belirlemeye gidildiği, tabloda, her bir etapın hangi ada ve parsel/parsellerden oluşacağının ve emsale esas inşaat alanının büyüklüğünün belirlendiği, plan notlarında, imar adalarında gösterilen kütlelerin şematik olduğu ve tabloda belirtilen emsale esas inşaat alanı ve yükseklik değerlerini aşmamak koşulu ile hazırlanacak kentsel tasarım ve mimari avan projelerine göre kütlelerin boyutlarının belirleneceğinin belirtildiği (Genel hükümler 1.7), öte yandan plan açıklama raporunda etaplara dahil olacak her bir parsel yönünden ayrı ayrı imar alanının, zemin, çıkma, üst kat, çatı piyesi büyüklüklerinin belirlendiği, buna göre her bir parsel için ve etabın tümü için imar inşaat alanının ortaya çıkarıldığı görülmektedir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (g) bendinde, Kentsel tasarım projesi, doğal, tarihi, kültürel, sosyal ve ekonomik özellikler ile arazi yapısı dikkate alınarak, tasarım amacına göre kütle ve yapılanma düzeni veya açık alan düzenlemelerini içeren; taşıt ulaşımı, otopark ve servis ilişkileri ve yaya dolaşım ilişkilerini kuran; yapı, sokak, doku, açık ve yeşil alanların ilişkisini ve kentsel mobilya detaylarını gösteren; altyapı unsurlarını bütüncül bir yaklaşımla disiplinler arası olarak ele alan; imge, anlam ve kimlik özelliklerini ifade eden; tasarım ilke ve araçlarını içeren uygun ölçekteki proje olarak, (k) bendinde, uygulama imar planı, nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan plan olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu uygulama imar planına ait plan açıklama raporu ve plan notları ile kütle yapılaşma yoluna gidildiği ve belirlenen kütlelere dahil olacak parseller üzerinden yapılan hesaplamaya göre inşaat alanının belirlendiği, bu kütlelere giren parsellerin kısmen ya da tamamen imarlı alanda kaldığı, ancak kütle içine dahil olan her bir parselin ne kadar bir oranda imarlı alana dahil edildiğinin belli olmadığı, her parselin hakkaniyet ölçüsü çerçevesinde eşit oranda imar hakkına kavuşup kavuşmadığının belli olmadığı, bunun yanında tamamen veya kısmen donatı alanında kalan bazı parsellere (342 ada 1,2,3 parsel) imar hakkı verilmediği, bir başka anlatımla kütle yapılaşmasına bu parsellerin dahil edilmediği, donatı alanında kalan parsellerin bir kısmına imar hakkı verilmesine karşın bir kısmına bu hakkın verilmemesinin planlamada eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu parsellerin kamulaştırmaya konu olabilecekleri düşünülse dahi imar planı içerisinde bir kısım parsellerin imar hakkına kavuşması sağlanırken bir kısmının kütle yapılaşması dışında belirsiz bir biçimde bırakılmasının yerinde olmadığı, donatı alanında kalan parsellerin bir kısmına (1030 ada 4 ve 8 parsel gibi) ise mevcut konumundan uzaktaki bir imar adasında imar hakkı verildiği, imarlı alanda kalan bazı parsellerin (204/33)ise ilgili tabloda yer almadığı, yani yapılaşma hakkından yararlandırılmadığı, planlama alanındaki parsellerin hangi kriterler çerçevesinde dağılımının yapıldığının belli olmadığı, dolayısıyla uygulama imar planının öngörülen kütle yapılaşması yönünden yerinde olmadığı görülmektedir.
Bunun yanında, uygulama imar planında taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi gibi yapılaşma şartlarının gösterilmesi gerektiği halde dava konusu uygulama imar planında bu gösterimlerin yer almadığı, ayrıca uygulama imar planı ile parsellerin büyük bir kısmının bir kütleye dahil edilmiş ise de bu kütle yapılaşmanın ancak yukarıda tanımına yer verilen kentsel tasarım projesinin konusu olabileceği veya parsellerin bir hamur haline getirilip imar parsellerinden uygulamaya giren maliklere dağıtım yapılması şeklinde uygulanan parselasyon planının konusu olabileceği, nitekim imar uygulamasını andıracak şekilde bir kısım parsellerin bir yerden başka bir yere kaydırılması gibi uygulamaların dava konusu uygulama imar planında söz konusu olduğu, bu şekilde yapılan planlama işleminin de uygulama imar planının özüne aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kısmen kabulüne, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 09/10/2019 tarih ve E:2019/18, K:2019/2197 sayılı kararının dava konusu nazım ve uygulama imar planındaki parsele verilen fonksiyonlar yönünden kaldırılarak, anılan kısım yönünden davanın reddine, dava konusu nazım imar planındaki transfere ilişkin hüküm ile uygulama imar planındaki kütle yapılaşmaya ilişkin kısmı yönünden ise yukarıda belirtilen gerekçe ile istinaf talebinin reddine, dava netice itibariyle ''kısmen iptal-kısmen ret'' şeklinde sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan 3.085,25-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 1.542,62 TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderlerinden geriye kalan 1.542,62-TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından karşılanan yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 228,55-TL'si davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından karşılanan yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 33,50-TL'si davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.590,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, davalı idareler tarafından da davacılara verilmesine ve posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince taraflara iadesine bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)