(213 S. K. m. 3, 30, 341, 353) (2577 S. K. m. 45, 46) (3065 S. K. m. 11, 29) (6183 S. K. m. 51) (6736 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, 2013 ve 2014 yılı hesap ve işlemlerinin, yüklendiği, ancak ihracat ve ihraç kayıtlı teslimler dolayısıyla indirim yoluyla telafi edemediği bir kısım KDV'nin iadesi istemi ve sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen 07.06.2018 tarih ve 2018-A-2180/7 Sayılı Vergi Tekniği Raporu ile bu raporu done alan aynı tarihli ve 2018-A-2180/8 Sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca, sahte belge kullanmak, kapasitesini aşan oranda ve gerçek faaliyeti bulunmayan 2 firmaya ihraç kayıtlı teslimde bulunmak suretiyle haksız KDV yüklendiği ve iade aldığının, haksız iade alınan vergilerin geri alınması gerektiğinin ve beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucu bazı dönemlerde resen tarhı gereken fark KDV çıktığının tespit edildiğinden bahisle, 2013/1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9,10, 11 ve 12 dönemlerine ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı ( 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin ihbarnameler 1 ve 3 kat vergi ziyaı cezalarını, 2013/3, 4 dönemlerine ilişkin ihbarnameler 1 kat vergi ziyaı cezalarını ve 2013/7,10, 11 dönemlerine ilişkin ihbarnameler ise 3 kat vergi ziyaı cezalarını ihtiva etmektedir ) katma değer vergisi tarhiyatları ile bir kısım alışların sahte faturalarla belgelendiğinden ve ihraç kayıtlı teslimlerin bir kısmının yurt içine belgesiz satıldığından bahisle 2013/1-12 dönemine ilişkin olarak Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasını ihtiva eden ihbarnamelerin iptali istemiyle açılan davanın, davacının kullandığı alış faturalarına tekabül eden KDV tutarlarının KDV beyanlarından reddedilmesinden kaynaklı olarak yapılan cezalı tarhiyat yönünden; "...davacı tarafından 22/09/2016 tarihinde 6736 Sayılı Kanun kapsamında 2011-2012-2013-2014-2015 yılları için kurumlar vergisi ve katma değer vergisi matrah artırımında bulunulduğu, daha sonra 2014 yılı için kurumlar vergisi matrah artırımının davacının başvurusu üzerine iptal edildiği, bu durumda davacının 2013 yılı için katma değer vergisi ve kurumlar vergisi matrah artırım başvurusunun bulunduğu ve idarece ya da davacı tarafından da matrah artırımının iptal edilmediği görülmekle; 6736 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, matrah artırımında bulunulan 2013 vergilendirme dönemi ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağından, davacının kullandığı faturalara tekabül eden KDV tutarlarının KDV beyanlarından reddedilmesine yönelik olarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı..." gerekçesiyle, davacı hakkında 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise; "olayda, özel usulsüzlük cezası kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen yasa maddesinde belirtilen unsurların bir arada gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, zira sahte faturalarla belgelenen alışların gerçekte kimden yapıldığı ve yurt içine belgesiz satıldığı sonucuna varılan ihraç kayıtlı teslimlerin gerçekte kime satıldığı hususunda yapılmış tespit bulunmadığı, idari cezalar için de geçerli olan, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi uyarınca, varsayıma dayalı olarak davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle kısmen kabulüne, davacının.... Gelişim İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve ....Tekstil Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye yaptığı ihraç kayıtlı teslimlerin, ihraç kayıtlı teslim şartlarını taşımaması ve kapasitesini aşan oranda ihraç kayıtlı teslimde bulunması nedeniyle, bu teslimler iade hesabından çıkarılmak suretiyle, bu teslimlerden kaynaklı olarak yapılan cezalı tarhiyat yönünden; "davacı hakkında düzenlenen 07/06/2018 tarih ve 2018-A2180/7 Sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden, mükellefin ihraç kayıtlı teslimlerinin gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığı, ...Gelişim İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve ....Tekstil Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ihraç kayıtlı olarak düzenlemiş olduğu faturaların sahte belge niteliğinde olması sebebiyle ilgili firmalara yapılan teslimlere isabet eden KDV tutarları iade tutarlarından düşülerek üç kat vergi ziyaı cezalı olarak yapılan tarhiyatlarda ve mükellefin üretim kapasitesinin çok üzerinde ihraç kayıtlı satış gerçekleştirmesi sebebiyle %10'luk yanılma payı da hesaplanarak kapasite miktarını aşan teslimlere isabet eden KDV tutarları iade tutarlarından düşülmek suretiyle bir kat vergi ziyaı cezalı olarak yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle kısmen reddine, karar veren İstanbul 4. Vergi Mahkemesi'nin 04/07/2019 tarih ve E:2018/2460, K:2019/1321 Sayılı kararının kabule ilişkin kısmının, davalı idare vekili tarafından, davacının 2013 yılı dönem hesaplarının sahte belge düzenleme ve KDV iade talebi yönünden incelenmesi neticesinde hakkında düzenlenen 07/06/2018 tarih ve 2018-A-2180/7 Sayılı vergi tekniği raporunda, davacının temin etmiş olduğu birtakım faturaların sahte belge niteliğinde olduğu, ihraç kayıtlı satış tutarlarından bir kısmının ihraç kayıtlı teslim şartlarını taşımadığı ve iade hesaplarından çıkarılması gerektiği, düzenlemiş olduğu bir kısım faturaların sahte belge niteliğinde olduğunun tespit edildiği, davacının ilgili firmalarca düzenlenmiş olan faturaları ve düzenlediği sahte belgeleri yasal defterlerine kaydederek beyanlarına yansıttığı, ayrıca ihraç kayıtlı teslim şartlarını taşımamasına rağmen birtakım satışlarını KDV beyanlarına ihraç kayıtlı teslim olarak yansıttığının tespit edildiği, yapılan inceleme neticesinde re'sen KDV tarhiyatının yapıldığı ve bu tarhiyat üzerinden vergi ziyaı cezasının kesildiği, defter ve kayıtlarında sahte faturaya yer veren davacı hakkında özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dairelerince yapılan işlemlerin yerinde ve yasal olduğu, dava konusu ihbarnamelerden, 1 ve 3 kat vergi ziyaı cezalarını birlikte ihtiva eden 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin olanların, 22.11.2018 tarihli düzeltme fişleriyle, üç kat vergi ziyaı cezaları ve bu cezaların üzerinden hesaplandığı KDV'ler yönünden kısmen terkin edildiği ve terkin edilen üç kat vergi ziyaı cezalı KDV'ler için düzenlenen yeni ihbarnamelerin 27.11.2018 tarihinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, 29.11.2018 tarihinde, söz konusu 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin ihbarnamelerin tamamının iptali istemiyle açılan davanın, bu ihbarnamelerin düzeltme fişleriyle terkin edilen kısımları yönünden reddi gerektiği ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Cevap dilekçesi verilmemiştir.
