İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; Antalya ili, Elmalı ilçesi, ... Mahallesi, 1877 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıların ruhsatsız olarak yapıldığından bahisle, yapıların mühürlenmesine ilişkin olarak düzenlenen 27.02.2018 tarihli yapı tatil zaptı ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca söz konusu taşınmazda bulunan 3 katlı ev için 56.295,76 TL idari para cezası verilmesine dair 15.03.2018 tarih ve 1374 sayılı işlemle bildirilen Elmalı Belediye Encümeninin 28.02.2018 tarih ve 116 sayılı kararı ile 2 adet depo niteliğindeki yapı için 7.582,98 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 15.03.2018 tarih ve 1373 sayılı işlemle bildirilen Elmalı Belediye Encümeninin 28.02.2018 tarih ve 117 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 27.02.2018 tarihli yapı tatil zaptının iptali istemi yönünden; bakılan uyuşmazlıkta; davacı tarafından, yapı tatil zaptında depo niteliğinde olduğu belirtilen iki adet yapının ağıl niteliğinin bulunduğu, bu nedenle söz konusu yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 27. maddesi kapsamında ruhsat gerektirmeyen yapılardan olduğu iddia edilmekte ise de; belediye ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda yapılacak entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların ruhsattan müstesna olduğu, ayrıca köy yerleşik alan sınırları dışında kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesinin zorunlu olduğu açık olup; bu bağlamda, ... mahallesi sınırları dahilinde belediye mücavir alan sınırları içerisinde ve köy yerleşme sınırları dışarısında yer alan dava konusu yapıların ruhsata tabi olduğu, dolayısıyla davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, ruhsatsız olduğu anlaşılan taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı ev ile iki adet depo niteliğindeki yapının yine 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca mühürlenmesine dair dava konusu yapı tatil zaptında hukuka aykırılık bulunmadığı; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca söz konusu taşınmazda bulunan 3 katlı ev için 56.295,76 TL idari para cezası verilmesine dair Elmalı Belediye Encümeninin 28.02.2018 tarih ve 116 sayılı kararı ile 2 adet depo niteliğindeki yapı için 7.582,98 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Elmalı Belediye Encümeninin 28.02.2018 tarih ve 117 sayılı kararının iptali istemi açısından; taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı evin ve iki adet deponun aykırılıktan etkilenen alanlarının yanlış hesaplandığı, ayrıca söz konusu yapıların inşaî faaliyetlerinin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle 3194 sayılı Kanun'un 42/2-c-11. maddesinde yer alan arttırım sebebi ile yapıların çevre ve görüntü kirliliği meydana getirdiğine dair herhangi bir bilgi ve tespit bulunmaması nedeniyle anılan Kanun'un 42/2-c-13. maddesinde yer verilen arttırım sebebinin de uygulanmaması gerektiği, en nihayetinde dava konusu ruhsatsız yapılar sebebiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya üç katlı ev için 38.322,54 TL iki adet depo için 4.866,62 TL olmak üzere toplamda 43.189,16 TL idari para cezası verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu toplam idari para cezasının 43.189,16 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 20.689,58 TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu encümen kararlarının davacıya 20.689,58 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline, idari para cezasının 43.189,16 TL'lik kısmı ile 27.02.2018 tarihli yapı tatil zaptının iptali istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin 10/10/2019 gün ve E:2018/436, K:2019/1042 sayılı kararın; davacı vekilince, dava konusu yapıların 2014 mahalli seçimlerinden önce ruhsat alınmadan yapılabilecek yapı kategorisinde olması nedeniyle yapı tatil zaptı düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, alınan yapı kayıt belgelerinin tarihlerinden de görüleceği üzere yargılama aşamasında belgelerin düzenlendiği, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili ilgili kanun uyarınca alınmış yıkım kararı ve tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği, verilen kararın hukuka aykırı olduğu, davalı idare vekilince; ruhsatsız yapılan yapıların başlı başına çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet