(213 S. K. m. 122, 124)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 27.04.2015 tarihinde ihtirazi kayıt koymadan verdiği beyanname esas alınarak adına tahakkuk ettirilen elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ile ödenen 58.935,76-TL tutarındaki bedelin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 11.12.2017 tarih ve E.149084 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada; yasal düzenlemelerden; 492 sayılı Kanuna bağlı ve "İmtiyazname, Ruhsatmane ve Diploma Harçları"nı düzenleyen (8) sayılı tarifeye "XV-Elektrik üretimi lisans harçları" bölümü eklenmek suretiyle yeni bir harç grubunun oluşturulduğu ve bu kapsamda "hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretim lisans harcı" ihdas edildiği, buna göre, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında, özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli ve su kullanım bedeli ödemeyenlerin söz konusu harca tabi tutulması gerektiği belirtilmesine karşılık, gerek 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu gerek 6456 sayılı Kanun gerekse 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun lisans ihale bedeli ve su kullanım bedellerine yönelik bir tanımlama ve açıklama getirilmediği, olayda, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında, özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli ve su kullanım bedeli ödemeyenlerin tabi olacağı "hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretim lisans harcı" adı altında yeni bir harç ihdas edildiğinin görüldüğü, ancak söz konusu bedellerin özellikle su kullanım bedelinin gerek 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu’nda gerek 6456 sayılı Kanun’da gerekse 492 sayılı Harçlar Kanunu’nda tanımına, açıklamasına ve içeriğine yer verilmediği, söz konusu tanımların ikincil alt düzenlemelerde de bulunmadığı, Mahkemelerince yapılan ara karara cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden; Konuya ilişkin olarak sadece, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’na konu hakkında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’nce gönderilen yazı üzerine Genel Müdürlük, 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (8) sayılı tarifenin ”XV- Elektrik Üretim Lisans Harçları” bölümünde yer alan özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli, ve su kullanım bedeli ifadelerinin yarışma yöntemiyle ortaya çıkmış bedeller olduğunu fakat havza hidrolojik gözlem değerlendirme ve kontrol hizmet bedelinin ise “ Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” kapsamında belirlenmiş olan sabit bir bedel olduğunu değerlendirerek bu çerçevede “su kullanım bedeli” ifadesinden “hidroelektrik kaynak katkı payı” hususunun anlaşılması gerektiği "havza hidrolojik gözlem değerlendirme ve kontrol hizmet bedelinin", "su kullanım bedeli" olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı şeklinde bir yorumda bulunulduğu, bu nedenle davacı şirket tarafından havza hidrolojik gözlem değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli ödenen santral için elektrik üretim lisans harcı bildiriminde bulunarak dava konusu ödemenin yapıldığının anlaşıldığı, Su kullanım bedeli; “Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin” 1 no.lu ekinde Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Tip Anlaşma’ya yer verildiği, bu anlaşmada hidroelektrik enerji üretim tesislerinde kullanılacak suyun esasları ve bu çerçevede tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, söz konusu Yönetmelik eki bu anlaşmada “su kullanım bedeli” adı altında bir ödeme yapılması öngörülmediği, ancak, Yönetmeliğin “Hizmet Bedelleri” başlıklı 2 no.lu ekinde, “…yıllın toplam enerji üretim miktarının kWh başına 0,07933 kuruş ile çarpılarak hesaplanacak “havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli”…” düzenlemesine yer verildiği, buna göre “havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli”, Su Kullanım Hakkı Anlaşması gereği, EPDK’dan lisans alan şirketlerin üretim tesislerinin işletmeye alınmasını müteakiben lisans süresince santralde yapılan üretim miktarı üzerinden alınan bir bedel olduğu anlaşıldığı, buna göre kelime anlamıyla elektrik üretiminde kullanılan devletin tasarrufu