(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 32, 42, Geç. m. 16)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 17/07/2019 tarih ve E:2019/21, K:2019/1641 sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Öğümce Mahallesi, 2 pafta, 456 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3,00x8,00 metre ebatlarındaki sundurma ve 2,00x1,00 metre ebatlarındaki deponun 2018 yılında yıkılarak yeniden ve ayrıca 3,00x3,00 metre ebatlarında yeni bir sundurma yapıldığından bahisle düzenlenen 14/11/2018 günlü, 5200 sayılı yapı tatil tutanağına dayanılarak, söz konusu yapıların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya 5.260,48.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 21/11/2018 günlü, 2018/491 sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 17/07/2019 tarih ve E:2019/21, K:2019/1641 sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yapı için (toplam yapı alanı 255,00 m2 olarak) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 19/09/2018 tarihli, 1706459 başvuru numaralı, 7CBPOBLE belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin düzenlendiği ve bu belgenin 21/09/2018 tarih ve 334571 evrak kayıt numarasıyla davalı idareye sunulduğunun anlaşıldığı, olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının, maliki olduğu İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Öğümce Mahallesi, Bay Sokak, 2 pafta, 456 parsel sayılı taşınmazda bulunan 16 kapı numaralı bağımsız bölümde yapmış olduğu ruhsata aykırı yapılar nedeniyle, aynı parselde bulunan diğer bağımsız bölüm malikinin açmış olduğu müdahalenin men'i davasında, Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 15/03/2016 tarih ve E:2014/1385, K:2016/420 sayılı kararıyla; "davanın kabulüne, dava konusu Beykoz İlçesi, Örümce Mahallesi, 456 nolu parselde bulunan Doğa Evleri Sitesi 16-18 numaralı bağımsız bölümler arasında ve etrafında kalan ortak kullanım alanlarına davalı tarafça (Tümay Ayla tarafından) yapılan iki adet sundurma ve bir adet binaya ilave olarak yapılan deponun Doğa Evleri Sitesinin onaylı vaziyet planı, bağımsız bölüm listesi ve mimari projesine aykırı olduğu anlaşılmakla, davalının ortak kullanım alanlarına yapmış olduğu müdahalenin men'ine, müdahalenin onaylı projeye ve vaziyet planına aykırı yapıların yıkılarak taşınmazın eski hale getirilmesi suretiyle giderilmesine, eski hale getirme için Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33.maddesi uyarınca davalıya bir ay süre verilmesine" şeklinde karar verildiği ve bu kararın, davalı Tümay Ayla tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 19/03/2018 gün ve E:2017/2526, K:2018/1947 sayılı kararıyla onandığı, bunun üzerine (aynı parselde buluna diğer bağımsız bölüm maliki ve Doğa Evleri Site Yönetiminin yazılı beyanları ile fotoğraf ve resimlerden anlaşıldığı üzere) davacı tarafça Mahkeme kararı doğrultusunda söz konusu ruhsat ve projeye aykırı kısımların (iki adet sundurma ve bir adet binaya ilave olarak yapılan depo) 11 Haziran 2018 tarihinde yıkılıp, 19-23 Eylül 2018 tarihlerinde yeniden yapıldığı, bu konuda davalı idareye yapılan şikayetler üzerine davalı idare teknik elemanlarınca söz konusu taşınmaz mahallinde yapılan denetimlerde şikayete konu hususların doğruluğu tespit edilerek 14/11/2018 tarih ve 5200 sayılı Yapı Tatil Tutanağı düzenlendiği ve yapının mühürlendiği; yine dosyaya sunulan Beykoz Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 30/01/2019 tarih ve E.392952 sayılı yazısında ise; dava konusu taşınmazın İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararıyla doğal sit alanı ilan edilen bölge kapsamında kaldığı, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planlarının bulunmadığı, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı onaylanmadan dava konusu yapının ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığının belirtildiğini görüldüğü, bu durumda, dava konusu yapı için alınmış olan yapı kayıt belgesi ve yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümleri birlikte incelenip değerlendirildiğinde; her ne kadar davacının maliki olduğu taşınmazda 31/12/2017 tarihinden sonra kaçak ve ruhsatsız yapı yaptığı ve İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 15/11/1995 tarih ve 7755 sayılı kararıyla doğal sit alanı ilan edilen bölge kapsamında kaldığı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı onaylanmadan dava konusu yapının ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı açık olmakla birlikte, yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükümlerine göre uyuşmazlık konusu taşınmazın "yapı kayıt belgesi"nin düzenlendiği tarihten itibaren imar hukuku açısından izinli yapı statüsünde olduğu, anılan yapı kayıt belgesinin idari veya kazâi bir kararla iptali söz konusu olmadığı sürece izin verilen kısımlara yönelik olarak 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca "yıkım" ya da "idari para cezası" müeyyidelerinin uygulanamayacağı, uyuşmazlık konusu yapı için yapı kayıt belgesinin alınmasından ve bu belgenin davalı idareye sunulmasından sonra yapı tatil tutanağının düzenlendiği ve bu tutanağa istinaden dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakla, dava konusu yıkım ve para cezası verilmesine ilişkin belediye encümeni kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca yapı kayıt belgesinin iptali halinde, davalı idarece uyuşmazlık konusu yapı nedeniyle 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin (yıkım ve para cezasına ilişkin kısımları yönünden) iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı İdare tarafından; işleme konu yapının 2018 yılı içerisinde yapıldığı, bu nedenle imar barışı kapsamında değerlendirilemeyeceği, yapı kayıt belgesinin varlığı ve iptal edilmediği gerekçe gösterilmek suretiyle iptal kararı verilmesinin kaçak yapılaşmalarla mücadeleyi olumsuz etkileyeceği, tesis edilen işlemler 3194 sayılı Kanunun 32. ve 42. maddelerine uygun olduğu gibi esasen bu konuda işlem tesisinin de zorunlu bulunduğu, encümen