İSTEMİN ÖZETİ: Kayseri 2.İdare Mahkemesi'nce verilen 31/10/2018 gün ve E:2018/460, K:2018/989 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Başpolis Memuru olarak görev yapmakta iken 25.02.2016 günlü Olur ile 16.03.2016 tarihinde emekli olan davacı tarafından, "İftira" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6.maddesi uyarınca "Meslekten Çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 13.01.2017 tarih ve 2017/06 Karar sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/10/2018 gün ve E:2018/460, K:2018/989 sayılı kararla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan, Bakanlar Kurulu’nun 23.3.1979 tarih ve 7/17339 sayılı kararı ile kabul edilip, 24.04.1979 gün ve 16618 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet örgütünde çalışan her sınıftan memura verilecek disiplin cezalarını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlarla, cezaların derece ve miktarlarının belirlendiği Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6.maddesinde ''İftira'' eyleminin ''Meslekten Çıkarma'' cezasını gerektirdiği hükmüne yer verildiği, 08.03.2018 tarih ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un, 8/(4)-(a)-4 maddesinde ise, "Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek" eylemi "4 ay kısa süreli durdurma" cezasını gerektiren fiiller arasında sayıldığı, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Başpolis memuru olarak görev yapmakta iken 25.02.2016 günlü Olur ile 16.03.2016 tarihinde emekli olan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde "İftira" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6.maddesi uyarınca "Meslekten Çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin 13.01.2017 tarih ve 2017/06 Karar sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, davacının işlediği fiil için daha hafif bir ceza öngörüldüğünden, davacının lehine olan Kanun hükümlerine göre işlem tesis edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, uyuşmazlığa konu davacının meslekten çıkarma disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idareler tarafından, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Davacıya isnat olunan eylem tarihinde yürürlükte bulunan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8/6.maddesinde;"Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira...."suçlarını işleyenlerin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılacaklarının hüküm altına alındığı görülmektedir.
29.1.2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 13.1.2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi üzerine 23.1.2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları ile usul ve esaslarını yeniden düzenleyen 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği 8.maddesinin 6.fıkrasında meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller tek tek sayılmış, "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9.maddesindeise; "(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca, aşağıdaki filleri işleyen personel de Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılır; a) Ülkenin bağımsızlığını zedelemeye, bütünlüğünü bozmaya ve milli güvenliği tehlikeye düşürmeye yönelik herhangi bir faaliyette bulunmak veya aynı nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, vakıf, dernek ve benzeri teşekküle katılmak, bunlara yardım etmek veya bu yapılarla ilişki içerisinde bulunmak. b) İşkence yapmak." hükmüne yer verilmiş, 34/1. maddesinde ise; "Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disiplin ilişkin hükümlerinin uygulanacağı" düzenlemesi öngörülmüştür.
682 sayılı KHK, 08 Mart 2018 gün ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşmıştır.
Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125/E maddesinin (g) bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde Başpolis Memuru olarak görev yapmakta iken 25.02.2016 günlü Olur ile 16.03.2016 tarihinde emekli olan davacı tarafından, "İftira" fiilini işlediğinden bahisle, 13.01.2017 tarih ve 2017/06 Karar sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6.maddesi uyarınca "Meslekten Çıkarma" cezasıyla cezalandırıldığı, davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlık konusu olayda; fiil tarihi itibarıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükte olduğu ve Tüzüğün 8/6. maddesine göre ''iftira'' suçunun meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği, dava devam ederken 7068 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu, anılan Kanun'un 37. maddesi ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün yürürlükten kaldırıldığı, sözü edilen Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasında meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında “iftira” fiiline yer verilmediği, aynı Kanun'un 9. maddesinde devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 34/1. maddesinde, 7068 sayılı Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, Geçici 1. maddesinde de, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre verilmiş olan disiplin cezalarının 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağının ifade edildiği görülmüştür.
Bu kapsamda, davacıya isnat edilen iftira eyleminin, fiil tarihi itibarıyla sonradan mülga olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde yer aldığı, İdare Mahkemesi'nce karar verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan 7068 sayılı Kanun'da meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 8/6. maddesinde ise iftira suçuna yer verilmediği hususunda duraksama bulunmamakta ise de, 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34/1. maddesindeki atıf uyarınca davacının fiilinin, 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği, davacıya isnat edilen iftira suçunun da 657 sayılı Kanun'un 125/E maddesinin (g) bendinde yer alan Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçu kapsamında bulunduğundan, fiilin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektireceği, fakat Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, meslekten çıkarma cezasına göre daha ağır sonuçları bulunması hasebiyle davacının daha lehine olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu işlemde usul ve şekil yönünden bir hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davanın esasına geçilerek bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçe ile oluşturulan kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin istinaf isteminin KABULÜ ile Kayseri 2.İdare Mahkemesi'nce verilen 31/10/2018 gün ve E:2018/460, K:2018/989 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesinin 5.fıkrası yukarıda belirtilen husus dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesini teminen dava dosyasının MAHKEMESİNE İADESİNE, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, anılan madde uyarınca KESİN olarak 06/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)