İSTEMİN KONUSU: Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/04/2019 gün ve E:2018/198, K:2019/426 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 02/07/2018 tarih ve 2018/22778 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce; davacının, örgüt içi kriptolu haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock programına girdiği, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank ...... isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan adli soruşturma esnasında bilgisine başvurulan …… ve ...... isimli gizli tanıkların ifadesine göre davacının örgüt içinde mahrem yapılanma içinde yer aldığını ve "İsmet" kod adını kullandığının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/681532 soruşturma sayılı evrakında ifadesi alınan GARSON adlı kişinin ifadesine göre davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 7 büyük bölgeden oluşan mahrem yapılanması içerisindeki Marmara Büyük Bölgesi'nde yer alan Bursa küçük bölgeye bağlı Bursa/İnegöl'de İsmet kod adı ile lise biriminde (polis memurları) öğretmen, görev ve konumu ile örgüt üyesi Emniyet Genel Müdürlüğü personeli ile birebir ilgilenen, toplantılar yapan ve örgütsel talimatları doğrudan ileten mahrem imam olarak görev aldığı, 7331904 id ile eagle programını kullandığı, aidat durumunun (aylık himmet parasının) 150 TL olduğunun tespit edildiği, ...... Eğitimciler Sendikasına üye olduğu, çocuğunun FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin, durumun gerektirdiği türden bir tedbir olmaması nedeniyle Anayasa'nın 15 ve 121.maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 15.maddesine aykırı olduğu, ayrıca Anayasa'nın 121.maddesi ve TBMM İç Tüzüğünün 128.maddesi uyarınca 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gereken OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesinin belirtilen şekil şartına riayet edilmemesi nedeniyle yok hükmünde olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisi olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinde girme hakkının Anayasal bir hak olduğu, OHAL KHK'sı ile tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü olmadığı, 685 sayılı KHK'nın 11.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından kurulan mahkemelerin tabii hakim ilkesine aykırı olduğu, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, Anayasaya sadakat yükümlülüğünün 26 Mayıs 2016 tarihinden sonrasına ilişkin olması gerektiği, nonbis in idem kuralının ihlal edildiği, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin yok sayıldığı, hakkında atfedilen tüm delillerin kamu görevinden çıkarıldıktan sonra toplanmış olduğu ve işlendiği tarihte yasal faaliyetler olduğu, OHAL inceleme komisyonu üyelerinin doğrudan veya dolaylı ihraç kararlarını veren birim tarafından atandığı ve bu durumun Venedik komisyonu kriterlerine uygun olmadığı, Bylock verilerinin yasadışı delil olduğu, yargılamada kullanılamayacağı, Bylock verilerine ilişkin hard disk ve flash belleklerin istenilmesine rağmen kendisine verilmemesi nedeniyle çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklama Çalışma Grubunun verdiği ''Mestan Yayman'' kararına göre bylock kullanımının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sendika ve dernek üyeliğinin AİHS'nin11. maddesinde düzenlenen örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, dernek ve sendikanın aleyhine delil olarak gösterilmesinin kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlali olduğu, özel hayata saygı hakkına aykırı davranıldığı, Bank ......'nın devlet kurumlarının verdiği izne dayalı olarak kurulduğu ve devlet kurumlarının denetim ve gözetimi altında yasal olarak bankacılık faaliyetinde bulunduğu, Bank ......'ya dair kişisel verilerinin hiçbir mahkeme kararı olmaksızın yasa dışı şekilde polis tarafından ele geçirilerek kullanıldığı bu durumun özel hayata saygı hakkını ihlal ettiği, mülkiyet hakkına aykırı davranıldığı, FETÖ/PDY ile iltisaklı okula çocuğunu göndermenin eğitim hakkı ve özel hayata saygı hakkı kapsamında olduğu, anılan okulun devletin denetim ve gözetimi altında yasal olarak faaliyet gösterdiği, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, devlete karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair en küçük delil olmadığı, non bis in idem kuralına aykırı davranıldığı, hakkında yapılan iş ve işlemler nedeniyle Anayasa ve AİHS'de düzenlene birden çok temel hakkın ihlal edildiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın (avukat ücreti dahil), hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR SONUCU:
1-Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/04/2019 gün ve E:2018/198, K:2019/426 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2 Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 04.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)