(3194 S. K. Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 14, 45) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar m. 6)
İSTEMİN KONUSU: Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 15/10/2019 tarih ve E:2019/366, K:2019/673 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sakarya İli, Serdivan İlçesi, .... Mahallesi, .... Sokak üzerinde bulunan 11522 parselde bulunan adına kayıtlı taşınmaz için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında alınan 17.10.2018 tarih ve .... nolu yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine ilişkin 30/04/2019 tarih ve 51949768-622.01.E.8650 sayılı Sakarya Valiliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi
kararının özeti: Sakarya..... İdare Mahkemesinin 15/10/2019 tarih ve E:2019/366, K:2019/673 sayılı kararı ile;" ...uyuşmazlıkta, .... uydu görüntüleri ve dosyada mevcut CİMER başvurusu ekinde sunulan fotoğrafların incelenmesinden, dava konusu taşınmazın 10.07.2017 ve 16.03.2018 tarihli uydu görüntülerinde, çatı şeklinin "teras" olduğu, ancak 03.07.2018 ve 14.08.2018 tarihli görüntülerde ise çatı şeklinin "kırma" olduğunun görüldüğü, böylelikle aykırılığın 2018 yılı içerisinde gerçekleştiği, bu durumda, söz konusu bağımsız bölüm için alınan 17.10.2018 tarih ve .... nolu Yapı Kayıt belgesinin "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'a aykırı olarak 31.12.2017 tarihinden sonra inşa edilen bir yapı için alındığı anlaşıldığından, yapı kayıt belgesinin iptaline dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı tarafından; uydu görüntülerinde belirlenen tarih aralıklarının doğruluklarının tartışmaya açık olduğu, uyuşmazlık konusu taşınmazın çatısının 2017 yılının 8-9-10. aylarda yapılarak tamamlandığı, 2018 yılında ise sadece rüzgar, fırtına ve yağmur ile oluşan deformasyonu gidermek için düzeltme yapıldığı, yapı kayıt belgesi bulunan taşınmazda tamirat yapılmasında hukuken sakınca bulunmadığı, çatının 2018 yılında yapıldığının kabul edilmesinin ve yapı kayıt belgesi bulunmasına rağmen kaçak olarak yapıldığının iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf talebinin kabulüyle mahkeme kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Sakarya İli, Serdivan İlçesi, .... Mahallesi, .... Sokak üzerinde bulunan 11522 parselde bulunan adına kayıtlı taşınmaz için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında alınan 17.10.2018 tarih ve .... nolu yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine ilişkin 30/04/2019 tarih ve 51949768-622.01.E.8650 sayılı Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
11.05.2018 günlü, 7143 sayılı Yasa ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde şu şekildedir:
“Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir. Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir."
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 4. maddesinin 1. fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesinin 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verileceği belirtilmiş, 6. maddesinin 6. fıkrasında, “İnşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verilir ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilir.” hükmüne; ‘Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar’ başlıklı 8.maddesinin 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; Sakarya İli, Serdivan İlçesi, .... Mahallesi, .... Sokak üzerinde bulunan 11522 parselde bulunan adına kayıtlı taşınmaz için 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında alınan 17.10.2018 tarih ve .... nolu yapı kayıt belgesinin 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı kanaatine varıldığından bahisle 30/04/2019 tarih ve 51949768-622.01.E.8650 sayılı Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemiyle iptal edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemde 24.12.2018 tarih ve 1802578915 numaralı, 08.05.2018 tarih-1800787511 numaralı ve 12.06.2018 tarih-1801009978 numaralı CİMER başvuruları ile; Serdivan İlçesi, .... Mahallesi, .... Sokakta bulunan 11522 numaralı parsel üzerindeki binaya Nisan 2018'de kaçak çatı katı yapıldığının bildirildiği; 25.05.2018 ve 27.06.2018 tarihlerinde Serdivan Belediyesi'nce onaylı mimari projeye aykırı çatı katı yapıldığı tespit edildiği ve kaldırılması için süre verildiği, kaldırılmadığı taktirde Belediye Encümenine havale edilerek yasal işlemin başlatılacağının bildirildiği; 06.08.2018 tarihli ve 1801403542 numaralı CİMER başvurusu ile şikayet konusunun yinelenmesi üzerine Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekipleri tarafından Serdivan ilçesi, Bcşköprü Mahallesi, .... Sokak'ta bulunan 11522 numaralı parsel üzerindeki binada 06.03.2019 tarihinde yapılan incelemede, şikayet konusu edilen çatı katının ve bağımsız bölümün mevcut olduğu tespitinin yapılması ve bu yapı için 17.10.2018 tarihinde .... nolu Yapı Kayıt Belgesi alındığının anlaşılması üzerine 11522 parsel için uydu görüntülerinden davalı idare tarafından yapılan incelemede; 10.07.2017 ve 16.03.2018 tarihlerinde binanın çatı şeklinin "teras" olduğu; ancak 03.07.2018 ve 14.08.2018 tarihlerinde çatı şeklinin "kırma" olduğu, dolayısıyla, şikayet konusu çatının 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı kanaatine varıldığının belirtildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesince; .... uydu görüntüleri ve dosyada mevcut CİMER başvurusu ekinde sunulan fotoğrafların incelenmesinden, dava konusu taşınmazın 10.07.2017 ve 16.03.2018tarihli uydu görüntülerinde, çatı şeklinin "teras" olduğu, ancak 03.07.2018 ve 14.08.2018 tarihli görüntülerde ise çatı şeklinin"kırma" olduğunungörüldüğü, böylelikle aykırılığın 2018 yılı içerisinde gerçekleştiği, bu durumda 31.12.2017 tarihinden sonra inşa edilen bir yapı için alındığı anlaşıldığından, yapı kayıt belgesinin iptaline dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat gereği, Yapı Kayıt Belgesinin 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı veya imar mevzuatına aykırı yapılar için yapı sahiplerinin müracaatları üzerine ve beyanına göre düzenlenebileceği, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği, 31/12/2017 tarihinden sonra yapılmış yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceğinden, Yapı Kayıt Belgesinin bu sebeple iptaline ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda yapı kayıt belgesi verilen yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının idarece somut bilgi ve belgelerle kanıtlanamaması durumunda, yapı kayıt belgesine konu yapıların 31/12/2017 tarihinden önce yapılıp yapılmadığı hususunun mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Ayrıca, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin 6. fıkrası uyarınca inşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verileceği, nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 18/03/2019 tarihli, E.64294 sayılı görüş yazısında, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin 6. fıkrasına göre, inşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için Yapı Kayıt Belgesi alınabileceği, bitmiş olarak kabul edilip Yapı Kayıt Belgesi alınabilmesi için betonarme/çelik karkas yapılarda; taşıyıcı sistem (perde, kolon vb) ve üst tabliyenin bitmiş olması veya çatının örtülmüş olması, yığma yapılarda ise; taşıyıcı tuğla duvar imalatı ve duvar üzerinde teşkil edilmesi gereken kiriş ve üst tabliyenin bitmiş olması gerektiği, belirtilen seviyedeki inşaatlarda ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile yapı kayıt belgesi alınabileceği ve yapı kayıt belgesi alınan kısımların eksik inşaat işlerinin tamamlanabileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin 6. fıkrası uyarınca yapı kayıt belgesi verildiğinin öne sürülmesi durumunda, İdare Mahkemesince bu hususun araştırılması gerekeceği de tabidir.
Somut olayda, davalı İdarece, uyuşmazlık konusu yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı kanaatine varılmakla birlikte, dosyada mevcut bilgi ve belgeler bu sonuca ulaşılması için yeterli olmadığından, Mahkemesince uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin 2017 ve 2018 yıllarına ait .... uydu görüntülerinin (hava fotoğraflarının) ilgili kurumlardan temin edilmesi ve gerekli görülmesi halinde yapının 31/12/2017 tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı hususunun mahallinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşturulması ve düzenlenecek bilirkişi raporu dava konusu yapı kayıt belgesine ilişkin başvuru formuna eklenen fotoğraflar ve diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlık konusu yapının Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek bir yapı olup olmadığının belirlenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlıkla ilgili deliller toplanıp değerlendirilmeden verilen istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; İdare Hukukunun yerleşmiş ilkelerinden biri olan usulde ve yetkide paralellik ilkesi uyarınca, yasada aksine bir düzenleme veya değişiklik yapılmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanması zorunlu olup, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Yapı Kayıt Belgesi verilmesi yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğu, dolayısıyla, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin yetkinin de Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğunun kabulü gerektiği, yapı kayıt belgesinin usulsüz olarak alındığının tespit edilmesi durumunda Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı kayıt belgesinin sistem üzerinden iptal edilerek, müracaat sahibi hakkında Türk Ceza Kanununun 206’ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması işlemlerinin Valiliklerince (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yürütülmesinin istenildiğinin belirtildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesince yeniden verilecek karar sırasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü yazısının da dosyaya ibrazının sağlanarak, devre ilişkin yasal hüküm bulunup bulunmadığının ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem tesisi konusunda Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan geçerli bir yetki devri bulunup bulunmadığının araştırılıp değerlendirilmesi gerekeceği de tabidir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde; dava dilekçelerinin husumet yönünden inceleneceği, 15/1-c maddesinde ise; davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesinin belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği, aynı Kanunun 14. maddesinin 6. fıkrasında; yukarıda belirtilen usule aykırılığın ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup, anılan hükümler birlikte incelendiğinde; dava konusu edilen işlemin, bu işlemi tesis eden idarenin ve bunlara bağlı olarak husumet yöneltilen tarafın açık ve kesin bir şekilde dava dilekçesinde belirtileceği, yargı yerince yapılan inceleme sonucunda ise, davanın konusu esas alınmak suretiyle, davalı tarafın hatalı gösterilmiş olması halinde husumetin düzeltilmesine re'sen karar verileceği ve varsa dava konusu işlemin tesisinde ilgisi olmayan tarafın husumet mevkiinden çıkartılarak davanın doğru hasım belirlenerek görülmesine karar verileceği tabii olup, davaya konu uyuşmazlığın incelenmesi ve sonuçlandırılmasının ancak husumetin doğru olarak tespit edilmesine bağlı olması nedeniyle husumete yönelik eksiklik ya da yanlışlık içeren bir kararın bu yönden usul hükümlerine aykırılık taşıyacağı açıktır.
Olayda, Yapı Kayıt Belgesi verilmesi yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait olduğu, dava konusu işlemin ise, Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tesis edildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının dava konusu işlemin tesisi aşamasında ilgisinin bulunduğu göz önüne alındığında, davanın Sakarya Valiliği yanında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da husumet mevkiine alınması suretiyle görülüp karara bağlanması gerekirken, yalnızca Bursa Valiliği husumetiyle verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince yargısal denetime elverişli olmayan şekilde hüküm kurulması ve yukarıda belirtilen usuli eksiklikler nedeniyle, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 4.fıkrası uyarınca davacı İSTİNAF BAŞVURUSUNUNKABULÜNE,
2.Sakarya.....İdare Mahkemesinin 15/10/2019 tarih ve E:2019/366, K:2019/673 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)