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: İstinaf başvurusu, davacı tarafından, 2013 ve 2014 yılı hesap ve işlemlerinin, yüklendiği, ancak ihracat ve ihraç kayıtlı teslimler dolayısıyla indirim yoluyla telafi edemediği bir kısım KDV'nin iadesi istemi ve sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen 07.06.2018 tarih ve 2018-A-2180/7 Sayılı Vergi Tekniği Raporu ile bu raporu done alan aynı tarihli ve 2018-A-2180/8 Sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca, sahte belge kullanmak, kapasitesini aşan oranda ve gerçek faaliyeti bulunmayan 2 firmaya ihraç kayıtlı teslimde bulunmak suretiyle haksız KDV yüklendiği ve iade aldığının, haksız iade alınan vergilerin geri alınması gerektiğinin ve beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucu bazı dönemlerde resen tarhı gereken fark KDV çıktığının tespit edildiğinden bahisle, 2013/1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9,10, 11 ve 12 dönemlerine ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı ( 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin ihbarnameler 1 ve 3 kat vergi ziyaı cezalarını, 2013/3, 4 dönemlerine ilişkin ihbarnameler 1 kat vergi ziyaı cezalarını ve 2013/7,10, 11 dönemlerine ilişkin ihbarnameler ise 3 kat vergi ziyaı cezalarını ihtiva etmektedir ) katma değer vergisi tarhiyatları ile bir kısım alışların sahte faturalarla belgelendiğinden ve ihraç kayıtlı teslimlerin bir kısmının yurt içine belgesiz satıldığından bahisle 2013/1-12 dönemine ilişkin olarak Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasını ihtiva eden ihbarnamelerin iptali istemiyle açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar veren İlk Derece Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır.
İstinaf istemine konu karar, dava konusu özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden, Dairemizce de hukuka uygun görülmekle ve davalı iddialarının kararın bu kısmı yönünden kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf isteminin bu kısım yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idarenin diğer kısımlara yönelik istinaf istemine gelince;
1- )Öncelikle, dava konusu ihbarnamelerden, 1 ve 3 kat vergi ziyaı cezalarını birlikte ihtiva eden 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin olanların, 22.11.2018 tarihli düzeltme fişleriyle, üç kat vergi ziyaı cezaları ve bu cezaların üzerinden hesaplandığı KDV'ler yönünden kısmen terkin edildiği ve düzeltme fişlerinin 22.11.2018 tarihinde, terkin edilen üç kat vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatını ihtiva eden yeni ihbarnamelerin ise 27.11.2018 tarihinde ve 29.11.2018 tarihinde kayda alınan dilekçeyle iş bu dava açılmadan önce davacıya tebliğ edildiği, buna rağmen, davacı tarafından, dava açılmadan önce, dava konusu vergi ve ceza tutarları, düzeltme fişleriyle terkin edilen tutarlar da dahil edilmek suretiyle belirlenerek, söz konusu 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin ihbarnamelerin tamamının iptali istemiyle açılan davanın, esasının, 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin ihbarnamelerde yer alan ve dava açılmadan önce terkin edilen üç kat vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatları yönünden incelenmesi hukuken mümkün bulunmadığından, istinaf isteminin bu kısım yönünden kabulüyle, Mahkeme kararının bu kısım yönünden kaldırılması ve davanın bu kısım yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- )Dava konusu cezalı tarhiyatın, sahte olduğu ileri sürülen alış faturalarından kaynaklanan kısmına gelince;
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinin ( a ) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirilebilecekleri belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) bendinde de; ihraç edilmek şartıyla imalatçılar tarafından kendilerine teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin, ihracatçılar tarafından ödenmeyeceği, mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu verginin, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunacağı; söz konusu malların, ihracatçıya teslim tarihini takip eden ay başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen verginin terkin olunacağı; ihracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan verginin tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammıyla birlikte tahsil olunacağı; ihracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken katma değer vergisinin, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra yapılacağı, iade veya tecil olunacak vergi miktarının, mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin ( B ) bendinde ifade edildiği üzere vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Bu kuralın gereği olarak yükümlülerin Katma Değer Vergisi Kanununun yukarıda sözü edilen 29. maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin ön şartı fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtmasıdır.
Aynı Kanunun "re'sen vergi tarhı" başlıklı 30. maddesinde, re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi incelenme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmış; aynı maddenin 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması halinde, 6. bendinde ise tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halinde vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 341. maddesinde ise, vergi ziyaının; mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade edeceği belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Güngören/İstanbul'da, tekstil malzemeleri toptan ticareti ve oto toptan ticareti faaliyetiyle uğraşan davacının 2013 ve 2014 yılı dönem hesaplarının sahte belge düzenleme ve KDV Kanunu 11/1-a ve 11/1-c maddelerine istinaden iade talebi yönünden incelenmesi neticesinde hakkında düzenlenen 07/06/2018 tarih ve 2018-A-2180/7 Sayılı vergi tekniği raporu ile bu raporu done alan 07/06/2018 tarih ve 2018-A-2180/8 Sayılı vergi inceleme raporu uyarınca; davacının .... Tekstil Ticaret San.A.Ş. ile İ. Dokuma Kumaş İplik San. ve Tic.Ltd.Şti.'den temin etmiş olduğu birtakım faturaların sahte belge niteliğinde olduğunun ve davacının, bu faturaları yüklenim listelerine dahil etmek suretiyle haksız KDV iadesi aldığının tespit edildiği ileri sürülerek, raporlarda yer verilen diğer tespitler uyarınca gerçekleştirilen cezalı tarhiyatın yanı sıra, adı geçen firmalardan alınan faturalarda yer alan KDV tutarları yüklenim ve iade listeleri ile KDV beyanlarından çıkarılmak suretiyle de davacı adına re'sen vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatının yapıldığı anlaşılmaktadır.
