İSTEMİN KONUSU: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 02/07/2019 gün ve E:2018/435, K:2019/1901 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 18/06/2018 tarih ve 2018/20574 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce; davacının, Bank ....'daki hesabına 29/09/2014, 16/02/2015 ve 09/05/2015 tarihlerinde para yatırdığı, 10/10/2014, 31/12/2014 ve 18/03/2015 tarihlerinde katılım hesabı açtığı ve para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan .... Eğtimciler Sendikasında (.... Eğitim-Sen) Ocak 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI :Davacı tarafından, hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmaksızın meslekten çıkarıldığı, yasadışı hiçbir oluşum içerisinde olmadığı, savunma akkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Bank ....'da faizsiz bankacılık hizmeti nedeniyle ve düğünden kalan altınların güvenliğini temin amacıyla 2012 yılında hesap açtığı, 22.06.2013 tarihinde .... ünvanlı şirket aracılığı ile ev sahibi olmak için sözleşme imzaladığı, ilk iki kurada listeye giremediğinden ve sözleşme gereğince 23. ay sonunda anılan şirket tarafından kendisine ev parası verileceğinden ziynet eşyaları nedeniyle açılan hesapta para biriktirmeye başladığı, 2015 Mayıs ayında şirket tarafından ev parası verilmesi üzerine hesabında biriktirdiği paranın çekilmesi suretiyle ev aldığı, bu durumun tapu kayıtlarından tespit edilebileceği, Bank .... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu, örgütün talimatıyla para yatırma kastının olması halinde eminevimden alınan paranında Bank .... hesabına yatırmasının beklenmesi gerektiği, Sendikacılık faaliyetlerinin demokratik hayatın en önemli kazanımları olduğu, legal olarak kurulmuş bir sendikaya üye olan bir kimsenin terör örgütüne yardım ettiği sonucuna varılamayacağı, hakkında ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kesinleşmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın (avukat ücreti dahil), hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Bakılan davada, davacı tarafından, ev sahibi olmak amacıyla "...." ünvanlı şirket ile 22.06.2013 tarihinde sözleşme imzaladığı, adı geçen şirket tarafından gerçekleştirilen ilk iki kurada listeye giremediğinden ve sözleşme gereğince 23. ay sonunda anılan şirket tarafından kendisine ev almak için para verilmesi gerektiğinden Bank .... hesabında para biriktirmeye başladığı, 2015 Mayıs ayında bahse konu şirket tarafından kendisine ev almak için para verilmesi üzerine Bank .... hesabında biriktirdiği paranın da çekilmesi suretiyle ev aldığının belirtildiği, dolayısıyla Bank .... hesap hareketlerinin olağan bankacılık faaliyetleri olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürüldüğü görüldüğünden, bu durumun tespiti amacıyla Dairemiz tarafından 11/12/2019 tarihinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'na ara kararı yapılmış olup, yapılan ara kararımız üzerine adı geçen başkanlık tarafından Dairemize verilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı tarafından "...." ünvanlı şirkete 22/06/2013 - 15/05/2016 tarihleri arasında 24 adet işlemle para gönderildiği ve 23/06/2015 tarihinde ev alındığı anlaşılmakta ise de, davacının anılan tarihler arasında Bank .... hesabında gerçekleştirdiği hesap hareketlerinin bahse konu ev alımına ilişkin işlemlerin tamamını karşılamadığı, Bank .... hesabında olağan olarak kabul edilemeyecek başkaca hesap hareketlerinin de bulunduğu görülmüştür. Bu itibarla davacının Bank .... hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisini gösterdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında, "davacının, ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı" şeklinde hüküm kurulmuş ise de; davacının" FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldığı görülmekle, İdare Mahkemesince bu hususun sehven yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu karar kesinleşmemiş olduğundan; devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi ve davacı hakkında terör örgütüne yardım ettiği algısı oluşturacak bir yaklaşım ortaya konulması "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 22. İdare Mahkemesi'nce verilen 02/07/2019 gün ve E:2018/435, K:2019/1901 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 31/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)