İSTEMİN ÖZETİ: Ankara ili, Altındağ ilçesi, .... adresinde, 23523 ada, 5 sayılı parsel üzerinde bulunan binada davacı şirkete ait 33 nolu bağımsız bölümde, ruhsat ve eki mimari projeye aykırı imalat yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı şirkete 37.103,16 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 22/11/2017 tarih ve 984 sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu taşınmaz için 06/07/2018 tarih ve 0DTS1E55 numaralı yapı kayıt belgesinin dosyaya sunulduğu, 25/07/2018 tarihli Ara Karar ile, yapı kayıt belgesi üzerine dava konusu işlemin iptal edilip edilmediğinin davalı idareye sorulduğu, 15/08/2018 tarihinde işlemin iptal edilmediğinin ifade edildiği, 24/01/2019 ve 18/02/2019 tarihli Ara Kararlar üzerine 22/02/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren cevap dilekçesinde dava konusu işlemin iptal edildiği belirtilmişse de dilekçe ekinde 34 nolu bağımsız bölüm hakkındaki işleme yer verildiği, 06/03/2019 tarihli Ara Karar ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin belediye encümeni kararının istenilmesine karşın cevap dilekçesinde yine aynı işleme yer verildiği görüldüğünden, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış ve tahsil edilmemiş olan idari para cezalarının iptal edileceği hükme bağlandığından, oluşan bu hukuki durumda dava konusu işlemde sonuç itibariyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 02/05/2019 tarih ve E:2018/1015, K:2019/1010sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
3194 sayılı İmar Kanununun 18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 31/12/2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında yapılan başvuru sonucunda düzenlenen ve dava dosyasına sunulan davacı şirkete ait 33 nolu bağımsız bölüm için düzenlenmiş 06/07/2018 tarih ve 0DTS1E55-128158 nolu Yapı Kayıt Belgesinin değerlendirilmesi üzerine, Dairemizin 27/02/2020 tarihli Ara Kararı üzerine gönderilen davalı idarenin cevap dilekçesi ekindeki Altındağ Belediye Encümeni'nin 21/11/2018 tarih ve E.1083 sayılı kararı ile, 33 nolu bağımsız bölüm hakkındaki dava konusu yıkım ve idari para cezasının iptal edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığın ortadan kalktığı, bir diğer deyişle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yasada yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmış, böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olunmasıdır.
Olayda, dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca yıkım kararının iptal edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada, dava konusu işlem yönünden hukuksal denetim yapılamadığından ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden yargılama giderleri bakımından sorumlu tutulmalarının, adalet, hakkaniyet, hukuk devleti ilkelerine uygun düşmeyeceği açık olup, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve taraflar lehine veya aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 02/05/2019 tarih ve E:2018/1015, K:2019/1010 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden dava konusu işlem davalı idare tarafından iptal edildiğinden dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)