İSTEMİN ÖZETİ: Yozgat İdare Mahkemesi'nce verilen 13/09/2019 gün ve E:2018/951, K:2019/494 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Kırşehir Vali Yardımcısı olarak görev yapan davacının, Balıkesir ili, ... ilçesinde Kaymakam olarak görev yapmakta iken, Kilis Vali Yardımcılığı'na yapılan görevlendirmeyi iptal ettirmek amacıyla adi zabıta olayını hiçbir emare ve ipucu yokken, terör olayı olarak tanımladığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-d hükmü uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 27.07.2018 Olur tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Yozgat İdare Mahkemesi'nce verilen 13/09/2019 gün ve E:2018/951, K:2019/494 sayılı kararla; bakılan uyuşmazlıkta, davacının Kilis Vali Yardımcığı'na görevlendirmesinin yapıldığı 30.12.2016 tarihine kadar Balıkesir İli, ... İlçesinde Kaymakam olarak görev yaptığı, 26.01.2016 tarihinde ikamet ettiği konutta silah ateşlenmesi sonucu maddi hasar meydana geldiği, İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce yapılan araştırmalara rağmen olayın faillerinin tespit edilemediği, soruşturma aşamasında ifadesi alınan emniyet görevlilerinden olan ve olay tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapan ….'nin ifadesinde, ''Yaptığım, yaptırdığım tüm araştırma ve incelemeler sonucunda benim de mesleki donanım bağlamında edindiğim sonuç, bu olayın hedef gözetmeyen adi bir olay olduğu, bu değerlendirmeyi Kaymakam Beye de aktardığını, ancak kendisinin bu olayın adi bir olay olduğu sonucuna varan değerlendirmeleri kabul etmediğini'' beyan ettiği, olay tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde Grup Amiri olarak görev yapan …..'nin ifadesinde, ''Bu olayın FETÖ Terör Örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmiş bir eylem olduğunu düşünmediğini, zira, gerek ilçedeki FETÖ örgütünün mensupları faaliyetleri ve etkinlik alanları, İlçe Kaymakamının görevde ve konutta olmaması, av tüfeğinin kullanılmış olması ve atış açısının da terörist faaliyetinin hedef anlayışına uygun olmaması ve gerekse de ilden gelen ekiplerle müştereken yapılan araştırmalar da gözaltına alınan kişilerin irtibat, iltisak ve donanımlarının bu amaca uygun olmadığı'' yönünde beyanda bulunduğu, Polis memuru …..'nin ifadesinde ise, ''Olay tarihinde kaymakamın izinde olduğu, yapılan incelemeler sonucunda olayın av tüfeği ile hedef gözetilmeden havaya yapılan bir atışta cama saçmanın isabet etmesi sonucu meydana geldiğinin değerlendirildiği'' yönünde beyanda bulunduğu, soruşturma raporu ile tanık beyanlarının birlikte incelenmesinden, emniyet birimlerince olayın terör eylemin niteliğinde olmadığının belirlenmesine rağmen, davacının terör eylemi gibi gösterip Kilis Vali Yardımcılığı'na yapılan görevlendirmenin iptalini sağlama amacıyla hareket ettiği kanaatine varılmakla, davacının görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yanlış beyanda bulunduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-d hükmü uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Aylıktan Kesme" başlıklı 125. maddesinin (C) bendinin (d) fıkrasında, "Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak" fiili, aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanunun 127/1-a maddesinde; bu Kanun'un 125'inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren, uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının Balıkesir ili, ... ilçesinde Kaymakam olarak görev yapmakta iken, 29.12.2016 tarihinde Kilis Vali Yardımcısı olarak geçici görevlendirildiği, 03.01.2017 tarihinde İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'ne sunduğu dilekçesi ile, kalp rahatsızlığı olup halen tedavisinin Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisinin devam ettiğini, yaşı ileri ve % 98 engelli olan ve bakımıyla ilgilendiği babasının bulunduğunu, 26.01.2016 tarihinde kendisinin ve ailesinin evde bulunmadığı bir zamanda lojmanına ateş edildiğini, bu olayın ilçede FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik yaptığı mücadelesi nedeniyle yapılan bir terör olayı olduğunu, bu nedenle Kilis Vali Yardımcılığı'na yapılan geçici görevlendirilmesinin iptal edilmesini talep ettiği, öte yandan, Balıkesir Valiliği'nin davacının mülki idare