İSTEMİN ÖZETİ: Kayseri 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2017 gün ve E:2016/634, K:2017/517 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince; Dairemizin 31/01/2018 tarih ve E:2017/10253, K:2018/72 sayılı kararının, Danıştay 5. Dairesi'nin 07.05.2019 tarih ve E:2018/1489, K:2019/3268 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca dava dosyası yeniden incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Polis Memuru olarak görev yapmakta iken Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, 05/04/2016 tarihli ve 2016/230 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Kayseri 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2017 gün ve E:2016/634, K:2017/517 sayılı kararla; davacının 06.04.2014 günü yol uygulaması sırasında yakalanan kaçak cep telefonları içerisinden çıkan ve daha sonradan (662) adet olarak Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilen hafıza kartlarının Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilmeden önce, bir kısmını satması ve karşılığında masasına sümen takımı alması için Komiser Yardımcısı ……'nin, Bilirkişi ….'ye verdiği hafıza kartlarını örtbas etmek amacıyla polis memurları …… ve …… ile birlikte 07/04/2014 tarih ve 15:30 saatli, cep telefonu hafıza kartları ve bataryaları ile ilgili tespit tutanağını sonradan düzenlediğinin yürütülen soruşturma neticesinde sübuta erdiği anlaşıldığından davacının eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 05/04/2016 tarihli ve 2016/230 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 31/01/2018 tarih ve E:2017/10523, K:2018/72 sayılı kararıyla, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalanan kaçak cep telefonu hafıza kartlarının bir kısmını satması ve karşılığında masasına sümen takımı alması için Komiser Yardımcısı ……'nin, …..'ye vermesi olayını örtbas etmek amacıyla 07/04/2014 tarihli tutanağı düzenlemiş ve imzalamış olan davacının, bu tek eylemi nedeniyle , bir taraftan "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" suçunu işlediği, öte yandan işbu davanın konusu olan ve TCK'nın 212.maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" hükmü uyarınca sahtecilik suçunu işlediği, gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı, diğer bir ifadeyle aynı eylem (07/04/2014 tarihli tutanağın düzenlenmesi) nedeniyle davacıya iki kez meslekten çıkarma cezası verildiği, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yerine geçtiği ve anılan Tüzük hükümlerine göre verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addoluncağı Geçici 1. madde ile kurala bağlandığı, 682 sayılı KHK'nın 4.maddesinin 2.fıkrası uyarınca; "Aynı fiil nedeniyle bu Kanun Hükmünde Kararnamede yazılı disiplin cezalarından birden fazlası verilemez" kuralı gereğince aynı fiil için iki ayrı cezanın verilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, bir fiilin birden fazla disiplinsizlik teşkil etmesi halinde de sadece ağır olan (yani tek bir) disiplin cezası verilebileceği, bu durumda davacıya tek bir fiile bağlı olarak "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" suçunu işlediği gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası verilmişken ayrıca TCK'nın 212.maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" hükmü uyarınca sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle ikinci kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, davacının istinaf başvurusunun kabulüne dair Dairemiz kararına karşı temyiz incelenmesinde bulunulması üzerine Danıştay 5. Dairesi'nin 07/05/2019 tarih ve E:2018/1489, K:2019/3268 sayılı kararıyla, davacının, Komiser Yardımcısı …...'nin Bilirkişi …..'ye verdiği hafıza kartlarını örtbas etmek amacıyla Polis Memurları ….. ve …… ile birlikte 07/04/2014 tarih ve 15:30 saatli cep telefonu hafıza kartları ve bataryaları ile ilgili tespit tutanağını sonradan düzenlemesi nedeniyle, yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak suçu ile TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" hükmü uyarınca sahtecilik suçunu işlediği, 05/04/2016 tarihli ve 2016/230 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla davacının işlediği sahtecilik suçu nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin görüldüğü, her ne kadar Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesi'nce tek eyleme karşılık olarak tek ceza verilmesi gerektiğine hükmedilmiş ise de olayda sahte tutanağın düzenlenmesi ile bu tutanağın resmi işlemlerde kullanılarak yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak eylemlerinin iki ayrı ihlale sebebiyet verdiği, bu durumda, uyuşmazlığa konu eylemin sübutu yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın salt 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede düzenlenen içtima hükümlerine aykırılık bulunduğu gerekçesiyle davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve işlemin iptaline ilişkin temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
Davacıya isnat olunan eylem tarihinde yürürlükte bulunan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8/6.maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira...." suçlarını işleyenlerin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılacaklarının hüküm altına alındığı görülmektedir.
29.1.2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.1.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi üzerine 23.1.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları ile usul ve esaslarını yeniden düzenleyen 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği 8.maddesinin 6.fıkrasındameslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller tek tek sayılmış, "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9.maddesindeise; "(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca, aşağıdaki filleri işleyen personel de Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır; a) Ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunmak veya aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, vakıf, dernek ve benzeri teşekküle katılmak, bunlara yardım etmek veya bu yapılarla ilişki içerisinde bulunmak. b) İşkence yapmak." hükmüne yer verilmiş, 34/1. maddesinde ise; "Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disiplin ilişkin hükümlerinin uygulanacağı" düzenlemesi öngörülmüştür.
Disiplin cezasının dayanağı olan 682 sayılı KHK, 08 Mart 2018 gün ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşmıştır.