vereceği, yapının yapıldığı alanın tarım alanı olarak kullanıldığı, davalı idarece yapılan tüm işlemlerin yasal olduğu, verilen kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla aleyhlerine olan kısımlarının istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından; Antalya ili, Elmalı ilçesi, ... mahallesi, 1877 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıların ruhsatsız olarak yapıldığından bahisle, yapıların mühürlenmesine ilişkin olarak düzenlenen 27.02.2018 tarihli yapı tatil zaptı ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca söz konusu taşınmazda bulunan 3 katlı ev için 56.295,76 TL idari para cezası verilmesine dair 15.03.2018 tarih ve 1374 sayılı işlemle bildirilen Elmalı Belediye Encümeninin 28.02.2018 tarih ve 116 sayılı kararı ile 2 adet depo niteliğindeki yapı için 7.582,98 TL idari para cezası verilmesine ilişkin 15.03.2018 tarih ve 1373 sayılı işlemle bildirilen Elmalı Belediye Encümeninin 28.02.2018 tarih ve 117 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Bakılan davada; 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesine istinaden davacı tarafından uyuşmazlık konusu yapılarla ile ilgili olarak yapı kayıt belgelerinin alınıp idareye ibraz edildiği görülmüş ise de; dosyadaki belgelerden davalı idarece uyuşmazlık konusu işlemlerin iptali yönünde bir karar alınmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında ;"Yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş ise de; yapı kayıt belgesi alındıktan sonra belgenin ibraz edilerek yıkım/para cezası işleminin iptalinin talep edileceği ve bu konuda işlem tesis edecek merciilerin yıkım/para cezası kararını alan idareler olduğu da açıktır. Bu doğrultuda ilgili idarece, yapı kayıt belgesinin ibrazından sonra yıkım/para cezası işleminin iptali yönünde bir işlem tesis edilirse, daha önce bu yıkım/para cezası işlemine karşı idari yargıda açılan davaların (idarenin söz konusu geri alma/iptal işlemi nedeniyle) konusuz kalacağı hususunda bir tartışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte ilgili idarece yapı kayıt belgesinin ibraz edilmesine rağmen belli nedenlerle yıkım/para cezası işlemi iptal edilmediği takdirde ise mahkemece idarenin yerine geçerek yıkım/para cezası kararının doğrudan iptal edilmesinin ise hem idari yargı denetiminin özüne hem de anılan yasa maddesinin bağlamına uygun düşmeyeceği açıktır. Bu durumda, idarenin yapı kayıt belgesinin ibrazı karşısında yıkım/para cezası işlemini iptal etmemesi (bu yönde ilgilinin yıkım/para cezası işleminin iptal edilmesi yönündeki başvurusunu reddetmesi) hususunun yeni bir idari işleme sebebiyet vereceği, bu yeni işlemin de ayrı bir uyuşmazlığın konusunu oluşturacağı kuşkusuzdur. Bu takdirde yargı merciince (idarece dava konusu işlem geri alınmadığı için) dava konusu işlemin (yıkım/para cezası işleminin)tesis edildiği tarihteki hukuki ve maddi koşullar itibariyle hukuka uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Hâl böyle olunca, bakılan dosyadaki belgelerden, yapı kayıt belgesinin ibrazı karşısında davalı idarece (yapı kayıt belgelerinin alınmasından önce tesis edilen) dava konusu işlemlerin iptal edilmediği (geri alınmadığı) anlaşılmakla, mevcut davaya konu işlemlerin esas incelemesinin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenerek kaldırılabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davalı idarenin istinaf başvurusu incelendiğinde, davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların mahkemenin verdiği kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Davacının istinaf başvurusunun incelenmesi;
27/02/2018 tarihli yapı tatil zaptının iptali istemi yönünden;
İstinafa konu mahkeme kararının bu kısmının dayandığı gerekçe, hukuka ve usule uygun olup, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, yapı tatil zaptı yönünden davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava konusu idari para cezaları yönünden;
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır..." hükmüne yer verilmiş; 42. Maddesinin 2. fıkrasında, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde, yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için uygulanacak para cezalarının miktarları belirlenerek, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılacağı kurala bağlanmıştır.