altındaki suyun kullanım bedeli olarak anlaşılabilecek olan su kullanım bedeli ile devletin tasarrufu altındaki su kullanılarak üretilen enerji miktarı üzerinden ödenen havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli arasında sıkı bir ilişki bulunup hesaplama yöntemi de aynı şekilde bu ilişkiyi desteklediği, diğer taraftan, havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedelinin Su Kullanım Hakkı Anlaşması gereği ödenen bir bedel olduğu, bu anlaşma gereği ödenen diğer bedellerin özel amaçlarının bulunduğu, ancak bahsi geçen havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedelinin doğrudan su kullanım hakkı anlaşması bedeli diğer bir ifadeyle su kullanım bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda yukarıda belirtilen sebeplerle davacı tarafından ödenen “havza hidrolojik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli”nin su kullanım bedeli olarak değerlendirilmesi gerektiği, özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli ve su kullanım bedeli ödemeyenlerin elektrik üretimi lisans harcına tabii olduğu anlaşıldığından; ilgili dönemde adı geçen havza hidrolojik, gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedelini ödeyen davacı şirketin elektrik üretimi lisans harcını ödememesi gerektiğinden, elektrik üretimi lisans harcının iptali ile ödenen 58.935,76-TL tutarındaki bedelin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle düzeltme yoluyla yapılan başvurunun zımnen reddine vaki şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 11.12.2017 tarih ve E.149084 sayılı işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu 2014 yılına ilişkin olarak adına tahakkuk ettirilerek ödenen elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ile ödenen 58.935,76-TL tutarındaki bedelin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptaline ve ödenen 58.935,76-TL'nin yasal faizi birlikte iadesine ilişkin Mersin 1.Vergi Mahkemesi'nce verilen 06/12/2018 tarih ve E:2018/187, K:2018/1345 sayılı kararın, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, bu sebeple, davacı şirketin ihtirazi kayıt koymadan beyan ve ödemede bulunduğu elektrik üretim lisans harcını dava konusu edemeyeceği, ayrıca davanın da süresinde açılmadığı, belirtilen nedenlerden dolayı da davanın usulden reddedilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise; 6456 sayılı Kanun'un 17.maddesiyle, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı "İmtiyazname, Ruhsatname ve Diploma Harçları"nı düzenleyen (8) sayılı tarifeye "XV-Elektrik üretimi lisans harçları" bölümü eklenmek suretiyle yeni bir harç grubunun oluşturulduğu ve bu kapsamda "hidroelektrik kaynaklara dayalı elektrik üretimi lisans harcı" ihdas edilerek, elektrik üretimi lisans harçları arasında gösterildiği, buna göre, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında, özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli ve su kullanım bedeli ödemeksizin hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretim faaliyetinde bulunanların (kamu kuruluşları hariç), bu faaliyetlerden elde ettikleri bir önceki yıl gayrisafi iş hasılatı üzerinden binde on beş oranında harç ödeme mecburiyeti getirildiği, idarelerince yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği, dolayısıyla davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarece öne sürülen iddiaların hiçbirinin hukuki kaynağının bulunmadığı, dolayısıyla istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, 27.04.2015 tarihinde ihtirazi kayıt koymadan verdiği beyanname esas alınarak adına tahakkuk ettirilen elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ile ödenen 58.935,76-TL tutarındaki bedelin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle yaptığı düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığının 11.12.2017 tarih ve E.149084 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. madesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri red olunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenilebilecek vergi hatası, aynı Kanunun 116 'ncı maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış 117'nci ve 118'inci maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş bulunmaktadır.