amirliği ile bağdaşmayan tutum içerisinde olduğu ve gereğinin yapılması istemli 22.01.2018 tarih ve 2306 sayılı yazısı üzerine Bakanlık'ça verilen 30/01/2018 tarihli İnceleme/Soruşturma Olur'u ile disiplin soruşturmasına başlandığı, yapılan soruşturma sırasında 14/03/2018 tarihinde alınan Ek Olur ile görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak fiili kapsamında da soruşturma yapıldığı, yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 18/04/2018 tarihli soruşturma raporunda, "davacının lojmana yapıldığını iddia ettiği ateş edilme olayına ilişkin olarak Emniyet Müdürlüğü'nce sık sık araştırma talimatı verildiği, olay esnasında görevli olan tüm emniyet personelince olayın FETÖ/PDY olayı olmadığını, çok ayrıntılı hatta birden fazla soruşturma yapıldığını, olayın gece yarısı sarhoşların lojmanın bulunduğu caddeden geçerken av tüfeği ile araba içerisinden ateş açmış olmaları ve kaza sonucu av tüfeğinden çıkan saçmaların lojman camlarına isabet almış olması şeklinde tanımlandığı, bu tip hadiselerin alkol kullanımının yoğun olduğu ilçede sıkça rastlanan adi bir olay olduğunu beyan ettikleri, FETÖ/PDY terör örgütünün silahlı eylemlerinde, PKK, DEAŞ gibi muhtelif terör örgütlerini Devlet içine sızarak kullanmış olduklarının 15 Temmuz'dan sonra ortaya çıktığı, PKK, DEAŞ gibi terör örgütlerinin ... gibi hiçbir hassasiyeti olmayan ilçede, Kaymakam'ın ilçede bulunmadığı bir sırada av tüfeği ile yapılmış olan eylemin, terör örgütlerince yapılmış bir eylem olduğunu düşünmenin dahi sıfatlandırılmasının zor olduğu, bu haliyle, adi bir olay olan davacının lojmanına ateş edilme olayının, davacı tarafından, terör örgütlerinin yaptığı bir terör eylemi olarak yorumlamasının makamları yanıltılma gayreti olduğu, bu nedenle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-d hükmü uyarınca "görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle disiplin merciince belirlenecek oranda aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması'' gerektiği yönünde görüş bildirildiği, teklif doğrultusunda 27.07.2018 tarihli Makam Olur'u ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-d hükmü uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılası üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına esas alınan fiili, 26.01.2016 tarihinde kendisinin ve ailesinin evde bulunmadığı bir zamanda lojmanına ateş edilmesi olayının adi olay olmasına rağmen, üst makamlara karşı terör olayı olarak lanse ettiği, böylece 657 sayılı Kanun'un 125/C-d maddesinde yer alan görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak suçunu işlediği öne sürülmüş ise de, davacının sözü edilen bilgiyi, Balıkesir ili, ... ilçesinde Kaymakam olarak görev yapmakta iken, 29.12.2016 tarihinde Kilis Vali Yardımcısı olarak geçici görevlendirilmesi üzerine bu görevlendirmeyi iptal ettirmek amacıyla 03.01.2017 tarihinde İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne sunduğu dilekçesinde belirttiği hususu göz önüne alındığında, davalı idarece 03.01.2017 tarihinde öğrenildiği kabul edilen bir eylem nedeniyle 14/03/2018 tarihinde alınan Ek Olur ile başlatılan disiplin soruşturmasında, bir aylık soruşturmaya başlama zaman aşımı bulunduğunun, başka bir deyişle, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir aylık süre geçirildikten sonra disiplin soruşturmasının başlatıldığının anlaşılması karşısında; davacının görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak suçunu işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-d hükmü uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 27.07.2018 Olur tarihli işlemde disiplin soruşturmasına başlama zaman aşımı bulunduğundan hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu işlemin iptali yerine, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Yozgat İdare Mahkemesi'nce verilen 13/09/2019 gün ve E:2018/951, K:2019/494 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, Mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 380,85-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, artan posta ücretinin davacıya İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6.fıkrası uyarınca KESİN olarak, 10/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)