İSTEMİN ÖZETİ: ……'ın Baro levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun 06/11/2018 tarih ve 4/38 sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 07/12/2018 tarih ve 12737 sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 04/02/2019 tarih ve 6885 sayılı davacı idare işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 21/02/2019 tarih ve 1432 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Uyap kayıtlarının tetkikinden ve davacı vekili beyanlarından; ....... isimli kişinin daha önce İzmir Baro levhasına avukat olarak yazılma isteminde bulunması üzerine isteminin kabulüne dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun 31.05.2017 tarih 11/94 sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen 09.06.2017 tarih 87532 sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen 21.08.2017 tarih 89173 sayılı ısrar kararının Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin 18.05.2018 tarihli 2017/2720 Esas 2018/744 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği, anılan kararın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdarî Dava Dairesinin 27/11/2018 tarihli 2018/1657 Esas 2018/1646 Karar sayılı kararıyla gerekçeli olarak istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görüldüğü, her ne kadar açılan kamu davası sonucunda Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli 2017/121 Esas 2018/412 Karar sayılı kararıyla ....... hakkında beraat kararı verilmiş ise de, ilgili hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinde FETÖ/PDY üyeliği iddiası ile 2016/7900 sayılı şikâyet dosyası bulunduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulunun 17/03/2017 tarihli ve 2017/113 sayılı Kararıyla 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca meslekten çıkarıldığı, 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin 3. fıkrasındaki atıfla aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "birinci madde gereğince kamu görevinden çıkarılan kişilerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyeceklerine" yönelik hükmü karşısında kamu görevinden (Trabzon Cumhuriyet savcısı iken meslekten) çıkarılan kişinin avukat olarak baro levhasına yazılmasına, avukat unvan ve sıfatını kullanmasına olanak bulunmadığı, buna göre avukat olarak baro levhasına yazılamayacağı sonucuna varılan kişinin baro levhasına yazılmasına ilişkin davaya konu ısrar işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 13/09/2019 gün ve E:2019/537, K:2019/2005 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 13/09/2019 gün ve E:2019/537, K:2019/2005 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idare ve müdahilin istinaf başvurularının REDDİNE, istinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 05/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Dava, .......'ın Baro levhasına avukat olarak yeniden yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun 06/11/2018 tarih ve 4/38 sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 07/12/2018 tarih ve 12737 sayılı kararının uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 04/02/2019 tarih ve 6885 sayılı davacı idare işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 21/02/2019 tarih ve 1432 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak ilgili KHK'larda yer alan "kamu hizmetinde istihdam edilmezler" kuralının, KHK ile ve KHK hükümlerine dayanılarak görevinden çıkarılanların idarenin genel esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin görülmesinde çalıştırılamayacakları anlamına geldiği, avukatlık serbest bir meslek olduğundan serbest çalışan avukatların kamu hizmetinde "istihdam" edildiklerinden bahsedilemeyeceği, yine KHK'larda yer alan ilgililerin uhdelerinde taşımış olduğu büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları ve bu unvan, sınıf ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaklarına ilişkin kuralla kamu görevi nedeniyle elde edilen meslek adı ve ünvanların kastedildiği açık olup hukuk fakültelerinden mezun olunarak belli koşullarla kabul edinilen avukatlık mesleğinin sağladığı "avukat" unvanının bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, kesinleşmiş bir disiplin kararı sonucu hakim memur veya avukat olma niteliğini kaybetmiş olmak avukatlığa kabule engel olmakla birlikte gerek ilgili KHK eki listelerde yer verilmek gerekse KHK hükümlerine dayanılarak idari kararla görevinden çıkarılanlar için disiplin hukuku uyarınca alınmış bir karar söz konusu olmayıp ilgililer için olağanüstü önlemler çerçevesinde tesis edilmiş göreve son verme işleminden bahsedilebileceği belirtilen nedenlerle yasada belirtilen avukatlığa engel halin bulunmadığı, ayrıca ceza kovuşturmasının kabule engel olabileceği ancak ilgili hakkında Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, bu durumda gerekli koşulları taşıyan ilgilinin baro levhasına yazılmasına engel bulunmadığı davalı idarenin başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)