İSTEMİN KONUSU: Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/05/2019 gün ve E:2018/929, K:2019/632 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 04.06.2018 tarih ve 2018/18708 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce; davacının, babası adına kayıtlı GSM ile FETÖ/PDY terör örgütünün örgüt içi kriptolu haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock programına girdiği, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank ...... isimli banka hesabında 31.12.2013 tarihinde 0-TL olan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde artırdığı, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması esnasında bilgisine başvurulan kişi tarafından, davacının örgüt ile irtibat içerisinde olduğunun beyan edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan ...... Eğitimciler Sendikasına 31 ay süreyle üye olduğunun, kendisinden 35 ay sendika kesintisi yapıldığı, FETÖ/PDY ile müzahir faaliyetlerde bulunması nedeniyle kapatılan ...... Eğitim ve Yardımlaşma isimli derneğe üye olduğu FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan ...... Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemede bulunduğu çocuğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, kendisinin OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, Anayasa'nın 121. maddesi ve TBMM iç tüzüğünün 128. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gereken OHAL kanun hükmünde kararnamesinin belirtilen şekil şartına riayet edilmemesi nedeniyle yok hükmünde olduğu, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca masumiyet karinesinden yaralanma hakkının askıya alınamayacağı, yasal düzenleme ve KHK ile kişi ya da kişi gruplarının suçlu ilan edilemeyeceği, bu durumun fonksiyon gasbına yol açacağı, hiç kimsenin içeriğini bilmediği Milli Güvenlik Kurulu kararlarına uymadığı için suçlanamayacağı veya cezalandırılamayacağı, kamu görevinden çıkarılma tedbirinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, kesin hükümle suç olmadığı karara bağlanmış bir iddia, olay veya eylemin tekrar gerekçede suçmuş gibi kullanılmasının Non bis in idem (aynı suç nedeniyle faile bir ceza verilmesi) kuralının ve suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevlisi olduğu dönemde tüm faaliyetlerinin yasalara uygun olduğu, darbe girişiminin gerçekleştirildiği tarihten önceki tamamen yasal faaliyetler nedeniyle sorumlu tutulamayacağı ve terör örgütü üyesi olmakla suçlanamayacağı, bu durumun suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesini ihlal edeceği, ağırlaştırılmış müebbet kamu görevinden çıkarılma cezasının Anayasa'nın öngördüğü düzenlemelere aykırı olduğu, yasalarda olmayan ve sonradan çıkarılan cezaların sadece KHK'nın çıkarıldığı tarihte sonraki eylemler için uygulanabileceği, bu cezaların geçmişe uygulanmasının Anayasa'yı ihlal edeceği, sadece 26 Mayıs 2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu kararından sonraki tarihlerdeki iradi eylemlerin suçlamalara dayanak yapılabileceği, Bylock programının münhasıran FETÖ/PDY'nin bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu iddiasının temelsiz olduğu, Bylock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Bylock verilerine ilişkin hard disk ve flash belleklerin istenilmesine rağmen kendisine verilmemesi nedeniyle çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, ayrıca Bylock kullandığına dair delilin KHK ile kamu görevinden çıkarılmasından çok sonra tespit edildiği, sonradan elde edilen delilin kamu görevinden çıkarılmasını hukuka uygun yapamayacağı, Sendika üyeliğinin örgütsel bir yönünün olmadığı, sendika üyeliğinin AİHS'nin 11. maddesinde korunan bir hak olduğu, Anayasal bir hak olan örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, yasal bir faaliyet olan sendika üyeliği nedeniyle cezalandırılmasının kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlali anlamına geldiği, Bank ......'nın devlet kurumlarının verdiği izne dayalı olarak kurulduğu ve devlet kurumlarının denetim ve gözetimi altında yasal olarak bankacılık faaliyetinde bulunduğu, Bank ......'ya dair kişisel verilerinin hiçbir mahkeme kararı olmaksızın yasa dışı şekilde polis tarafından ele geçirilerek kullanıldığı bu durumun özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Bank ...... para yatırmak gibi işlendiği zaman suç olmayan bir faaliyetin suç delili olarak gösterilerek terör örgütü suçuna dayanak yapılması ve bu nedenle sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğinin kararlaştırılmasının AİHS'nin 7. ve Anayasa'nın 38. maddesinin ihlali anlamına geldiği, ...... Medya Dağıtım A.Ş'ye yapılan ödemelerin ve çocuğunun okul kaydının aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği, Venedik Komisyonunun 12.12.2016 tarihli raporunda, bir kişiyi bir dernek, sendika veya vakıf üyesi olduğu için kamu görevinden çıkarmanın AİHS'nin 11. maddesinde korunan hakka açıkça müdahale oluşturacağının belirtildiği, OHAL inceleme komisyonu üyelerinin doğrudan veya dolaylı ihraç kararlarını veren birim tarafından atandığı ve bu durumun Venedik komisyonu kriterlerine uygun olmadığı, ayrıca ileri sürdüğü ve davanın sonucunu esastan etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR SONUCU:
1-Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/05/2019 gün ve E:2018/929, K:2019/632 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 04.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)