(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 4, Geç. m. 16) (2863 S. K. m. 9, 10, 61)
İSTEMİN ÖZETİ: 1 inci Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları dahilinde bulunan Afyonkarahisar İli, Şuhut İlçesi, Baş Mahallesi, 161 ada, 45 sayılı parselde 2863 sayılı Kanunun "izinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9 uncu maddesine aykırı biçimde yapı yapıldığından bahisle izinsiz uygulamaların Belediyesince ve Müze Müdürlüğü uzmanları denetiminde ilgililerince kaldırılmasına ve alanın eski hale getirilmesine yönelik Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26/07/2017 tarih ve 5447 sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle açılan davada, "3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılara ilişkin kaldırma ve eski hale getirme kararının iptaline hükmetmek gerektiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline dair verilen Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 20/12/2018 gün ve E: 2018/254, K: 2018/915 sayılı kararının; davalı idare vekilince, kararın 2863 sayılı Kanun kapsamında alındığı, bu nedenle kararın 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16 ncı maddesi kapsamında kalmadığı, izinsiz uygulamaların Müze Müdürlüğü denetiminde projeye uygun hale getirilmesine yönelik kararın hukuka uygun olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2 nci İdari Dava Dairesi'nce, dosya incelenerek işin esası hakkında gereği görüşüldü;
Dava; 1 inci Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları dahilinde bulunan parselde 2863 sayılı Kanunun "izinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9 uncu maddesine aykırı biçimde yapı yapıldığından bahisle izinsiz uygulamaların Belediyesince ve Müze Müdürlüğü uzmanları denetiminde ilgililerince kaldırılmasına ve alanın eski hale getirilmesine yönelik Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun "İzinsiz Müdahale ve Kullanma Yasağı" başlıklı,
- 9 uncu maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır" hükmüne yer verilmiş; anılan Kanun'un "Yetki ve Yöntem" başlıklı,
- 10 /1 inci maddesinde, "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir" hükmüne yer verilmiş; anılan Kanun'un "Kararlara Uyma Zorunluluğu" başlıklı,
- 61/1 inci maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı,
- 4/1 inci maddesinde, "634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiş, anılan Kanun'un,
- Geçici 16/1 inci maddesinde, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir" hükmüne, anılan Kanun'un,
- Geçici 16/4 üncü maddesinde, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu (3194 sayılı) Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden;
1) İhbar/Şikayet üzerine Afyonkarahisar Müze Müdürlüğü teknik personeli tarafından yapılan incelemede, 1 inci Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları dahilinde bulunan Afyonkarahisar İli, Şuhut İlçesi, Baş Mahallesi, 161 ada, 45 sayılı parselde besihane ve müştemilatının inşa edildiğinin 31.05.2017 tarihli rapor tesbit edildiği;
2) Bilahare "49x20=980 m2 ebadında 3 tarafı briket duvarla çevrili ön kısmı açık, kafes çatı ile üzeri sacla kapatılmış besihane binası ile x8=32 m2 ebadında yığma, dıştan sıvalı çatısı sac ile yapılmış çoban evi" yapıldığının 01.06.2017 tarihinde ilgili belediye tarafından tesbit edildiği;
3) Tesbite ilişkin rapor ve tutanakların Koruma Bölge Müdürlüğü'ne intikâl ettirilmesini müteakiben, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26/07/2017 tarih ve 5447 sayılı kararı ile" 2863 sayılı Kanunun "izinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9 uncu maddesine aykırı biçimde yapılan izinsiz uygulamaların 60 gün içerisinde kaldırılmasına ve eski hale getirme işlemlerinin Belediyesince ve Müze Müdürlüğü uzmanlarınca denetlenerek uygulama öncesi ve sonrası fotoğrafların Bölge Kurulu Müdürlüğüne iletilmesi, alana izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunulmaması"na karar verildiği;
6) 20.03.2018 tarihinde, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26/07/2017 tarih ve 5447 sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığı;
7) Dava devam ederken 06.07.2018 tarihinde yapılara ilişkin olarak yapı kayıt belgeleri alınarak Mahkeme'ye ibraz edildiği;
8) İlk derece mahkemesince özetle, "3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların kaldırılması ve alanın eski hale getirilmesi kararının iptaline hükmetmek gerektiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği;
9) İlk derece mahkemesi tarafından verilen iptal hükmünün kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
i) Hukuki sorun ve değerlendirmeler;
Olayda, 1 inci derece arkeolojik sit alanına Koruma Bölge Kurulu'ndan izin almaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğu sabittir.
2863 sayılı Kanun'da, "korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarına, koruma alanlarına ve sit alanlarına izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunulamayacağı; davalı idarenin taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almakla görevli olduğu, kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin, koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorunda oldukları" hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.07.2017 tarih ve 5447 sayılı kararı ile sit alanına yapılan "izinsiz müdahalelerin kaldırılmasına ve Belediye ile Müze Müdürlüğü denetiminde alanın eski hale getirilmesine" karar verildiği görülmektedir.
Görülmekte olan bu davanın ise, Koruma Bölge Kurulu'nun söz konusu kararının iptali talebine ilişkin olduğu açıktır.
Dolayısıyla bu davanın, 2863 sayılı Kanun hükümlerine göre çözüleceği izahtan varestedir.