kararına konu yapının ruhsat gerektirdiğinin mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya konulabileceğinden bahisle dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İşleme konu yapıların 31.12.2017 tarihinden yıllar önce de var olan yapılar olduğunun uydu görüntüleri ve Bakanlık kayıtları ile ortada olduğu, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Tebliğ'in 6. maddesinin 7. bendi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatların yapılabileceği, basit onarım ve tadilat işleminin yapının yıkılıp yeniden yapılması şeklinde nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu encümen kararının iptali yolundaki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Öğümce Mahallesi, 2 pafta, 456 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3,00x8,00 metre ebatlarındaki sundurma ve 2,00x1,00 metre ebatlarındaki deponun 2018 yılında yıkılarak yeniden ve ayrıca 3,00x3,00 metre ebatlarında yeni bir sundurma yapıldığı tespit edilerek 14/11/2018 günlü, 5200 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Sonrasında bu tespit esas alınarak, söz konusu yapıların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya 5.260,48.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 21/11/2018 günlü, 2018/491 sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır ." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16'ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir."; aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." kuralı yer almaktadır.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 'Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar' başlıklı 8.maddesinin 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Öğümce Mahallesi, 2 pafta, 456 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3,00x8,00 metre ebatlarındaki sundurma ve 2,00x1,00 metre ebatlarındaki deponun 2018 yılında yıkılarak yeniden ve ayrıca 3,00x3,00 metre ebatlarında yeni bir sundurma yapıldığı tespit edilerek 14/11/2018 günlü, 5200 sayılı yapı tatil tutanağının düzenlenmesi üzerine, söz konusu yapıların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya 5.260,48.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 21/11/2018 günlü, 2018/491 sayılı Beykoz Belediye Encümeni kararının alındığı, anılan encümen kararının iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, dava konusu yapıya ilişkin olarak davacı tarafından 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca 19/09/2018 tarihli, 7CBPOBLE belge nolu Yapı Kayıt Belgesi alındığı, yapı kayıt belgesinin idari veya kazâi bir kararla iptali söz konusu olmadığı sürece izin verilen kısımlara yönelik olarak 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca "yıkım" ya da "idari para cezası" müeyyidelerinin uygulanamayacağı, uyuşmazlık konusu yapı için yapı kayıt belgesinin alınmasından ve bu belgenin davalı idareye sunulmasından sonra yapı tatil tutanağının düzenlendiği ve bu tutanağa istinaden dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu yıkım ve para cezası verilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu encümen kararının iptaline karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan Yasanın Geçici 16.maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Tebliğin 8.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapıların yapı kayıt belgesi ile sağlanan haklardan yararlanamayacağı açıktır.
Olayda, 16 numaralı bağımsız bölümün maliki olan davacının, herhangi bir kat malikinin onayını ve rızasını almadan projeye aykırı işler yaptığı, bu haksız işlerin giderilmesi bakımından ihtarname gönderildiğinden bahisle, ortak yerlere yaptığı haksız müdahalenin önlenmesi, tespit edilen hukuka aykırılıkların giderilerek projeye uygun hale getirilmesi istemiyle Hüseyin Murat Erdinç tarafından açılan davada; Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/03/2016 tarih ve 2014/1385-2016/420 sayılı kararıyla, davanın kabulüne, yönetim planı, onaylı proje, tapu kayıtları, yapılan keşif ve bilirkişi raporu sonucunda dava konusu Beykoz ilçesi, Öğümce mahallesi 456 nolu parselde bulunan Doğa Evleri Sitesi 16-18 numaralı bağımsız bölümler arasında ve etrafında kalan ortak kullanım alanlarına davalı tarafça yapılan iki adet sundurma ve bir adet binaya ilave olarak yapılan deponun Doğa Evleri Sitesinin onaylı vaziyet planı bağımsız bölüm listesi ve mimari projesine aykırı olduğu anlaşılmakla davalının ortak kullanım alanlarına yapmış olduğu müdahalesinin men'ine, müdahalenin onaylı projeye ve vaziyet planına aykırı yapıların yıkılarak taşınmazın eski hale getirilmesi suretiyle giderilmesine, eski hale getirme için Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi uyarınca davacıya bir ay süre verilmesine karar verildiği, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19/03/2018 tarih ve E:2017/2526, K:2018/1947 sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verildiği, kesinleşen Mahkeme kararı gereği 11 Haziran 2018 tarihinde yıkılan depo ve sundurmanın 19/23 Eylül 2018 tarihlerinde yeniden ve ilave olarak 3,00x3,00 metre ebatlarında yeni bir sundurma yapıldığı, bu durumun Doğa Evleri Site Yönetimi tarafından 26/10/2018 tarihli yazıyla davalı idareye bildirildiği anlaşılmakta olup, 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı somut bilgi ve belgelerle sabit olan yapıların Geçici 16.madde ile sağlanan haklardan yararlanma imkanı bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmış yapıların Geçici 16. madde kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapılar için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlendiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 17/07/2019 tarih ve E:2019/21, K:2019/1641 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3. 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İstanbul 10. İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5. 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak, 31/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)