İstinaf istemine konu kararda, her ne kadar, davacı tarafından 22/09/2016 tarihinde 6736 Sayılı Kanun kapsamında 2011-2012-2013-2014-2015 yılları için kurumlar vergisi ve katma değer vergisi matrah artırımında bulunulduğu ve idarece ya da davacı tarafından da matrah artırımının iptal edilmediği görülmekle; 6736 Sayılı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, matrah artırımında bulunulan 2013 vergilendirme dönemi ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı gerekçesiyle, davacının kullandığı faturalara tekabül eden KDV tutarlarının KDV beyanlarından reddedilmesine yönelik olarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, 6736 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrasında; mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırdıkları takdirde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı; aynı fıkranın ( e ) bendinde ise, artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkının saklı olduğunun hükme bağlandığı, davacının, söz konusu 2 firmadan alınan faturaları ve bu faturalarda yer alan KDV'leri de yüklenim listesine dahil etmek suretiyle iade istemine konu ettiğinin, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı inceleme raporunun 14 vd. sayfalarında yer alan ve resen tarh edilecek vergi ve kesilecek vergi ziyaı cezalarının hesabına esas tutulan yeniden düzenleme listelerindeki "Sahte Belge Kullanma ve Sahte Belge Düzenleme Nedeniyle Geri Aranacak İade Tutarı" sütunlarından anlaşıldığı, dolayısıyla, adı geçen 2 firma tarafından davacıya düzenlenen faturalarda yer alan ve iade istemine konu edilen KDV'lere yönelik incelemenin de ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı kapsamında bulunduğu sonucuna varılmakla, Mahkeme kararının, sahte fatura kullanımından kaynaklanan cezalı tarhiyata ilişkin gerekçesi yerinde görülmemiştir.
3065 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca, ihraç kayıtlı teslimlerde bulunan, bu nedenle, teslimleri ( satışları ) sırasında, alıcılarından, teslim bedelini KDV hariç tahsil eden imalatçı davacı tarafından, satılan emtianın imalinde kullandığı emtiaların alışı sırasında ödenen KDV'nin ( satışları sırasında KDV tahsil edilmediğinden ) indirim mekanizması çerçevesinde kısmen veya tamamen giderilmesinin mümkün bulunmaması nedeniyle, alışları sırasında ödenen bir kısım KDV'nin iadesi mümkün bulunmakla birlikte, iadenin gerçekleştirilebilmesi için, ( satış ) işlemlerinin gerçeği yansıtması gerektiği gibi, yüklenilen ancak indirim yoluyla giderilemeyen KDV'nin ( dolayısıyla imalatta kullanılan girdilerin konu edildiği alışların ) de gerçeği yansıtması gerekmektedir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi hükmü uyarınca, vergilendirme işlemi yapılırken, Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir. Kanun, gerçek mahiyetin ortaya çıkarılmasında yemin hariç her türlü delilin değerlendirilmesine izin vermiştir. Bu deliller, tarafların ikrarı, vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan tanık ifadesi olabileceği gibi, muamelenin taraflarının ekonomik ve ticari kapasitelerinin, işyeri kapasitelerinin, donanımlarının, araç ve personel durumlarının, vergisel işlemleri gerçekleştirmeye yeterli ve elverişli olup omadığına, vergisel işlemlere taraf olanlara ulaşılıp ulaşılamadığına, beyanname, bildirim ve bilançolarının analizine, taraflar arasındaki para ve mal hareketlerine yönelik yapılan tespitler de olabilir.
Davacı şirkete, inceleme döneminde iadeye esas alınan satış faturaları düzenleyen ....Tekstil Ticaret San.A.Ş. hakkında tanzim olunan 29/09/2017 tarih ve 2017-A-1648/13 Sayılı vergi tekniği raporunda özetle; ..... Sanayi Bölgesi Koşuyolu Caddesi No:3/2 ....BURSA adresinde " tekstil ürünlerinin toptan ticareti" faaliyetiyle iştigal ettiği, vergi müfettişi tarafından düzenlenen 23/11/2013 tarih ve 2013-A-1668/154 Sayılı bilirkişi raporu doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun 30/03/2015 tarih ve Sor. No: 2013/83077 Sayılı yazısında belitilen hususlar ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/01/2016 tarih ve 2015/33274 soruşturma numaralı yazısına istinaden, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın "sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" fiili bakımından şüpheli mükellef olduğu tespiti, Vergi Müfettişi tarafından 07/03/2014 tarih ve 2014-A-579/31 numaralı görüş öneri raporunda belirtilen hususlar dikkate alınarak mükellef kurumun 2012-2015 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin sahte belge yönünden incelenmesinin talep edildiği, mükellef hakkında daha öncesinde 2012 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda sahte belge düzenlediğinden bahisle 23/10/2015 tarih ve 2015-84/31 Sayılı rapor ile 26/10/2015 tarih ve 2015-A-84/34 Sayılı raporların düzenlendiği,vergi müfettişi tarafından hazırlanan 29/11/2013 tarih ve 2013-A-1668/154 Sayılı raporda, mükellef şirketin inceleme konusu mükellef kurumlara dahil olduğu, dahilde işleme rejimi kapsamında , anti damping vergisi olmaksızın ithal edilen emtianaın yurt içinde satılarak ihracat taahhüdünün kargoculuk yöntemiyle usulsüz yollardan kapatılarak haksız bir şekilde vergisel yükümlülüklerden kurtulmak suretiyle kazanç elde eden bir organizasyonun parçası olduğunun tespit edildiği, söz konusu organizasyon içerisinde mükellef şirketin ortağı ve yöneticisi olan ....'