İSTEMİN ÖZETİ: Kırklareli İli, Lüleburgaz İlçesi, 65'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin tanıdığı takdir yetkisi kapsamında feshedilerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 28.07.2016 tarih ve 1650587-16 sayılı 65'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Edirne İdare Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih ve E:2019/385, K:2019/1145 sayılı kararının; emir komuta zinciri içinde verilen emirlere uymakla yükümlü olduğu, bulunduğu statü dikkate alındığında hareket emrinin ardında yatan amacı görmesinin mümkün olmadığının açık olduğu, nitekim Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" hükmedildiği, karar henüz kesinleşmemiş ise de terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunduğunu gösterir hiçbir delilin bulunmadığı, savunma hakkı dahi tanınmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Kırklareli İli, Lüleburgaz İlçesi, 65'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin tanıdığı takdir yetkisi kapsamında feshedilerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 28.07.2016 tarih ve 1650587-16 sayılı 65'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "...Bu durumda, anılan ceza yargılamasında davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, davacının ifa ettiği görev ve darbe sırasında bulunduğu yer ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih dikkate alındığında, davacının görevine son verilmesine dair dava konusu işlemde, 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında hukuka aykırılık görülmemiştir. (...) Diğer taraftan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, hukuki bir dayanağı bulunmayan işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararların tazminine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir." Gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararında dava konusu işlem 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında irdelenmiş ise de, işlemin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile birlikte 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Uzman Erbaş Yönetmeliği hükümlerine dayandığı görülmekle, irdelemenin bu kapsamda yapılması gerekir.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlıklı 12. maddesinde; "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır. Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar. Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.(...)" hükmüne, "Yönetmelik" başlıklı 19. maddesinde; "Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir." hükmüne yer verilmiştir.
Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinde; "Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır. Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır.(...)" düzenlemesi yer almaktadır.
23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 4. maddesinde ise; "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; a) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır, (...) ğ) 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. h) (Ek: 25/7/2016-KHK-668/4 md.) 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanuna tabi personel, ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. (2) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır. (3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. (4) Bu madde kapsamında kamu görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 65. maddesi ile Uzman Erbaş Kanunu'na eklenen geçici 3. maddede ise; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı nedeniyle sözleşmeleri feshedilen uzman erbaşlar hakkında 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Kara Kuvvetleri Komutanlığı 65'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde 01.07.2014 tarihinden itibaren sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yapmakta olan davacının Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.07.2016 tarih ve 2016/2977 sayılı CBS Soruşturma Dosyası konulu yazısı ile tutuklanmış olduğunun idareye bildirilmesi üzerine, 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde meydana gelen olaylara karıştığı tespit edilen davacının askerlik değerlerini benimsemediği, hakkında isnat edilen suçun niteliği itibariyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplin anlayışını temelden sarsacak, itibarını zedeleyecek vahamette olması sebebiyle kendisinden istifade edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi ve 23.07.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin tanıdığı takdir yetkisi kapsamında sözleşmesinin 28.07.2016 tarih ve 1650587-16 sayılı 65'inci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı işlemi ile feshi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında 18.07.2016 tarihinde tutuklandığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasayı ihlal, Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/39 esasında görülen davada 15.03.2017 tarihinde tahliye edildiği, 14.09.2018 tarih ve E:2018/39, K:2018/251 sayılı karar ile tüm suçlamalardan hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir.
Bu durumda, her ne kadar ceza mahkemesince davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de; uzman çavuş olarak görev yapan davacının yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği ve önemi karşısında, 15 Temmuz 2016'da içinde bulunduğu olayların vahameti ile darbe girişimine ilişkin soruşturma ve kovuşturma kapsamında tutuklu kaldığı süreler göz önünde bulundurulduğunda kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle uzman erbaş sözleşmesinin feshedilerek kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde bu gerekçeyle hukuka aykırılık, davanın reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının işlem nedeniyle uğradığı zararların tazmini isteminin de reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Edirne İdare Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih ve E:2019/385, K:2019/1145 sayılı kararı hakkında yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 218,20-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında fazladan tahsil edilen 44,40-TL karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından varsa artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)