(3194 S. K. m. 32) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: Bursa 2. İdare Mahkemesinin 09/10/2019 tarih ve E:2019/328, K:2019/994 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa İli, Yıldırım İlçesi, ........ Mahallesi, 4312 ada, 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için 3194 sayılı Kanunun 7143 sayılı Kanunla eklenen Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen 16/11/2018 düzenleme tarihli, ........ başvuru numaralı, ........ belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin 04/02/2019 tarih ve E.6975 sayılı Bursa Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: Bursa 2. İdare Mahkemesince verilen 09/10/2019 tarih ve E:2019/328, K:2019/994 sayılı kararda; davacı ........'ın hissedarı olduğu Bursa İli, Yıldırım İlçesi, ........ Mahallesi, 4312 ada, 8 parsel sayılı taşınmazda kain yapıya ilişkin düzenlenen 16/11/2018 tarih ve ........ başvuru ve ........ belge numaralı yapıt kayıt belgesi alındığı, Yıldırım Belediye Başkanlığı'nca mezkur taşınmaz üzerinde ruhsatsız olarak 8x10 mt. ebadında yapı yapıldığı, zemin katın kaba ve ince işçiliğinin tamamlandığı ve pencerelerin takıldığı tespit edilerek 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca 03/12/2018 tarih ve 15/416 sayılı 1. Fen Zaptı tanzim edilerek yapının mühürlendiği ve 11/12/2018 tarih ve 2018/5507 sayılı Yıldırım Belediyesi Encümen kararı ile yapının yıkılmasına ve yapı sahibi hakkında 11.627,20-TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, Yıldırım Belediye Başkanlığı'nın 23/03/2019 tarih ve 8888 sayılı yazısı ile davalı idareye dava konusu yapının 2018 yılında yapıldığının tespit edildiğinin belirtildiği, davalı idare teknik personellerince 23/01/2019 tarihinde mahallinde yapılan inceleme neticesinde dava konusu tek katlı yapının ........ Caddesi cephesinden kullanıma hazır halde işyeri (eczane) olarak düzenlendiği ........ Sokak cephesinde bulunan giriş kapısından da Yıldırım Belediyesi tarafından asılan mührün olduğu, 09/05/2018 tarihinde söz konusu yapının mevcut olmadığına dair mahalle muhtarının beyanı bulunduğu, yapı durum tespit tutanağı, söz konusu yapıya ait Google Earth görüntüleri ve Yıldırım Belediyesi Emlak İstimlak Müdürlüğü Numarataj Bürosu'ndan alınan 09/05/2018 tarihli fotoğrafta da parsel üzerinde eczanenin değil, üstü saç kaplı barakanın bulunduğunun görüldüğü ve tüm bu bilgi ve belgeler neticesinde yapının inşaat faaliyetinin 31/12/2017 tarihinden sonra tamamlanmış olduğunun tespit edildiğinden bahisle dava konusu yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, mevzuat hükümleri gereğince 31/12/2017 tarihine kadar yapılan yapıların bu tarihe kadar olan imalatlarına yönelik yapı kayıt belgesi alınması mümkün olup, bu tarihten sonra yapılan yapılar bakımından yapı kayıt belgesi alınmasına hukuken imkan bulunmadığı, dava dosyasında mübrez tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Yıldırım Belediye Başkanlığı numarataj kayıtlarında bulunan 09/05/2018 tarihli fotoğraf ile yapıya ait Google Earth görüntülerinden dava konusu taşınmaz üzerinde kain yapının yapımına başlanmadığı, taşınmaz üzerinde tek katlı betonarme yapı bulunmadığı, üstü saçla kaplı basit yapıda bir baraka bulunduğu, keza mahallinde yapılan 23/01/2019 tarihli tespit esnasında mahalle muhtarı tarafından da 09/05/2018 tarihinden önce söz konusu yapının mevcut olmadığının belirtildiği görüldüğünden, 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı konusunda duraksama bulunmayan dava konusu yapıya ilişkin düzenlenen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine yönelik tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacılar vekili tarafından; Bursa İli, Yıldırım İlçesi, ........ Mahallesi, H22d.03d.1a. Pafta, 4312 ada, 8 parsel nolu taşınmazın 2/266 hissesinin müvekkili ........ adına kayıtlı olduğu, hisseyi 21.03.2000 tarihinde satın aldığı, ........ Caddesi No:140A kapı numaralı yere, 2017 Kasım ayında inşaatı tamamlanan tek katlı bina yaptığı, 08.12.2018 tarihli, 4173390 Başvuru numaralı, ........ Belge No ile Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesinin yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğinden bahisle davanın reddi yolundaki kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davanın süresinde açılmamış olduğunun tespiti halinde süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, ayrıca Yıldırım Belediye Başkanlığı’nın da hasım mevkiine alınması gerektiği, öte yandan, 09/05/2018 tarihinde yapı kayıt belgesine konu yapının mevcut olmadığının muhtar tarafından da beyan edildiği, gerek 09/05/2018 tarihli fotoğrafta ve gerekse Google Earth’tan alınan 2017 Ağustos ayına ait uydu fotoğrafında parsel üzerinde üstü saç kaplı bir barakanın bulunduğunun görüldüğü, 16/11/2018 düzenleme tarihli, ........ başvuru numaralı, ........ belge nolu Yapı Kayıt Belgesinde yapı kullanım amacının ticari ve toplam bağımsız bölüm sayısının 15 olarak girildiği, yapı kayıt belgesinin oluşturulması sırasında yüklenen fotoğraf incelendiğinde ise yapının tek kattan oluştuğu ve çatı katında yapı kullanım alanının yaklaşık yarısı büyüklüğünde yarı açık saçtan sundurma bulunduğunun görüldüğü, dolayısıyla yapıya 2018 yılı Mayıs ayından itibaren başlandığı ve 2018 yılı içerisinde tamamlandığı kanaatine varıldığı, 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı tespit edilen yapı için düzenlenen yapı kayıt belgesinin iptali yönünde tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, yapı için düzenlenen 08/12/2018 tarihli, 4173390 başvuru numaralı, ........ belge nolu yapı kayıt belgesinin de 27/03/2019 tarih ve 16621 sayılı işlemle iptal edildiği öne sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Bursa İli, Yıldırım İlçesi, ........ Mahallesi, 4312 ada, 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için 3194 sayılı Kanunun 7143 sayılı Kanunla eklenen Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen 16/11/2018 düzenleme tarihli, ........ başvuru numaralı, ........ belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin 04/02/2019 tarih ve E.6975 sayılı Bursa Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü işleminin istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
11.05.2018 günlü, 7143 sayılı Yasa ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde şu şekildedir:
“Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir."
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesinin 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verileceği belirtilmiş, 6. maddesinin 6. fıkrasında, “İnşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verilir ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilir.” hükmüne; ‘Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar’ başlıklı 8.maddesinin 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; Bursa İli, Yıldırım İlçesi, ........ Mahallesi, ........ Caddesi, No:140 ........ Sokak No:55), 4312 ada, 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı için 3194 sayılı Kanunun 7143 sayılı Kanunla eklenen Geçici 16. maddesi uyarınca verilen 16/11/2018 düzenleme tarihli, ........ başvuru numaralı, ........ belge nolu Yapı Kayıt Belgesinin; mahallinde yapılan incelemeler sonucunda 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı kanaatine varıldığından bahisle 04/02/2019 tarih ve E.6975 sayılı Bursa Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü işlemiyle iptal edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemde; mahallinde tutulan yapı durum tespit tutanağında, uyuşmazlık konusu yapıya ilişkin 03/12/2018 tarih ve 15 sayılı yapı tespit ve tatil zaptının düzenlendiği sırada mahalle muhtarı ........’nun da hazır bulunduğu, Bursa Yıldırım Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Numarataj Bürosundan alınan fotoğrafta da görüldüğü üzere 09/05/2018 tarihinde uyuşmazlık konusu yapının mevcut olmadığının muhtar tarafından da teyit edildiğinin belirtildiği, Google Earth’den alınan 08.2017 görüntü tarihli fotoğrafın, yapının Ağustos 2017 tarihindeki durumunu gösterdiği, bu fotoğrafta söz konusu parsel üzerinde üstü sac kaplı bir barakanın bulunduğunun görüldüğü, davacılardan ........’