İSTEMİN ÖZETİ: Kars ili Ceza ve Hukuk Mahkemeleri bilirkişi listesinde yer alan davacı tarafından, Erzurum Bilirkişilik Bölge Kurulu'nun 13/03/2017 tarih ve 2017/4 sayılı bilirkişi listesinden ve bilirkişilik sicilinden çıkarılmasına yönelik kararına yapılan itirazın reddine dair 12/04/2017 tarih ve 2017/9 sayılı Erzurum Bilirkişilik Bölge Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, "Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilen devlet memurlarının kamu göreviyle ilişiğinin kesilebileceğinin düzenlendiği, bilirkişi olarak görev yapan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca kamu görevlisi olan davacının, Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/195 Esas sayılı dosyasında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan soruşturmasının bulunduğu, mevzuat hükümleri ile davacı hakkında yürütülen adli soruşturma içeriği ve dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi olarak görev yapan davacının, bilirkişi listesinden ve bilirkişilik sicilinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar veren Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 25/09/2018 tarih ve E:2017/1813, K:2018/1465 sayılı kararının; yaptığı iş ile ilgili herhangi bir yasaklama olmadığı, mesleğini icra etmeye devam ettiği, bilirkişi listesine kabul edildiği tarihteki şartlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, hakkında soruşturma başlatılmış kişiler ile ilgili bilirkişilik listesinden çıkarılmayı gerektiren herhangi bir düzenleyici hüküm olmadığı, soruşturma konusu isnatların suç teşkil etmeyen isnatlardan ibaret olduğu, isnatların yapılanmanın terör örgütü olarak değerlendirilmediği 2013 yılı öncesine ait olması nedeniyle ve kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereğince hakkında tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği, bilirkişi listesinden çıkarılması kararının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de hukuki bir dayanağının olmadığı, bahse konu terör örgütü ile hiçbir üyeliği, ilişkisi, iltisakı olmadığı halde hiçbir kanıt gösterilmeden ve somut deliller olmadan değerlendirme yapıldığı, hakkında tesis edilen işlemin suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı olduğu, savunma hakkını yok eden işlemin adil yargılanma hakkının ihlali olduğu, Cumhuriyet Savcılarının suçlu ile suçsuzu ayrıştırmak için soruşturma yapmasının gayet doğal olduğu, ancak hakkında soruşturma başlatılan her kişinin suçlu olduğu, işine son verilmesi gerektiği gibi yaklaşım ve uygulamaların doğru ve adil olmadığı, Erzurum Bilirkişilik Bölge Kurulu'nun bir mahkeme kararı olmadan yaptığı değerlendirme sonucunda bilirkişilik listelerinden çıkarma kararı vermesinin ve bu çıkarma kararını da Bakanlığının bir yazısına bağlamasının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun "Bilirkişiliğe kabul şartları" başlıklı 10. maddesinde; "(1) Bilirkişilik faaliyetinde bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki şartlar aranır:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak.
b) Daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak.
c) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da sanat icrasından veya mesleki faaliyetten geçici ya da sürekli olarak yasaklanmamış olmak.
ç) Başka bir bölge kurulunun listesine kayıtlı olmamak.
d) Bilirkişilik temel eğitimini tamamlamak.
e) Bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olmak ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş ise bu süre kadar fiilen çalışmış olmak.
f) Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak.
g) Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak.
(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin bünyesinde bilirkişi olarak çalışacak kişiler bakımından da birinci fıkradaki şartlar aranır ve düzenlenen raporlarda bu kişilerin adı ve soyadı ile imzası bulunur.
(3) Daha önce yaptığı başvurusu mesleki olarak yeterli nitelikte bulunmadığı gerekçesiyle reddedilenler, bir yıl geçmedikçe yeniden bilirkişilik yapmak için başvuruda bulunamazlar.
(4) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu ve birinci fıkradaki şartları taşıdığını belgelendirmediği takdirde, bilirkişilik siciline ve listesine kaydedilemez." hükmü yer almaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının bilirkişi listesinden ve bilirkişilik sicilinden çıkarılmasına yönelik dava konusu işlemin sebep unsurunu davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağının olduğu ve bu durumun bilirkişilik görevi ile bağdaşmayacak nitelikte olduğu gerekçesinin oluşturduğu, işlemde bu sebebe dayanak olarak alınan tek verinin davacı hakkında Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/195 nolu dosyası üzerinden yürütülen ceza soruşturmasının bulunması olduğu görülmekte olup, bu ceza soruşturması sonucunda Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 27/12/2019 tarih ve 2019/5827 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği ve bu kararın itiraz edilmemesi neticesinde kesinleştiği, Savcılığın bu kararının gerekçesinin incelenmesinden de, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile üyelik, mensubiyet, irtibat veya iltisak gibi bir bağının olduğunu ortaya koyacak mahiyette bir delilin mevcut olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk, aksi yöndeki istinaf istemine konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile Erzurum 2. İdare Mahkemesinin 25/09/2018 tarih ve E:2017/1813, K:2018/1465 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan ilk derece ve istinaf aşamasına ait toplam 302,40.-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazladan yatırılan 35,90.-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, artan posta gideri avansının talep edilmesi halinde derhal talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra re'sen Mahkemesince yatırana iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)