ın olduğunun tespit edildiği, 01/10/2012 tarih ve 2012-A-1606/13 Sayılı görüş ve öneri raporu ile 21/01/2014 tarih ve 2014-A-579/12,15/05/2014 tarih ve 2014-A-579/37 Sayılı raporlarda .... Tekstil Ltd. Şti ile Dido Dokumacılık Ltdi Şti.'nin mükellef şirket adına düzenledikleri faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, mükellefin 2012-2015 yıllarına ait yasal defter ve belgelerini tasdik ettirdiği, 2012-2015 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin verildiği, 2012/2015 yıllarına ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği, 2012/Ocak-temmuz aylarına ilişkin "0" matrah beyan edildiği, çok yüksek miktarlarda matrah beyan edilmesine karşın 2012/Ağustos-Aralık" dönemleri dışından ödenecek katma değer vergisinin hiç çıkmadığı veya çok cüz'i olduğu, mükellefin 2012/Ocak-Aralık dönemlerine isabet eden borç ve tahsilat durumunun sorgulanmasından 363.650,61 TL vergi aslı tahakkuk ettirildiği, buna karşın 46.108,46 TL vergi aslının ödendiği, aynı dönemde gümrük vergisi ödemelerinin toplam tutarının 65.197,99 TL olduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 11/05/2016 tarih ve 9073 sayısında, ....'ın 3 yıl süreyle şirket müdürlüğüne seçildiği, 12/07/2013-8362 sayısında şirket ortakları olan .....ın paylarını .....'a devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, 05/08/2011 tarih ve 7874 sayısında ....Sanayi Bölgesi Koşuyolu Cad. No:3/2 ...../Bursa adresine taşındığının yayımlandığı, mükellef kurumun bankalar ve hesap hareketlerinin toplamı 2012 yılında 7.833,774 TL, 2013 yılında 1.368.760,29 TL,2014 yılında 6.037.660,75 TL ve 2015 yılında 2.516,403,14 TL olduğu, mükellef kurum nezdinde 14/05/2014 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ".... Sanayi Bölgesi Ankara Yolu 14 Km. ..../BURSA" adresinde yapılan yoklamada; 2 adet çalışanın olduğu ve başka çalışana rastlanılmadığı,1 çalışanın işten ayrılış bildirgesinin ibraz edildiği, aynı tarihte mükellef kurumun temsilcisi .... nezdinde " .... Sanayi Bölgesi. Koşuyolu Cad. No:3/2...." asresinde yapılan yoklamada, bina üzerindeki tabelada .... Grup yazdığı, binanın 3 katlı olduğu, 1. Katında 10 adet dokuma tezgahının bulunduğu, asgari ücretli 2 çalışanın olduğu, 2. Katında Gökdere Vergi Dairesi'nin 2950390217 numaralı mükellefi ..... Basın Yayın Gaz. A.Ş.'nin Bursahaber gazetesinin basım yayın işini yaptığı, denetim anında bu firmanın 18 çalışanın olduğu, 3. Katında ise mükellef kurum ile ....A.Ş.'nin muhasebesinin tutulduğu, söz konusu bina içerisinde daha önce faaliyet gösteren ....Tekstil Sanayi ve Tic. Ltdi. Şti. İle .... Boya Ltd. Şti.'nin faaliyetini 31/12/2013 tarihinde son verdiği, yine aynı adreste faaliyet gösteren, .... Dokumacılık Ltd. Şti'nin 31/03/2014 tarihinde terk ettiği, bahse konu firmalara ait herhangi bir demirbaşın bulunmadığı, ..... Tekstil San. Ltd. Şti. İle ..... Boya Ltd. Şti.'nin V.... Mah. Eğitim Cad. .... adresinde apartmanın zemininde 10 m2 lik bir ofisten ibaret olduğu, işyerinin gayri faal olduğu ve herhangi bir çalışanın bulunmadığı, 14/02/2014 tarihinde yapılan yoklamaya ek olarak; ....Sanayi Bölgesi koşıyolu Cad. No:3/2 adresinde bulunan üzerinde Dizdar Grup yazılı binada .... Tekstil A.Ş.'nin .... Basın Yayın A.Ş. İle faaliyet göstrerdiği, diğer tutanakta adı geçen gayri faal şirketlerin söz konusu binada faliyet göstermediği, aynı bahçe içerisinde bulunan kapı numarası yazılı olmayan yan binada ( ..... Tekstil. San. Ltd. Şti ile ....Teks Boya Ltd. Şti.'nin faaliyet gösterdiği, söz konusu şirketlerin mükellef kurumla bir ilgisi olmadığı, söz konusu şirketlerin belirtilen binadaki işyerlerini terk ettiği, terk edilen adreste Gökdere VD. Ne kayıtlı ...Tekstil Ltd Şti.'nin 25/04/2013 tarihinden beridir faaliyet gösterdiği, ayrıca .... Tekstil Boya Apr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin 25/07/2013 tarihinden beri boyahane işiyle iştigal ettiği, söz konusu firmalara ait işyerinin mülkiyetinin .....a ait olduğu , mükellef kuruma ait binanın da ....'a ait olduğu, 18/08/2015 tarihinde .... Sanayi Böl. Koşuyolu Cad. No:3/2 .... adresinde yapılan yoklamada, tekstil kumaş dokuma imalat toptan kumaş satışı işine devam ettiği, iş yeri büyüklüğünün 2000 m2 olduğu, giriş kat dokuma, 2. Kat idari kısım, 1000 m2'sinin ..... Tekstil'e ait olduğu ve aynı binanın 1. Katının.... Basın Yayın A.Ş.'ye ait olduğu, işyerinde demirbaş olarak 10 adet Dikenol marka dokumanın olduğu, yoklama esnasında 5 adet tezgahın çalışır durumda olduğu, 1 adet kumaş ölçüm makinası olduğu, iş yerinde 27 koli halinde yaklaşık 2,5 ton iplik olduğu, ipliklerin muhtelif şirketlere fason olarak çözdürüldüğü, dokumasının işletmede yapıldığı, işyerinde vardiyalı olarak 3 işçi çalıştığı, 1 işçinin yoklama anında bulunduğu, iş yeri kirasının aylık 1000 TL olduğu, şirkete ait aracın olmadığı, nakliyenin dışarıdan satın alındığı, iş yerinin şirketin faaliyeti ile uyumlu olduğu, mükellef kurumun kendi kumaş üretimi dışında zaman zaman fason kumaş dokuma işi ve toptan kumaş alımı satımı yaptığı, şirketin başka iş yeri ve şubesinin olmadığı, KDV matrahlarının yükseliğinin dokuma tezgahları dışında alım satımdan kaynaklandığı, işyerinde yoklama anında mevcut stok olmadığı, demirbaş tezgahlarının çok eski olduğu ve yoklama anında fatura olmadığının tespit edildiği, mükellef kurum hakkında yapılan sorgulamada 2012 yılında çalışan işçi olmadığı, 2013,2014 ve 2015 yıllarında ise 2 ila 4 arasında çalışan işçi olduğunun tespit edildiği, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce mükellef şirketin çalışanı olarak kendisine bildirilen kişilerin örnekleme yoluyla alınan beyanlarında; ....'