İSTEMİN ÖZETİ: Gaziantep 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/10/2018 tarih ve E:2018/289, K:2018/1194 sayılı kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Kilis Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 682 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/5-ç-8 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 28/09/2017 tarih ve 2017/52 karar sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "... Olayda, dava dosyasında bulunan soruşturma raporu ve ifade tutanaklarının incelenmesi sonucunda, sosyal paylaşım sitesi ….. hesabından "7 yıldır İstanbul, Şırnak Edirne olmak üzere çok büyük fedakarlıklarla yaptığım polislik mesleğinden bi vatan haini emniyet müdürünün bardağı taşırmasıyla istifa etmeye karar verdim" şeklinde paylaşım yaptığını kabul eden davacının, "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilini işlediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, davacının Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek fiilini işlediğinden sübut bulan eylimi nedeniyle 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/5-ç-8maddesiuyarınca"yirmidörtay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu Kilis Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından; istinaf edilen kararın yeterli gerekçeye sahip olmadığı, isnat edilen eylem hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Edirne Sulh Ceza Hakimliğince reddedildiği, davacıya isnat edilen eylemin, herhangi bir kişi hedef gözetilerek işlenmediği, söz konusu eylemle "küçümsemek" fiilinin oluşmayacağı ileri sürülerek kararın kaldırılması istenilmektedir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddesi 5. fıkrasının ç-8 alt bendinde "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiili 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Öte yandan, aynı Kanun'un 8. maddesi 5. fıkrasının ç-7 alt bendinde, "Amir veya üste hakaret etmek" fiili de "24 ay uzun süreli durdurma" cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, yine Kanun'un 8. maddesi 4. fıkrasının b-6 alt bendindeki "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili ise "6 ay kısa süreli durdurma" cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, dava konusu işlemin maddi sebebi olan davacıya isnat edilen eylemlerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de de aynı fiillere karşılık aynı cezaların öngörüldüğü görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden: Kilis, Musabeyli İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, işlediği fiille ilgili olarak hakkında açılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen raporda özetle; sosyal paylaşım sitesi ..... hesabından "7 yıldır İstanbul, Şırnak Edirne olmak üzere çok büyük fedakarlıklarla yaptığım polislik mesleğinden bi vatan haini emniyet müdürünün bardağı taşırmasıyla istifa etmeye karar verdim" şeklinde paylaşımda bulunduğundan bahisle açılan soruşturma sonucunda davacının, "mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek" fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesinin teklif edilmesi üzerine davacının, "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilini işlediğinden bahisle 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/5-ç-8 maddesi uyarınca 28/09/2017 tarih ve 2017/52 karar sayılı işlemle "yirmidört ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, polis memuru olan davacının, 04/01/2017 tarihinde tespit edilen sosyal paylaşım sitesi ..... hesabından "7 yıldır İstanbul, Şırnak Edirne olmak üzere çok büyük fedakarlıklarla yaptığım polislik mesleğinden bi vatan haini emniyet müdürünün bardağı taşırmasıyla istifa etmeye karar verdim" biçimindeki paylaşım eyleminin dosya içeriği itibariyle sabit olduğu, ancak anılan eylemin amir veya üstlerini küçümsemek kastı ile gerçekleştirilmediğinin açık olduğu, diğer bir anlatımla, paylaşımda kullanılan, "emniyet müdürü"nü niteleyen "bi vatan haini" ifadesinin mahiyeti itibarıyla "küçümsemek" olarak değerlendirilemeyeceği, ancak işlendiği sabit olan anılan eylemde geçen ifadenin hakarete ilişkin olması nedeniyle, paylaşımdaki söz ile kastedilen amir veya üstün tespit edilmesi halinde eylemin 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesi 5. fıkrasının ç-7 alt bendinde "Amir veya üste hakaret etmek" fiiline vücut verebileceği, aksi halde ise davacının eylemiyle 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesi 4. fıkrasının b-6 alt bendindeki "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin sübuta ereceğinin açık olduğu, bu nedenlerle davacıya isnat edilen eylemin hatalı olarak değerlendirilmesi suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde ve davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, ilk derece yargılaması aşamasında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 248,10-TL yargılama giderleri ve istinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 201,80-TL yargılama giderleri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avanslarından artan miktarın talep edilmemesi halinde ilgili taraflara re'sen iadesine, 04/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)