18.04.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6456 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesinde; 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 113. maddesine “Elektrik üretimi lisans harçları her yıl kurumlar vergisi beyannamesi verme süresi içerisinde verilen bildirim üzerine, elektrik üretim faaliyetlerinden elde edilen gayrisafi iş hasılatı esas alınarak tahakkuk ettirilir, tahakkuk ettirilen harçlar ayrıca mükellefe tebliğ edilmez ve mayıs ayı içerisinde ödenir. Genel bütçe geliri olarak kaydedilen elektrik üretimi lisans harçlarından hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretim lisans harçlarının %90’ı, haziran ayının sonuna kadar, hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretimi yapan tesisin bulunduğu yerin il özel idaresine, il özel idaresi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesine aktarılır. Hesaplanarak aktarılan bu tutarlar, 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna göre belediyelere ve il özel idarelerine ayrılacak payların hesabında matraha dâhil edilmez.” hükmü, 17. maddesinde de; 492 sayılı Kanuna bağlı (8) sayılı tarifeye “XV- Elektrik üretimi lisans harçları: 1- Hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretim lisansı (Her yıl için):Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında, özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli ve su kullanım bedeli ödemeksizin hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretim faaliyetinde bulunanların (Kamu Kuruluşları hariç) bu faaliyetlerden elde ettikleri bir önceki yıl gayrisafi iş hasılatı üzerinden Binde 15, Üreticilerin kendi ihtiyaçları için kullandıkları elektriğin bedeli gayrisafi iş hasılatına dâhil edilmez.” hükmü eklenmiş, 60. maddesinde ise bu düzenlemelerin 01.01.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 6456 sayılı kanunun 492 sayılı Harçlar Kanununda değişiklik yapan 16 ve 17 nci madde gerekçelerinde amacın, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında özelleştirme bedeli, lisans bedeli ve su kullanım bedeli ödemeksizin hidrolik kaynaklara dayalı elektrik üretim faaliyetinde yatırım yapanların, yatırım yaptıkları bölgelerdeki altyapılarda meydana getirebileceği zararların karşılanmasında il özel idarelerine veya il özel idaresi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyelerine kaynak sağlanması olduğu ifade edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; havza hidrolojik gözlem değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli ödeyerek Sarıkavak Barajında hidroelektrik santralıyla elektrik üretimi ve ticareti faaliyetini gerçekleştiren davacı şirket tarafından 29.01.2015 tarihinde 10.703,93-TL'lik havza hidrolik gözlem, değerlendirme ve kontrol hizmet bedeli ödemesi yapıldığı daha sonra 27.04.2015 tarihinde ihtirazi kayıt konulmadan elektrik üretim lisans harcı beyannamesinin verildiği, 28.05.2015 tarihinde de tahakkuk ettirilen 58.935,76 TL elektrik üretim lisans harcının ödemesinin yapıldığı, ödemesi yapılan elektrik üretimi lisans harcının yasal olmadığı gerekçesi ile ödenen bedelin iade edilmesi istemiyle dava açma süresi geçirildikten sonra 20.07.2017 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunduğu, bu başvurunun davalı idarece zımnen reddi üzerine davacı şirket tarafından söz konusu davalı idare işleminin iptali istemiyle Mahkememizin E:2017/928 esasına kayden dava açıldığı, Mahkememizin 07.11.2017 tarih K:2017/1225 sayılı kararıyla dava dilekçesi ve ekleri şikayet mercii olan Gelir İdaresi Başkanlığı'na tevdii edildiği, bunun akabinde davalı idarece şikayet başvurusunun 11.12.2017 tarih ve E.149084 sayılı işlemiyle reddi üzerine söz şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen bedelin yasal faiziyle iadesi istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Sözü edilen yasal düzenlemelere göre düzeltme yolu, vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince, vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir.
Başka bir anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır.
Bu durumda, davacı iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp, hukuki bir ihtilaf niteliğinde olduğundan diğer bir ifadeyle, ihtilafın çözümü maddi olayların ve mevzuatın değerlendirilmesi ve yorumunu gerektirmesi nedeniyle, uyuşmazlığın, düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mersin 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 06/12/2018 tarih ve E:2018/187, K:2018/1345 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, mahkeme aşamasında davacı tarafından karşılanan 166,35-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 67,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Harçlar Kanunu uyarınca 44,40-TL'den az olmamak üzere reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idareye iadesine, kesin olarak, 02/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)