Öte yandan; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16 ncı maddesine göre yapı kayıt belgesi ilgilisince alındıktan sonra, yapı kayıt belgesinin idari yaptırım kararını alan idareye ibraz edilerek yıkım/para cezası işleminin iptalinin "ilgili idareden" talep edileceği ve bu konuda işlem tesis edecek merciilerin, yıkım/para cezası kararını alan idareler olduğu açıktır. İlgili idareye yapı kayıt belgesi ibraz edilmesine rağmen belli nedenlerle yıkım/para cezası işleminin iptal edilmediği durumlarda ise, başka türlü davaların doğabileceği fakat bu hususların bu davanın konusu olmadığı açıktır. Zira, yapı kayıt belgesinin ilgili idareye ibrazı sonrasında tesis edilecek yıkım/para cezası kararının idarece iptal edilmemesi, yıkıma ve para cezasına ilişkin görülmekte olan davadaki işlemlerden başka bir işlemdir. Yine, yıkım/para cezası işleminin dava konusu edildiği bir dosyada, mahkemece idarenin yerine geçerek yıkım/para cezası kararının (Geçici 16 ncı maddeye dayanılarak) doğrudan iptal edilmesi ise, hem idari yargı denetiminin özüne (yerindelik yasağı kuralına) hem de yukarıda metnine yer verilen Kanun maddesinin bağlamına uygun düşmeyeceği kuşkusuzdur.
ii) Dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun incelenmesi;
Bir üst başlık altında aktarıldığı üzere davanın konusu, tescilli kültür varlığına Koruma Bölge Kurulu'ndan izin almaksızın projesine aykırı şekilde yapılan inşai ve fiziki uygulamaların Müze Müdürlüğü nezaretinde projesine uygun hale getirilmesine ilişkin karardır.
Bu kararın, 2863 sayılı Kanun kapsamında alındığı, dolayısıyla işlemin dayanağının 2863 sayılı Kanun olduğu görülmektedir.
3194 sayılı Kanun'un "İstisnalar" başlıklı 4/1 inci maddesinde, "(...) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, (...) ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmek sureti ile kanun koyucunun İmar Kanunu hükümlerinin uygulanmasına sınır getirdiği görülmektedir.
Dolayısıyla İmar Kanunu (ve imar mevzuatı uyarında hazırlanan ikincil mevzuat) ile bir özel kanun (ve bu özel kanun uyarınca hazırlanan ikincil mevzuat) kapsamına giren bir hususta, kanun koyucunun önceliği özel kanun (mevzuat) uygulamasına tanıdığı görülmektedir.
Bu hükümden, 2863 sayılı Kanun'un bir özel kanun olduğu dikkate alındığında, uygulama bakımından önceliğin 3194 sayılı Kanun'da değil, 2863 sayılı Kanun'da olduğu görülmektedir.
Kaldı ki; 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16/4 üncü maddesinde, "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararlarının ve tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği" hükmüne yer verilerek, 3194 sayılı Kanun ve 2960 sayılı Kanun esas alınarak verilen yıkım kararlarının ve para cezalarının iptal edileceği belirtilmekle birlikte; Geçici 16 ncı maddede, 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun haricindeki diğer kanunların özel hükümleri gereği verilen yıkıma ve para cezasına müteallik kararların (da) iptal edileceğine dair bir hükme yer verilmemiştir.
Bu durumda; İmar Kanunu'nun 4 üncü maddesi ile İmar Kanunu'nun uygulama sahasının kanun koyucu tarafından sınırlandığı, 2863 sayılı Kanun'un 3194 sayılı Kanun'a göre bir özel kanun olduğu ve İmar Kanunu'nun ancak özel Kanun'a aykırı olmayan hükümlerinin özel kanun sahasında uygulanabileceği, özel Kanun'a aykırılık taşıyan İmar Kanunu hükümlerinin özel kanun alanlarında uygulanamayacağı dikkate alındığında; uyuşmazlık konusu sit alanındaki yapılara yönelik yapı kayıt belgesi alınmış olmasının sit alanına yapılan izinsiz müdahalelerin kaldırılmasına ve alanın eski hale getirilmesine dair Koruma Bölge Kurulu Kararı'na herhangi bir etkisinin bulunmadığı; sit alanına Koruma Bölge Kurulu'ndan izin almaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulduğunun sabit olduğu, 2863 sayılı Kanun kapsamında alınan "izinsiz müdahalelerin kaldırılmasına ve Belediye ile Müze Müdürlüğü denetiminde alanın eski hale getirilmesine" yönelik Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 26.07.2017 tarih ve 5447 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; ilk derece mahkemesi tarafından verilen dava konusu işlemin iptaline dair kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Hüküm;
Açıklanan nedenlerle;
1) Davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Afyonkarahisar İdare Mahkemesi'nin 20.12.2018 tarih ve E: 2018/254, K: 2018/915 sayılı kararının KALDIRILMASINA ve davanın REDDİNE;
2) İlk derece Mahkemesi hükmünün (vekâlet ücreti dahil) yargılama giderlerine ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, yargılama giderlerinin haklılık oranında paylaştırılmak suretiyle,
a) Davacı tarafından karşılanan ilk derece aşamasına ilişkin toplam 339,30 TL tutarındaki yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına;
b) Davalı tarafından karşılanan istinaf aşamasına ilişkin 95,40 TL tutarındaki yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL tutarındaki vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine;
3) 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalı idare harçtan muaf olduğundan, istinaf başvurusu aşamasında alınmayan 121,30 TL harcın davacıdan tahsili maksadıyla mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına;
4) Artan posta avansının Mahkemesi'nce istinaf başvurusunda bulunan davalıya iadesine;
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6 ncı maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 26.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)