ı şirketin yöneticisi olarak tanıdıkları, fabrika binasında hazır giyim konfeksiyon işi yapılmadığını ve .....r Grup adına çalıştıklarını beyan ettikleri, mükellef kurumun 2012-2015 yıllarına ilişkin herhangi bir taşıt kaydı olmadığı,2012 yılı için 148,31 TL, 2013 yılı için 801,08 TL, 2014 yılı için 3.447,00 TL ve 2015 yılı için 1.305,89 TL tutarlı nakliye giderleri tespit edildiği, 3-80 TL arası kargo giderinin olduğu, mükellef kurumun çek hareketlerinin incelenmesinden, mükellef adına Ç......tarafından işlemlerin gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, anılan kişilerin daha önce ....ekstil San. Ltd. Şti , .... Dokumacılık Ltd. Şti ve .... Basın şirketi bünyesinde çalıştıklarının görüldüğü, mükellef kurumun 2013 yılına ilişkin doğalgaz tüketimi olduğu, diğer yıllara ilişkin abonelik kaydına rastlanılmadığı, mükellef kurumun 2012-2016 yıllarına ilişkin elektrik aboneliğine rastlanılmadığı, Kestel Sanayi Bölgesinde su arıtma faaliyetini yürüten firma ile yapılan yazışma neticesinde mükellefin 1998 yılında kooparatife üye olduğu 09/02/2006 tarihinden itibaren ....Teks Boya Ltd. Şti ünvanı ile devam ettiği ve ilgili yıllarda hizmetten faydalandığı, mükellef kurumun alış-satış belgeler üzerinde yapılan karşıt incelemede çoğunluğu sahte belge düzenleyecisinden almış olduğu emtiaları aynı tarihte veya çok kısa süre içerisinde satışını gerçekleştirdiğinin tespit edildiği,
T.C. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütmekte olduğu 2011/13817 Sayılı soruşturma kapsamında yapılan operasyonlar sonucu İstanbul, Bursa, Tekirdağ ve Ankara illerindeki muhtelif adreslerde yapılan aramada el konulan evrak ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda; ....Tekstil Ltd. Şti., ....Apre Boya Ltd. Şti., .... Dokumacılık San.Ltd.Şti.nin 2012 yılı hesap ve işlemlerinin Vergi Müfettişi .... tarafından incelenmesi sonucunda hazırlanan 21.01.2014 tarih ve 2014-A-579/12, 15.05.2014 tarih ve 2014-A-579/37, 11.12.2013 tarih ve 2013-A-579/42 Sayılı raporlarda özetle; .... Tekstil San. Ltd. Şti.'nin 2012 yılında hiç boya apre yapmadığı, ....Apre Boya Ltd. Şti. Tarafından .... Ltd. Şti adına düzenlenen tüm faturaların sahte olduğu,.... Tekstil Ltd. Şti.nin bazı firmalara düzenlediği konfeksiyon ve kumaş satışına ilişkin faturaların herhangi bir mal teslimi olmadan düzenlenmiş sahte faturalar olduğu ve bu firmalar arasında mükellef kurumun da yer aldığı, ..... Dokumcılık San. Tic. Ltd. Şti.nin kapasite raporuna göre, tam kapasite halinde çalışması halinde tüketebileceği kumaş miktarının 1.851.097,06 mt olduğu, konfeksiyon imalinde tüketmesi gereken 10.760.955,86 mt kumaşı işleyebilecek kapasiteye sahip olmadığı, kapasitesi dikkate alındığında konfeksiyon satışlarının ( 1.851.097,06 / 10.760.955,86 = ) %17,20'sinin gerçek satışlarına ait olduğu, firmanın yıllık tüketim kapasitesinin 35.802,00 kg suni ve sentetik iplik, 19.278,00 kg pamuk ipliği olmak üzere toplam 55.080,00 kg olduğu, kapasite raporunun düzenlendiği tarihte 10 adet "Sanayi Tipi Düz Dikiş Makinesi" nin bulunduğu, dokuma makinelerinden beşini 02.02.2011 D....Grup A.Ş.ye tarihinde, kalan beş makineyi de 01.05.2012 tarihinde mükellef kuruma satarak elinden çıkardığı,
T.C. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve T.C. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda Vergi Müfettişi .... tarafından tanzim edilen 29.11.2013 tarih ve 2013-A-1668/154 Sayılı bilirkişi raporunda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2012/1483 Sayılı soruşturma dosyasına istinaden 2012 yılı Ağustos ayında devam eden soruşturma kapsamında yapılan çalışmalarda, ....isimli şahsın liderliğini yaptığı bir suç örgütünün varlığının ve adı geçenin koordinesinde tekstil sektöründe çok sayıda kaçakçılık faaliyeti işlendiğinin tespit edildiği, ....'in ....isimli şahsın grubun gümrükteki işlemleri başta olmak üzere birtakım resmi işlemleri takip ettiği, grubun dahilde işleme izin belgeleri olan firmalar vasıtasıyla yurda kumaş soktuğu ve bu kumaşları iç piyasaya sürdüğü, dahilde işleme rejimi kapsamında taahhüt ettiği ihracatları da başkaca şahısların temin ettiği kargo malları vasıtasıyla gerçekleştirdiği, böylelikle yurt dışından ithal edilen kumaşlar için ödenmesi gereken Anti Damping Vergisi, Gümrük Vergisi, Ek Gümrük Vergisi ve KDV ödenmemek suretiyle avantaj sağlandığı, sonuç olarak işleme şartı ile yurda soktuğu kumaşları üretim amaçlı işlemediğinin anlaşıldığı, inceleme sırasında Mali Şube Uzmanlarınca yapılan çalışmalarda organizasyonun liderinin .... olduğu ve örgütün önemli işlerini yürüten şahısların da mükellef şirkette yönetici olarak bilinen .... ın da olduğu, telefon görüşmelerinin teknik takibi neticesinde elde edilen bilgiler, firmalardan ele geçen belgeler ve diğer sorgulamalardan,..... tarafından sevk edilen organizasyonun....tarafından sevk ve idare edilen organizasyonla organik bağının olduğu, .... ve ....'ın sevk ve idaresindeki organizasyon içerisinde yer alan firmaların ....tarafından sevk ve idare edilen ve sahte fatura düzenlediği düşünülen firmalardan alışının veya satışının olduğu, organizasyon kapsamındaki firmaların kargoculuk yöntemiyle hayali ihracat yaptıkları, ayrıca organizasyondaki firmaların düzenlemiş oldukları ihracat faturaları, ihraç kayıtlı teslim faturaları fason teslim faturaları ile birbirlerine düzenledikleri tüm faturaların gerçek bir mal veya hizmet alışverişine konu olmadan düzenlenen faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, mükellef kurumun yetkilisi ...'in ifadesinde, kendi adlarına ve ....Bssın Yayın San. Tic. A.