(2577 S. K. m. 45) (5326 S. K. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Düzce ili, Gümüşova ilçesi sınırları dahilinde Hacıkadirler ve Kahveleryanı Köyleri civarında ....... Hafriyat ünvanı ile davacı tarafından izinsiz ve ruhsatsız (ariyet) kaya dolgu malzemesi üretilmesi sebebiyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12 ve Maden Yönetmeliğinin 54. Maddesi uyarınca davacı hakkında düzenlenen 19/02/2019 tarih E. 1404 sayılı 24.204,60 TL idari para cezasının ödenmesinin istenilmesine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezası yaptırımından kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27. maddeleri göz önüne alındığında ve 3213 sayılı Kanun'da dava açılacak yargı merciinin gösterilmemiş olması nedeniyle davaya Sulh Ceza Mahkemesinde bakılması gerektiğinden uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ilişkin olarak Bolu İdare Mahkemesince verilen 03/07/2019 tarih ve E:2019/516, K:2019/591sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; Düzce ili, Gümüşova ilçesi sınırları dahilinde Hacıkadirler ve Kahveleryanı Köyleri civarında ....... Hafriyat ünvanı ile davacı tarafından izinsiz ve ruhsatsız (ariyet) kaya dolgu malzemesi üretilmesi sebebiyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12 ve Maden Yönetmeliğinin 54. Maddesi uyarınca davacı hakkında düzenlenen 19/02/2019 tarih E. 1404 sayılı 24.204,60TL idari para cezasının ödenmesinin istenilmesine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun,28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilen 13. maddesinin 3. fıkrasında; "Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına ödenir. İdari para cezalarına karşı otuz gün içinde idare mahkemelerinde dava açılabilir. Verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması takip ve tahsilatı durdurmaz. Genel Müdürlük genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili bedeli en geç on beş iş günü içerisinde Hazine hesabına aktarır. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. İlgili tahsil dairesi idari para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içerisinde durumu Genel Müdürlüğe bildirir. " hükmü yer almaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "yaptırım türleri" başlıklı 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların, idari para cezası ve idari tedbirlerden; idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerden ibaret olduğu, aynı Kanun'un 06/12/2006 gün ve 5560 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle değişik 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, bu Kanunun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı düzenlemeleri yer almaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu'na yukarıda yer verilen düzenleme ile, Maden Kanunu kapsamında uygulanan idari para cezalarına karşı İdare Mahkemeleri nezdinde 30 gün içerisinde dava açılabileceği kuralı getirilmiştir.
Kabahatler Kanunu'nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı açıktır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. (Uyuşmazlık Mahkemesi'nin E:2016/245, K:2016/288 ve E:2016/219, K:2016/265 sayılı kararları da bu yöndedir.)
Bu bakımdan, yukarıda anılan değişiklik hükmüne göre 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca uygulanan idari para cezalarına karşı açılan davalarda görevli yargı merciinin idare mahkemeleri olması ve derdest davalar yönünden intikal hükmüne yer verilmemesi karşısında, davanın görüm ve çözümünde İdare Mahkemesi görevli bulunduğundan, davanın görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bolu İdare Mahkemesince verilen 03/07/2019 tarih ve E:2019/516, K:2019/591 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE; Mahkemece kaldırma kararı üzerine uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verileceğinden, bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)