Danıştay içtihatlarında da vurgulandığı gibi imar para cezalarında idari yargı merciince, temel para cezasına esas olmak üzere idarece belirlenmiş olan inşaat alanı veya yapı sınıfında bir aykırılık tespit edildiği takdirde, yeniden bir ceza miktarı belirlenip dava konusunun buna göre bölünmesi suretiyle para cezasının kısmen iptaline karar verilmesinin hukuka ve idari yargı yetkisinin muhtevasına uygun düşmediği, temel para cezasını etkileyen inşaat alanı ve yapı sınıfında aykırılık tespiti hâlinde para cezasının tümünün iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilmelidir. Diğer taraftan temel cezada bir sorun bulunmayıp, 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2. fıkrasının c bendinde sayılan artırım nedenlerinde aykırılık tespit edildiği takdirde ise idari para cezasının anılan artırım nedenine karşılık gelen kısmının iptaline karar verilmesi ise mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 12/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda, "Antalya ili, Elmalı ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii, 1.250 m² yüzölçümlü, 1887 parsel sayılı taşınmazın 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının bulunmadığı ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında tarım arazisi niteliğinde olduğu, dava konusu parsel üzerindeki yapılar hakkında 27.02.2018 tarihinde düzenlenen yap tatil zaptında '1887 parselde (davacı) Hasan Doğan'a ait 3 katlı ev ve deponun (ardiye) ruhsatsız olarak yapıldığının tespit edildiği' açıklaması ile eki krokide 3a grubu üç katlı ev için 537 m², 2b grubu depo için 244 m² ve 2b grubu diğer depo için 190 m² imara aykırı alan olduğunun belirtildiği, parselde yapılan uygulamaların yapı niteliğinde olduğu ve ruhsat zorunluluğunu ortadan kaldıran herhangi bir durumun mevcut olmadığı, idari para cezası hesaplama raporunda üç katlı ev için kabul edilen 3-A yapı sınıfının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2018 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğe göre ve mevcut yapılaşmaya uygun olarak belirlendiği, yine depo niteliğindeki yapılar için belirlenen 1-A yapı sınıfının da anılan tebliğ ve yapılaşmaya uygun olduğu, parselin güneyinde konumlandırılan betonarme üç katlı evin zemin katının 114,99 m² olduğu, üst katların zemin kattan daha büyük olduğu, 1. katının 144,85 m², 2. katının ise 144,85 m² olduğu, neticede toplam yapı alanının 404,92 m² olarak ölçüldüğü, bahse konu üç katlı ev için davalı idarece hesaplanan alanın ise 537 m² olduğu, bu haliyle 132,31 m² alanın oluşa uygun olmadığı, söz konusu konutun keşif esnasında yapı tatil zaptının düzenlendiği tarihteki tespitlerden farklı olarak dış sıva ve boyasının tamamlandığı ve dış cephe doğramalarının takıldığı, zemin kaplamalarının yapılmakta olduğunun görüldüğü, parselin batısında konumlandırılan yapının 117,07 m² alana sahip olduğu, parselin kuzeyinde konumlandırılan yapının ise 191,10 m² olduğu, nihayetinde toplam depo alanının 308,17 m² olarak tespit edildiği, idarece depo için hesaplanan alanın ise 434 m² olduğu, dolayısıyla 125,83 m²'lik imara aykırı alanın oluşa uygun olmadığının tespit edildiği" şeklinde görüş ve kanaate varıldığı görülmektedir.
Olayda, dava konusu imar para cezası hesaplama raporuna göre, temel para cezasına esas olmak üzere davalı idarece belirlenmiş olan inşaat alanının (aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alanının) (537+434)=971 metrekare olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi üzerine varılan sonuca göre ise aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alanının (404,92+308,17)=713,09 metrekare olduğu, dolayısıyla temel para cezasına esas inşaat alanının hatalı bir şekilde hesaplandığı anlaşıldığından temel cezayı etkileyen bu durum nedeniyle dava konusu idari para cezalarının tümünün iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun (yapı tatil zaptı yönünden) kısmen reddine, idari para cezalarına ilişkin kısım yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın idari para cezalarına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacıya toplam 63.878,74TL (56.295,76TL+7.582,98TL) idari para cezası verilmesine ilişkin işlemlerin iptaline, ilk derece mahkemesi hükmünün davacı ve davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretlerine kısmı hariç olmak üzere, yargılama giderlerine ilişkin kısmının kaldırılmasına, yargılama giderlerinin haklılık oranında paylaştırılması suretiyle, ilk derece ve istinaf aşamasında davacı tarafından karşılanan toplam 2.100,00 TL yargılama giderinin yarısı olan 1.050,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan 1.050,00 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ilk derece aşamasında taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına, istinaf aşamasında davalı idarece karşılanan 161,75-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı ve davalı idarede tarafından fazladan yatırılan 44,40-TL harcın istekleri halinde ilgili tahsil dairesince, artan posta ücretinin mahkemesince taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere 28.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)