İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, davalı idarede Uzman olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı KHK'nın 4/1-g maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 30.05.2017 tarih ve 51285 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu şeklindeki değerlendirmenin dayanağının ortaya konulması amacıyla, Mahkemelerinin 30.03.2018 tarihli ara kararıyla; davalı idare, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nden bilgi ve belge istenildiği, ara kararına cevaben davalı idarece sunulan belgelerin sorulan hususa yönelik olmadığı ve dava konusu işlemin dayanağının ispatı amacıyla davalı idarece hiçbir veri sunulmadığı, bilgi ve belge istenen diğer idarelerce de davacı hakkındaki değerlendirmeye dayanak teşkil edebilecek herhangi bir veri sunulmadığı, yalnızca davacının Pol-Net kayıtlarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü şüphelisi şerhinin bulunduğu ve davacının babasının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne müzahir dernek ve federasyonda kaydı olduğu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan ceza soruşturması yürütüldüğü ve davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yürütülen ceza soruşturmasının 26.01.2018 tarih ve 2018/17655 Soruşturma, 2018/10897 Karar numaralı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar" ile sonuçlandırıldığı, söz konusu kararda; davacı hakkında OHAL kapsamında davalı idaredeki görevinden çıkarılarak işine son verildiğinden 'FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan soruşturmaya başlanıldığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliğinde esas alınan "Bylock" vb. gizli haberleşme amaçlı programları kullanma veya dahil olma, örgüte aidiyeti, irtibatı ve iltisakı tespit edilen sivil toplum kuruluşları ile irtibat, örgüt mensuplarının düzenlediği sözde dini sohbet adı altında örgütsel amaçlı toplantı ve etkinliklere katılma, örgüt adına himmet-kurban-bağış-burs eylemlerine iştirak, örgüt mensuplarının düzenlediği yurtiçi-yurtdışı geziler ile toplantı ve konferanslara örgütsel eylem amaçlı katılım, sosyal medya hesaplarındaki örgüt lehine paylaşım, soruşturmalar kapsamında ifadelerine başvurulan tanık-şüphelilerin aleyhe beyanı, aramalarda ele geçen ve örgüt ile irtibatını ortaya koyabilecek deliller, Bank ... irtibatı, örgütle bağlantısı olan eğitim kurumlarıyla kişisel bağlantı gibi genel kıstaslara ilişkin yapılan araştırmalarda, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyelerinin kendi aralarında haberleşmek amacıyla kullandıkları şifreli haberleşme programı olan "Bylock" kaydına MİT Müsteşarlığı tespitlerine göre rastlanılmadığı gibi, dokuz başlık altında FETÖ/PDY veri havuzu sorgulama modülünde de herhangi bir kayda rastlanılmadığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na yazılan yazıya verilen cevapta davacı adına Bank ...'da açılmış herhangi bir hesap bulunmadığının belirtildiği, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün hiyerarşisine dahil olarak örgüt üyesi olduğuna dair aleyhine adli kolluk birimleri tarafından yapılmış herhangi bir tespit olmadığı, örgüt yöneticisi ve üyeleri ile örgütle irtibatlı kişi ve kurumlara yardım ettiğine dair kesin bir tespit bulunmadığı, kendisi ve ailesinin FETÖ/PDY ile aidiyeti, irtibatı ve iltisakı olan okul, özel yurt, dernek, sendika, vakıf ve şirketlerle herhangi bir organik bağının belirlenemediği hususları göz önüne alınarak, suçu yasal unsurları oluşacak şekilde işlediğine dair hakkında kamu davası açmaya yeter şüphe oluşturacak delil bulunmadığının anlaşıldığı gerekçelerine yer verildiğinin görüldüğü, Mahkemelerinin 22.11.2018 tarihli ara kararıyla; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan 2018/17655 numaralı soruşturma sonucu verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararına karşı herhangi bir itirazın mevcut olup olmadığı ve davacı hakkında başkaca bir soruşturma veya kovuşturma açılıp açılmadığının sorulduğu, verilen cevapta hiçbir veri sunulmadığı, bilgi ve belge istenen davacı hakkındaki değerlendirmeye dayanak teşkil edebilecek herhangi bir veri sunulmadığı, bu durumda, davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yürütülen ceza soruşturması sonucunda bu örgütle ilgisinin olmadığı yönünde gerekçelerle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar verildiği ve bu kararın ötesinde davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde herhangi bir verinin dava dosyasına sunulamadığı anlaşıldığından, davacının 667 sayılı KHK'nın 4/1-g maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptali yönünde Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/12/2018 gün ve E:2017/1682, K:2018/2973 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, Dairemizin 25.09.2019, 20/02/2020 tarihli ve E:2019/250 sayılı ara kararları cevabının geldiği görülerek, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelendi, gereği görüşüldü:
Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/12/2018 gün ve E:2017/1682, K:2018/2973 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesi halinde istinaf isteminde bulunana İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)