ş. de fiilen çalışmakta olduğu halde başka firmada sigortalı işçisinin olmadığını, ....Dokumacılık Teskstil San. Ti.c. Ltd. Şti., ...Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. .... Boya Apre Baskı Tekstil Ltd. Şti. ....Teks Boya Apre Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. .... Dokuma İplik Tic. A.Ş. İle herhangi bir bağının olmadığı, ..... A.Ş.'nin hattından elektrik kullandığını, şirket adına para tahsilatı yaptığı tespit edilen.....'un kendi adına hareket etmediği, Şevket Alpay'ın sigortalı çalışanı olduğu, faaliyet konusunun kumaş imalatı ve kumaş alım satımı olduğu, tahsilat ve ödemelerin bankalarla ve çek senet vermek suretiyle yapıldığı, kapasite raporundaki tespitlerin gerçeği yansıttığı, başka imalatının olmadığını beyan ettiği, mükellef kurumun 2012 yılında almış olduğu faturaların %100, 2013 yılında %98, 2014 yılıda%93 ve 2015 yılında %97'sinin sahte fatura olduğunun tespit edildiği, mükellef kurumun 2012-2015 yılları arasında sermayesinin 2.000.000.00 TL olduğu, iş hacminin ise söz konusu yıllarda sermayesinin 3 illa 34 katı arasında değiştiği, mükellef kurumun 2012 ile 2015 yılları arasında iplik alışının bulunmadığının tespit edildiği, 2014 yılında üretime başladığı kumaşları kayıtlarına göre fiilen 2015 yılında tamamladığının görüldüğü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin 18/04/2013 tarih ve 13060 ( geçerlilik tarihi 17/04/2016 ) sayılı kapasite raporuna göre mükellef kurumun toplam üretim kapasitesinin 183.600,00 m2 olduğu, 2013 yılında alıcılara teslim ettiği iddia edilen konfeksiyon ürünleri için sahip olduğu kapasitenin 2013 yılında 2,28 katı, 2015 yılında ise yaklaşık 9 katı makine ve çalışana sahip olması gerektiği, 2014 yılında ise herhangi bir üretim yapmadığı, bu kadar kumaş üretmediğinin tespit edildiği, incelemeye konu mükellefler tarafından ödeme karşılığı alınan çeklerin 10.000,00 TL ve daha küçük tutarlı olan ve A. Belçi isimli şahıs üzerinden şirket kayıtlarına giren ve çıkanlar hariç olmak üzere tamamının satıcılara ciro edildiği veya ...., ....Ş.... isimli şahıslar gibi organizaston adına hareket eden, dinleme kayıtlarının tetkikinden .... ve .... tarafından tahsil edildiğinin tepsit edildiği, noter tarafından tasdik edilen vekaletnamelerle de ortaya konulan incelemeye konu mükellefler ve ticari ilişkide bulunuan mükellefler tarafından bu şahıslara verilen vekaletnamelerle aynı şahıslar tarafından bankaya para yatırılıp çekilmek suretiyle fiktif bir para hareketi yaratıldığının tespit edildiği, mükellef kurumun .... Dokumacılık Tekstil Ltd. Şti.,....Trkstil Ltd. Şti. ,....-Teks tekstil Ltd. Şti ve ....Tekstil Ltd. Şti., ....Tekstil A.Ş. İle....Basın A.Ş.'nin içinde bulunduğu organizasyonda hareket ettiği, gerçekte herhangi bir faaliyetinin olmadığı,2012-2015 yıllarında düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte belge olduğu, düzenlemiş olduğu sahte faturalarda yazılı tutarlar üzerinden elde edilen komisyon gelirlerinden dolayı 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre Kurumlar Vergisi, Kurum Geçici Vergisi, Katma Değer Vergisi ile Gelir Stopaj Vergisi matrahlarının belirlenmesi suretiyle takdir komisyonuna sevk edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
....Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, her ne kadar mükellef şirket nezdinde yapılan yoklamalarda iş yerinde faal olduğu tespit edilse de var olan iplik stoğu, makinelerin özelliği gereği ( yoklama anında bir kısmın çalışır vaziyette görünmesi, sanayi tipi düz dikiş makinesi ve eski olmaları ) ve işçi sayısı ile yoklama anında herhangi bir mevcut kumaş stoğunun bulunmaması hususları dikkate alındığında, beyan ettiği yüksek işlem hacmini gerçekleştirebilecek fiziki alt yapısı ile ticari organizasyona sahip olmadığı, alışlarının tamamına yakınının hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde teknik raporlar bulunan mükelleflerden yapılması, ayrıca malvarlığı üzerine yapılan araştırmalarda şirketin üzerine kayıtlı motorlu taşıtın bulunmaması, yoklama anında nakliye hizmetinin dışarıdan alındığı beyan edilse de 2012 yılında 148,31 TL, 2013 yılında 801,08 TL, 2014 yılında 3.447,0 TL ve 2015 yılında 1.305,89 TL nakliye giderinin olmasını ve mükellef şirketin başkaca şube-deposunun da bulunmadığının da yoklamalarda tespit edilmesi, mükellef kurum hakkında düzenlenen kapasite raporunun çok üzerinde az sayıda işçi ile satış yapmasının ticari icaplara uygun olmaması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin adı geçen mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğunu göstermek için kuvvetli delil niteliğinde olduğu; bu sebeplerle, mükellef kurum adına tesis ettirilen mükellefiyet kapsamında 2012-2015 yılları arasında gerçek mahiyette ticari bir faaliyetin bulunmadığı ve mükellef şirketçe davacıya düzenlenen ve yüklenim-iade hesaplarına dahil edilen faturaların sahte olduğu sonucuna varılmıştır
