(2709 S. K. m. 41) (657 S. K .m. 68, 74) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: ......... Üniversitesi, Tıp Fakültesi Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakla olan davacı tarafından, eş durumu mazereti nedeni ile Nevşehir iline atanmasına yönelik yaptığı başvurunun reddine ilişkin 15.02.2018 tarih ve E.934 sayılı işlemin iptali istemiyle ayılan davada. Elazığ 1. İdare Mahkemesince ve "….diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanların kurumlar arası naklen atamada belirlenen boş kadrolara tercihleri doğrultusunda kura ile naklen atanacağı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 17.maddesinin 1. fıkrasının amir hükmü olup, idarenin bu hususla bağlı yetki içerisinde olduğu, davacının ise kura dönemi dışında ve kura için ilgili yönetmelikte belirlenen usule aykırı olarak kurumlar arası atama başvurusunda bulunduğu, yapılan düzenlemeyle belli bir program ve takvim dahilinde kurum ihtiyaçları ile personel dağılımı çerçevesinde hareket etmeyi amaçlayan idarenin zamandışı başvuru yapan davacının bu talebini önleyen bir tutuma zorlamanın hukuken korunabilir yönü olmadığı dikkate alındığında, başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı… Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun yukarıda değinilen 74. maddesi hükmü gereği kurumlararası naklen atanma taleplerine ilişkin olarak atanmak istenen ve halihazırda çalışılan idarenin de ilgilinin atanması hususunda muvafakatının bulunması gerekliği ancak atama yapacak idare açısından söz konusu muvafakatının ön işlem niteliğinde bir işlem olacağı, zira davalı idarenin davacıya kendi kadrolarına naklen atama hususunda takılır yetkisine haiz olduğu ve bu yetkinin de kamu yararı ve hizmet gereklerine aygıttı olarak kullanılması gerektiği, bununla birlikle idarenin boş bulunan kadrolara atama yapma hususundaki bu yetkisini belli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı de zorlamaya hukuken imkan bulunmadığı” gerekçesiyle verilen 24/10/2018 tarih ve E:2018/181, K:2018/379 sayılı "dadanın reddi" kararının, hukuka aykırı olduğu, eşinin ......... Üniversitesi, İlahiyat Fakültesinde Yardımcı Doçent kadrosunda görev yaptığı, mevcut durumda aile birliğinin bozulduğu, davalı idarece dava konusu işlemde bahsedilen kur’anın 2018 yılı için ilanının yapılmadığı, 2013-2016 yılları arasında düzenlenen kuralarda ise eşinin atandığı Nevşehir İlinin kur'ada başvurulacak iller arasında ilan edilmediği dolayısıyla tercihte bulunamadığı, tabi olduğu mevzuat gereği eş durumu mazeretine binaen atamasının yapılması gerekliği ilen sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi’nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin dördüncü fıkrasında "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir"', altıncı fıkrasında ise "bölge idare mahkemelerinin 46 ıncı maddeye göre açık almayan kararları kesindir" hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 74. maddesinde, "Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür." hükmü yer almıştır.
Ayrıca, 26/05 2013 tarihli, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlar Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "kurumlar arası naklen atama” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında, "Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar, Kanunun 74 üncü maddesi çerçevesinde, bakanlık ve bağlı kuruluşlarında durumlarına uygun 6 ncı ve 5 inci hizmet bölgelerinden başlamak üzere belirlenen kadrolara, tercihleri doğrultusunda kura ile naklen atanabilirler "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Eşlerin farklı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalışması halinde, a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır, b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hakim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır" düzenlemeleri getirilmiştir.
Anayasamızın 41. maddesi de dikkate alınarak aktarılan hükümlerden öncelikle kamu hizmetinin asliliğini ve devamlılığını sağlamanın yanı sıra çalışan eşlerin olabildiğince aynı mahalde görev yapmalarına imkan tanınmasının da gerektiği, bunu sağlamak adına kurumlar arası nakil dahil bir kısım seçeneklere imkan verildiği, eşlerin ayrı kurumlarda çalıştığı hallerde ilk yapılması gerekenin ise kurumların kendi aralarında koordinasyona geçmesi olduğu sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlıkta da; ......... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde hemşire olan davacının, eşinin ......... Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Yardımcı Doçent kadrosunda görev yapmasından ötürü eş durumu nedeniyle Nevşehir'e atamasının yapılması istemiyle yaptığı başvurunun, 15.02.2018 tarih ve E.934 sayılı işlem ile ve "kura döneminde usulüne uygun başvuru sapması" gerektiğinden bahisle reddedildiği. Mahkemece yapılan yargılamada da aynı husus göz önüne alınarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ancak, Dairemizce yukarıda yer alan açıklamalar da gözetilerek yapılan değerlendirmede; davalı idarece Anayasa'nın ve diğer hükümlerin tanıdığı olanak kapsamında ve mevcut kadro imkanları ölçüsünde eşlerin bir araya gelip-gelemeyeceklerine yönelik bir değerlendirme yapılmadan, kurumlar arası atamaların kura ile yapıldığından ve (savunmada ileri sürüldüğü şekliyle de) o yıl için belirlenen serbest kadro veya serbest bırakılan tutulu kadro sayısı gerekçeliyle talebin reddedildiği, bu anlamda davacının çalıştığı üniversite ile koordinasyon sağlanmadığı aynı zamanda Nevşehir ilindeki hizmet ihtiyacının göz önüne alınmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde ve istinafa konu Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Keza koordinasyon süreci olumlu olarak tamamlandıktan sonra da, davacının ilgili Yönetmelikte belirtilen kuraya davet edilmesi başvurusunun alınması ve atama sürecinin bu şekilde sürdürülmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle,
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Elazıg 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/10/2018 gün ve E:2018/181, K:2018/379 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE,
3-Karar sonucu değiştiğinden yargılama giderlerinin yeniden hüküm altına alınmasına,
4-İlk derece aşamasında yapılan 248.85-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf aşamasında yapılan 171,10-TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükle bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090.00-TL maktu vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
6-Başvuru sırasında alınmayan 35.90-TL karar harcının davacıdan tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına ve pusta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artan tutarın 6100 sayılı Kanunun 333.maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, kararın taraflara tebliğine, 24/01/2019 tarihinde, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi gereğince oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)