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125/E maddesinin (g) bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde Polis Memuru olarak görev yapan davacı hakkında, 06/04/2014 tarihinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan aramada yakalanan 2259 adet kaçak cep telefonu, 15 adet cep telefonu ekranı, 40 adet cep telefonu kaleminin 08/04/2014 tarihinde gümrük müdürlüğüne teslim edildiği, ancak bu cep telefonlarının içinden çıkan (662) adet olarak Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilen hafıza kartlarının Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilmeden önce, bir kısmını satması ve karşılığında masasına sümen takımı alması için Komiser Yardımcısı …..'nin Bilirkişi …..'ye verdiği hafıza kartlarını örtbas etmek amacıyla polis memurları ….. ve ….. ile birlikte 07/04/2014 tarih ve 15:30 saatli cep telefonu hafıza kartları ve bataryaları ile ilgili tespit tutanağını sonradan düzenlemek suretiyle sahtecilik suçunu işlediği kanaatine ulaşıldığı ve bu sebeple meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığının 04.275.16 sayılı yazısıyla davacıya yedi günlük savunma süresi verildiği, bu yazının davacıya tebliğ edildiği, davacının kendisine tanınan 7 günlük savunma süresi içerisinde yazılı olarak savunmasını yaptığı, adlî soruşturma sonucunda davacının da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10/10/2016 tarihli 2015/450 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararıyla, davacının 08/04/2014 tarihli 1382 numaralı kaçak eşya ambarı teslim ve tesellüm tutanağını eski tarihli olarak düzenlettirme fiilinin sabit görüldüğü ve "Resmî belgeyi sahte olarak düzenleme suçundan 2 yıl 6 ay hapis" cezasıyla cezalandırıldığı, idarî soruşturma sonucunda ise Merkez Disiplin Kurulu'nun 29/03/2016 tarihli 2016/247 Karar numaralı kararıyla davacının "06.04.2014 günü yol uygulaması sırasında yakalanan kaçak cep telefonları içerisinde çıkan ve daha sonradan (662) adet olarak Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilen hafıza kartlarının Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilmeden önce, bir kısmını satması ve karşılığında masasına sümen takımı alması için Komiser Yardımcısı .......'nin Bilirkişi ......'ye verdiği hafıza kartlarını örtbas etmek amacıyla Polis Memurları ...... ve ....... ile birlikte 07/04/2014 tarih ve 15:30 saatli cep telefonu hafıza kartları ve bataryaları ile ilgili tespit tutanağını sonradan düzenlemek suretiyle sahtecilik suçunu işlediği" gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması için dosyanın kesin karar vermeye yetkili olan Yüksek Disiplin Kurulu'na tevdiine karar verildiği, 04/04/2016 tarihli 03.189.16 sayılı yazıyla davacıya Yüksek Disiplin Kurulu huzurunda 05/04/2016 tarihinde sözlü savunma hakkı tanındığı, bu yazının 04/04/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 05/04/2016 tarihinde Yüksek Disiplin Kurulu önünde sözlü savunma yaptığı, dava konusu edilen 05/04/2016 tarihli ve 2016/230 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla, davacının 06.04.2014 günü yol uygulaması sırasında yakalanan kaçak cep telefonları içerisinde çıkan ve daha sonradan (662) adet olarak Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilen hafıza kartlarının Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edilmeden önce, bir kısmını satması ve karşılığında masasına sümen takımı alması için Komiser Yardımcısı …...'nin Bilirkişi …..'ye verdiği hafıza kartlarını örtbas etmek amacıyla Polis Memurları …..ve ….. ile birlikte 07/04/2014 tarih ve 15:30 saatli cep telefonu hafıza kartları ve bataryaları ile ilgili tespit tutanağını sonradan düzenlemek suretiyle sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda; fiil tarihi itibarıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükte olduğu ve Tüzüğün 8/6. maddesine göre sahtecilik suçunun meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği, işlem tarihinde ise 682 sayılı KHK'nın yürürlükte olduğu ve anılan 682 sayılı KHK'nın 37. maddesi ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükten kaldırıldığı, sözü edilen 682 sayılı KHK'nın 8. maddesinin 6. fıkrasında meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında “sahtecilik” fiiline yer verilmediği, aynı KHK'nın 9. maddesinde devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 34/1. maddesinde, 682 sayılı KHK'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, Geçici 1. maddesinde de, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre verilmiş olan disiplin cezalarının 682 sayılı KHK hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağının ifade edildiği görülmüştür.
Bu kapsamda, davacıya isnat edilen sahtecilik eyleminin fiil tarihi itibarıyla sonradan mülga olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde yer aldığı, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan 682 sayılı KHK'ın meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 8/6. maddesinde ise sahtecilik suçuna yer verilmediği hususunda duraksama bulunmamakta ise de, 682 sayılı KHK'nın 9. ve 34/1. maddesindeki atıf uyarınca davacının fiilinin, 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği, davacıya isnat edilen sahtecilik suçunun da 657 sayılı Kanun'un 125/E maddesinin (g) bendinde yer alan Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçu kapsamında bulunduğundan, fiilin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektireceği, fakat Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, meslekten çıkarma cezasına göre daha ağır sonuçları bulunması hasebiyle davacının daha lehine olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, uyuşmazlıkta, yukarıda yapılan açıklamalar ve Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2016 tarihli, 2015/450 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararı gözönünde bulundurulduğunda davacının sahte tutanağın düzenlenmesi ile bu tutanağın resmi işlemlerde kullanılarak yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak eylemlerinin iki ayrı ihlale sebep verdiği açık olup, davacının sahte belge düzenlemesi nedeniyle sahtecilik fiilinden dolayı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının istinaf isteminin anılan gerekçe ile reddi gerekmektedir.
Kayseri 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 31/03/2017 gün ve E:2016/634, K:2017/517 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana İADESİNE, davalı idare tarafından temyiz aşamasında yapılan 75,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 21/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)