Davacı şirkete, 2013/12 döneminde iadeye esas alınan KDV dahil 1,2 milyon kumaş satış faturaları düzenleyen İ. Dokuma Kumaş İplik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. hakkında tanzim olunan 22.06.2016 tarih ve 2016-A-4837/12 Sayılı vergi tekniği raporunda özetle; mükellef şirketin Küçükçekmece/İstanbul adresinde dış giyim parekende ticareti yapmak üzere 09/07/2013 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, defter belge ibraz yazılarının şirkete ve temsilcisine adreslerinden ayrılmış olmaları, muhtarlık kayıtlarını bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemediği, 12/07/2013 tarihli işe başlama yoklamasında, şirket yetkilisi olmadığından tespit yapılamadığı, 07/08/2013 tarihli yoklamada, 35 m2 işyerinde tekstil ürünleri şatışı yapılacağı, iş yerinin satış yeri olduğu, bir işçi, 1500 siyah bobin iplik, 300 beyaz bobin, 26.000 renkli bobin ve demirbaşlar mevcut olduğu, 09/06/2014 tarihli yoklamada, demimrbaşlar ve 60.000,00 -TL tutarında emtia, bir sigortalı çalışan bulunduğu, 14/04/2016 tarihli yoklamada, adresteki diğer şirket olan ....Moda çalışanının mükellef şirket hakkında sağlıklı bilgi vermediği, kurumlar vergis beyannamesi ile 2013 yılında 40.000,00 TL, 2014 yılında 62.000,00 TL kazanç beyan edildiği, 2015 yılında beyanname verilmediği, KDV beyannameleri ile 2013/7-12 dönemlerinde ( 9-12 dönemlerinde matrahlı ) 5,7 milyon -TL matrah, 0-TL ödenecek, 2014 yılında 4,3 milyon TL matrah, 0-TL ödenecek, 2015 yılında 17,3 milyon TL matrah, 0-TL ödenecek, 2016/1-3 dönemlerinde 4,7 milyon TL martah, 0 TL ödencek vergi beyan edildiği, muhtasar beyannamelerle, 2013 yılında 2 ve 6, 2014 yılından 0 ila 5, 2015 yılında 0 ila 2 işçi beyan edildiği, mükellef şirketin kurucu tek ortağının .... olduğu, 08/10/2013 tarihinde şirketi .....'ya devrettiği, şirket müdürünün Figen olduğu, müklellef şirket adına kayıtlı araç bulunmadığı, bildirim formları analizinden, 2013 yılında 5,4 milyon TL alış, 5,7 milyon TL şatış, 2014 yılında 3,6 milyon TL alış, 3,3 milyon TL satış, 2015 yılında 7,2 milyon TL alış, 8,2 milyon TL satış, 2016 yılı ilk üç ayında 4,2 milyon TL alış, 4,6 milyon TL satış beyan edildiği, 2013 yılında hakkında sahte belge düzenlemekten rapor bulunan 3 mükelleften alış gerçekleştirildiği, 2013 yılında .... Şti.'nin ( davacı ) yanı sıra.....Tekstil ünvanlı şirketlere de yüklü tutarda satış gerçekleştirildiği, 2014 yılında kendisinden 303.000,00 TL alış bildirildiği, 2014 yılında ..... Tekstil ünvalı şirketlere yüklü tuturda şatış bildirildiği, şirket yetkilisi Figen'in 19/07/2010-04/10/2010 tarihleri arasında bayan kuaförü olarak çalıştığı, önceki şirket sahibi T.'un bilgi isteme davetine icabet etmediği, Figen'in 03/12/2013-03/12/2014 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Örgü Konfeksiyon Şti.'nin sahte belge düzenlemeden özel esaslara alındığı, aynı şahsın 03/12/2013 tarihinde yönetim kurulu başkanı olduğu .... Şti. hakkında sahte belge düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu bulunduğu, Goya Şti.'nin 2015 yılı cirosunun 179 milyon TL, satışlarının 184 milyon TL olduğu, muhasebeci .....'ın ifadesinde, işyerinden faturaları almaya kendilerinin gittiğini, mükellefin emtiasının bulunduğunu beyan ettiği, muhasebeci ....'un ifadesinde, 100 m2 işyerinde, nakilye aracı olmadan, bir çalışanla bu ciroları yapmasının normalde şüphe uyandıracağını, ancak yurt dışındaki firmalara ihracat yapacağından mükelleften şüphelenmediklerini beyan ettiği, muhasebeci .....'nun ifadesinde, iş yerine bir kez gittiğini, çalışan olup olmadığını bilmediği bir şahsın bulunduğunu, taşıt bulunmadığını, nakliyeyi nasıl yaptığını bilmediğini, 95 m2 yerde 10-15 top kumaş, düğme, tekstil malzemesi bulunduğunu beyan ettiği, muhasebeci A. Z. Ş.'in ifadesinde, bürolarında çalışan birinin kendilerinin şifresiyle işlem yapmış olabileceğini düşündüğünü, mükellef şirketi tanımadığını beyan ettiği, ifadesine başvurulun ilk 3 muhsebecinin ....'i şirket yetkilisi olarak tanıdıkları, çalışan F. Y.'ın ifadesinde, Eylül 2013-Kasım 2015 arasında çaycı olarak çalıştığını, ...'i nadiren gördüğünü, kumaş üzerine iş yapıldığını, başka çalışanların da olduğunu, ancak isimlerini hatırlamadığını, gelenlerle bir abinin ilgilendiğini beyan ettiği, çalışan ....'ın ifadesinde, firmayı ve ....i tanımadığını o tarihlerde başka şirkette makineci tekstil işçisi olarak çalıştığını, çalışan .....z'ın ifadesinde, o yıllarda lisede okuduğunu, firmayı ve .....'i tanımadığını beyan ettiği, çalışan ....'in ifadesinde, tekstil işçisi olduğunu, başka bir şirkette çalıştığını, firmayı ve F....i tanımadığını beyan ettiği, mükellefle aynı adreste görünen .... Şti.'nin muhesebeci A. Z.'nın bu şirketi de tanımadığını, şifresinin bu şirketin muhasebe işlemlerinde de kullanılmış olabileceğini beyan ettiği, mükellef şirketin toplam 188 bin TL vergi/ceza borcunun bulunduğu, hiç vergi ödemesi yapmadığı, imalatçı vasfına haiz olmadan 3,1 milyon TL ihraç kayıtlı satış yaptığının karşıt incelemede beyan edildiği, 2016 yılınıda satışların %88'ine tekabül eden 4 milyon TL'lik kısmının yapıldığı firma yetkilisinin, mükellef şirketin çaycısı olarak çalışan F. Y. ve mükellef şirketle aynı adresi kullanan .... Şti. çalışanı ....'la muhatap olduğunu beyan ettiği, 2016 yılında 189 bin TL alış yapılan firma yetkilisinin, mükellef şirkete satış yapmadıklarını, zaten faaliyet konularının da kağıt üzerine olduğunu ifade ettiği, 449 bin TL alış yapılan firma yetkilisinin ise mükellefi tanımadığını ticari alışverişlerinin olmadığını ifade ettiği tespit edilerek, düzenlediği tüm faturaların gerçek bir alım-satım ilişkisine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varılmıştır.