ın yapı kayıt belgesine ilişkin başvurusunda, yapı kullanım amacının ticari ve bağımsız bölüm sayısının 15 olarak girildiği, Yapı Kayıt Belgesi oluşturma sırasında yüklenen fotoğraf incelendiğinde ise, yapının tek kattan oluştuğu ve çatı katında yapı alanının yaklaşık yarısı büyüklüğünde yarı açık sacdan sundurma bulunduğunun görüldüğü, 03/12/2018 tarih ve 15 sayılı yapı tespit ve tatil zaptında, hisseli parselli yerde ruhsatsız olarak 8x10 m ebadında zemin katın kaba ve ince işçiliğinin tamamlandığı, pencerelerinin takıldığı, Yıldırım Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Numarataj Bürosundan alınan 09/05/2018 tarihli fotoğrafta parsel üzerinde üstü sac kaplı barakanın bulunduğu, ........ başvuru numaralı yapı kayıt belgesi için yüklenen fotoğraflarda da tek katlı yapının işyeri olarak kullanıma hazır hale getirildiği görüldüğünden, bu belgeler doğrultusunda söz konusu tek katlı yapının inşasına Mayıs 2018 tarihinden sonra başlandığı ve 2018 yılı içerisinde tamamlandığı kanaatine varıldığının belirtildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesince; dava dosyasında mübrez tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Yıldırım Belediye Başkanlığı numarataj kayıtlarında bulunan 09/05/2018 tarihli fotoğraf ile yapıya ait Google Earth görüntülerinden dava konusu taşınmaz üzerinde kain yapının yapımına başlanmadığı, taşınmaz üzerinde tek katlı betonarme yapı bulunmadığı, üstü sacla kaplı basit yapıda bir baraka bulunduğu, keza mahallinde yapılan 23/01/2019 tarihli tespit esnasında mahalle muhtarı tarafından da 09/05/2018 tarihinden önce söz konusu yapının mevcut olmadığının belirtildiği görüldüğünden, 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı konusunda duraksama bulunmayan dava konusu yapıya ilişkin düzenlenen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine yönelik tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat gereği, Yapı Kayıt Belgesinin 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapılar için yapı sahiplerinin müracaatları üzerine ve beyanına göre düzenlenebileceği, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği, 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmış yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceğinden, Yapı Kayıt Belgesinin bu sebeple iptaline ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda yapı kayıt belgesi verilen yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının idarece somut bilgi ve belgelerle kanıtlanamaması durumunda, yapı kayıt belgesine konu yapıların 31/12/2017 tarihinden önce yapılıp yapılmadığı hususunun mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Ayrıca, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin 6. fıkrası uyarınca inşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verileceği, nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 18/03/2019 tarihli, E.64294 sayılı görüş yazısında, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin 6. fıkrasına göre, inşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için Yapı Kayıt Belgesi alınabileceği, bitmiş olarak kabul edilip Yapı Kayıt Belgesi alınabilmesi için betonarme/çelik karkas yapılarda; taşıyıcı sistem (perde, kolon vb) ve üst tabliyenin bitmiş olması veya çatının örtülmüş olması, yığma yapılarda ise; taşıyıcı tuğla duvar imalatı ve duvar üzerinde teşkil edilmesi gereken kiriş ve üst tabliyenin bitmiş olması gerektiği, belirtilen seviyedeki inşaatlarda ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile yapı kayıt belgesi alınabileceği ve yapı kayıt belgesi alınan kısımların eksik inşaat işlerinin tamamlanabileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yapı kayıt belgesi verildiğinin öne sürülmesi durumunda, İdare Mahkemesince bu hususun araştırılması gerekeceği de tabidir.
