İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, …'ın Konya Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin kabulüne yönelik Konya Barosu Yönetim Kurulu'nun 10.12.2018 tarih ve 2018/2750 sayılı Kararı'nın, .... Birliği Yönetim Kurulu'nca uygun bulunmasına ilişkin 21.12.2018 tarih ve 12886 sayılı Kararın uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 04.02.2019 tarihli Olur'a uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulunun 21.02.2019 tarih ve 1430 sayılı Kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 02/10/2019 gün ve E:2019/612, K:2019/1880 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, ….'ın Konya Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin kabulüne yönelik Konya Barosu Yönetim Kurulu'nun 10.12.2018 tarih ve 2018/2750 sayılı Kararı'nın, .... Birliği Yönetim Kurulu'nca uygun bulunmasına ilişkin 21.12.2018 tarih ve 12886 sayılı Kararın uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 04.02.2019 tarihli Olur'a uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulu'nun 21.02.2019 tarih ve 1430 sayılı Kararı’nın iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddenin 3. fıkrasında adayın 5/1-a maddesinde yazılı cezalardan birini gerektiren suçlardan dolayı kovuşturma altında bulunması halinde avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verileceği hükme bağlanmış olmasına karşın, yazılı suçlardan soruşturma altında bulunanlarla ilgili açık bir düzenlemeye yer verilmemiş ve bu konuda idareye takdir yetkisi tanınmış ise de, bu yetkinin kullanımı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup, bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu, Konya Barosu levhasına avukat olarak yazılmak için başvuran ....'ın Konya Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde infaz koruma memuru olarak çalışmakta iken, istifa ederek avukatlık stajını tamamladıktan sonra Baro levhasına yazılmak için başvuruda bulunduğu, adı geçen hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2018/2827 dosya esasına kayden ceza soruşturması yürütüldüğünün tespit edildiği, bu soruşturmanın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesi kapsamında olduğu, adli soruşturma konusunun niteliği ve ağırlığı göz önüne alındığında, bu aşamada adı geçenin baro levhasına avukat olarak yazılma talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5. maddesinin (a) bendinde, "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak" avukatlığa kabule engel haller arasında sayılmış; anılan maddenin 3. fıkrasında ise; "Birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınma isteği hakkında kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verileceği " hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, ....'ın Konya Barosu levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin kabulüne yönelik Konya Barosu Yönetim Kurulu'nun 10.12.2018 tarih ve 2018/2750 sayılı Kararı'nın, .... Birliği Yönetim Kurulu'nca uygun bulunmasına ilişkin 21.12.2018 tarih ve 12886 sayılı Kararın uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin 04.02.2019 tarihli Olur'a uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin .... Birliği Yönetim Kurulu'nun 21.02.2019 tarih ve 1430 sayılı Kararı'nın iptali istemiyle açıldığı, davalı idare ve müdahil tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerden, Fetö silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan adı geçen hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2019 tarih ve Soruşturma No:2019/59509, K:2019/40394 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince Konya Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak çalışmakta iken, istifa ederek avukatlık stajını tamamladıktan sonra Baro levhasına yazılmak için başvuruda bulunan .... hakkında Fetö silahlı terör örgütü üyeliği nedeniyle işlem tarihinde ceza soruşturması bulunduğu, baro levhasına yazılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen müdahil hakkındaki Fetö silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması ile ilgili Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2019 tarih ve Soruşturma No:2019/59509, K:2019/40394 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı karşısında adı geçen hakkında ceza soruşturmasının ortadan kalktığı, kovuşturma bulunmadığı, kamu görevinden veya meslekten çıkarılması yönünde bir işlem olmadığından baro levhasına yazılmasına engel halin ortadan kalktığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, müdahilin hak yoksunluğuna sebebiyet vereceği açık olan mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare ve müdahilin istinaf istemlerinin KABULÜ ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin 02/10/2019 gün ve E:2019/612, K:2019/1880 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan Mahkeme aşamasına ait 125,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan istinaf aşamasına ait 212,10-TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, müdahil tarafından yapılan mahkeme aşamasına ait 109,20-TL, istinaf aşamasına ait 285,20-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)