İ. Dokuma Kumaş İplik Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. hakkında yapılan ve ayrıntısına yukarıda yer verilen tespitlerden, şirketin tek ortak ve yetkilisi ....'in, daha önce bayan kuaförü olarak çalıştığı, çok yüksek tutarlı ciro beyan edilen bu kapasitede bir ticari faaliyetin yürütülmesini mümkün kılacak ticari tecrübeden yoksun olduğu, ifadesine başvurulan şirket çalışanlarından bazılarının ....'i ve mükellef şirketi tanımadıklarını ifade ettikleri, karşıt incelemede ifadesine başvurulan ve milyonlarca lira tutarında satış yapılan bazı firma yetkililerin, mükellef şirketin çaycısı ve mükellef şirketle aynı adreste bulunan .... Şti. çalışanıyla muhatap olduklarını ifade ettikleri, bazılarının ise, mükellefi tanımadıklarını ve mükellefle ticari alışverişlerinin bulunmadığını, zira faaliyet gösterdikleri sektörün de farklı olduğunu beyan ettikleri, mükellef şirket yetkilisi ....in, mükellef şirketi devraldığı tarihlere yakın tarihlerde ( 03.12.2013 tarihinde ) yönetim kurulu başkanı olduğu .... Şti. hakkında mahsuben iade kolaylığından yararlanmak amacıyla hayali ihracat yapmak, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yapmak, iade tutarlarını nakte dönüştürmek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği yönünde rapor bulunduğu ( söz konusu raporun Dairemizin E:2019/3098 esas sayılı dosyasında değerlendirildiği ve adı geçen şirketin sahte belge düzenleyicisi olduğu yönünde karar verildiği ), bahsi geçen şirketin 2015 yılında 179 milyon TL ciro beyan ettiği, yine ....'in 03.12.2013 tarihinde yönetim kurulu başkanı olduğu .... Konfeksiyon Şti. hakkında da, sahte belge düzenlediği yönünde rapor bulunduğu, mükellef şirketin, Dairemizin muhtelif dosyalarında, sahte belge düzenledikleri kanaatine varılan .... ve ...Tekstil ünvanlı firmalara çok yüksek tutarlı satış bildirdiği, KDV beyannameleri ile bildirim formları arasında ciddi uyumsuzlukların bulunduğu, hiç vergi ödemediği hususları dikkate alındığında, yoklamalarda tespit ettirilen emtia ve demirbaşların, gerçek bir ticari faaliyet yürütüldüğü izlemini yaratmaya yönelik olduğu ve göstermelik olarak bulundurulduğu, zira mükellefle birlikte aynı adresin....n Şti. tarafından da kullanıldığı, yoklamalardan sonuncusunun, adı geçen şirket çalışanı nezdinde yapıldığı ve mükellef şirket hakkında sağlıklı bilgi verilemediği, karşıt incelemelerde mükellef şirketten 4 milyon TL alış yapan firma yetkilisinin, muhatap olduğunu bildirdiği ....'ın da .... Şti. çalışanı olduğu hususları göz önünde tutulduğunda, mükellef şirketçe davacıya düzenlenen ve yüklenim-iade hesaplarına dahil edilen faturaların sahte olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu cezalı tarhiyatın, sahte alış belgelerinin yüklenim ve iade listelerine dahil edilmesinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmakla, davalı istinaf isteminin bu kısım yönünden kabulüyle, Mahkeme kararının bu kısım yönünden kaldırılmasına ve davanın bu kısım yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İstanbul 4. Vergi Mahkemesi'nce verilen 04/07/2019 tarih ve E:2018/2460, K:2019/1321 Sayılı kararın, dava konusu cezalı tarhiyatın, sahte alış belgelerinin yüklenim ve iade listelerine dahil edilmesinden kaynaklanan kısmı ile 2013/1, 2, 6, 8, 9 dönemlerine ilişkin ihbarnamelerde yer alan ve dava açılmadan önce terkin edilen üç kat vergi ziyaı cezalı KDV tarhiyatlarına ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına ve bu kısımlar yönünden DAVANIN REDDİNE, dava konusu özel usulsüzlük cezasına yönelik olarak istinaf talebinin reddine, Dairemizin iş bu kararı ile hüküm fıkrası değiştirildiğinden, yargılama giderlerinin davadaki haklılık oranında yeniden takdiri gerekli görülerek, ( istinafa konu kararda her iki taraf vekili için maktu vekalet ücretlerine hükmedildiğinden, yeniden maktu vekalet ücretine hükmedilmesine gerek görülmemiştir ) aşağıda ayrıntısı gösterilen ve ilk dava aşamasında davacı tarafından yapılan 149,65-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusu aşamasında davalı idare tarafından yapılan 54,20-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 54,40-TL'den az olmamak üzere, reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca, istinaf başvurusu aşamasında harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 128,50-TL istinaf başvuru harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 23.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)