Somut olayda, davalı İdarece, uyuşmazlık konusu yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı kanaatine varılmakla birlikte, dosyada mevcut bilgi ve belgeler bu sonuca ulaşılması için yeterli olmadığından, Mahkemece Bursa İli, Yıldırım İlçesi, ........ Mahallesi, 4312 ada, 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 2017 ve 2018 yıllarına ait Google Earth uydu görüntülerinin (hava fotoğraflarının) ilgili kurumlardan temin edilmesi ve gerekli görülmesi halinde yapının 31/12/2017 tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı hususunun mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşturulması ve düzenlenecek bilirkişi raporu dava konusu yapı kayıt belgesine ilişkin başvuru formuna eklenen fotoğraflar ve diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık konusu yapının Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek bir yapı olup olmadığının belirlenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlıkla ilgili deliller toplanıp değerlendirilmeden verilen ve “Yıldırım Belediye Başkanlığı numarataj kayıtlarında bulunan 09/05/2018 tarihli fotoğraf ile yapıya ait Google Earth görüntülerinden dava konusu taşınmaz üzerinde kain yapının yapımına başlanmadığı, taşınmaz üzerinde tek katlı betonarme yapı bulunmadığı, üstü saçla kaplı basit yapıda bir baraka bulunduğu” sonucuna nasıl ulaşıldığı belli olmayan istinaf başvurusuna konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; İdare Hukukunun yerleşmiş ilkelerinden biri olan usulde ve yetkide paralellik ilkesi uyarınca, yasada aksine bir düzenleme veya değişiklik yapılmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanması zorunlu olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Yapı Kayıt Belgesi verilmesi yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğu, dolayısıyla, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin yetkinin de Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu işlemde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 16/10/2018 tarih ve E.184558 sayılı yazısı ile, yapı kayıt belgesinin usulsüz olarak alındığının tespit edilmesi durumunda Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı kayıt belgesinin sistem üzerinden iptal edilerek, müracaat sahibi hakkında Türk Ceza Kanununun 206’ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması işlemlerinin Valiliklerince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yürütülmesinin istenildiğinin belirtildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesince yeniden verilecek karar sırasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 16/10/2018 tarih ve E.184558 sayılı yazısının dosyaya ibrazının sağlanarak, devre ilişkin yasal hüküm bulunup bulunmadığının ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem tesisi konusunda Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan geçerli bir yetki devri bulunup bulunmadığının araştırılıp değerlendirilmesi gerekeceği de tabidir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde; dava dilekçelerinin husumet yönünden inceleneceği, 15/1-c maddesinde ise; davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesinin belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği, aynı Kanunun 14. maddesinin 6. fıkrasında; yukarıda belirtilen usule aykırılığın ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan hükümler birlikte incelendiğinde; dava konusu edilen işlemin, bu işlemi tesis eden idarenin ve bunlara bağlı olarak husumet yöneltilen tarafın açık ve kesin bir şekilde dava dilekçesinde belirtileceği, yargı yerince yapılan inceleme sonucunda ise, davanın konusu esas alınmak suretiyle, davalı tarafın hatalı gösterilmiş olması halinde husumetin düzeltilmesine re'sen karar verileceği ve varsa dava konusu işlemin tesisinde ilgisi olmayan tarafın husumet mevkiinden çıkartılarak davanın doğru hasım belirlenerek görülmesine karar verileceği tabii olup, davaya konu uyuşmazlığın incelenmesi ve sonuçlandırılmasının ancak husumetin doğru olarak tespit edilmesine bağlı olması nedeniyle husumete yönelik eksiklik ya da yanlışlık içeren bir kararın bu yönden usul hükümlerine aykırılık taşıyacağı açıktır.
Olayda, Yapı Kayıt Belgesi verilmesi yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğu, dava konusu işlemin ise, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 16/10/2018 tarih ve E.184558 sayılı yazısı ile verilen yetkiye dayanılarak Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tesis edildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının dava konusu işlemin tesisi aşamasında ilgisinin bulunduğu göz önüne alındığında, davanın Bursa Valiliği yanında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da husumet mevkiine alınması suretiyle görülüp karara bağlanması gerekirken, yalnızca Bursa Valiliği husumetiyle verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince yargısal denetime elverişli olmayan şekilde hüküm kurulması ve yukarıda belirtilen usuli eksiklikler nedeniyle, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının istinaf isteminin KABULÜNE,
2.Bursa 2. İdare Mahkemesinin 09/10/2019 tarih ve E:2019/328, K:2019/994 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren Bursa 2. İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak, 21/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)