(2709 S. K. m. 74) (2577 S. K. m. 45) (4982 S. K. m. 1, 2, 4, 5, 7, 9, 19, 21)
İSTEMİN ÖZETİ: ….. Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Motorlu Araçlar ve Ulaştırma Teknolojileri Bölümü'nde öğretim üyesi olan davacının, 4982 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu başvurusuna ilişkin tesis edilen …….. Üniversitesi Genel Sekreterliği'nin 19/01/2018 gün ve 3981 sayılı işleminin iptali istemiyle açtığı davada; davanın reddine karar veren Ordu İdare Mahkemesi'nin 06/12/2018 gün ve E:2018/153, K:2018/1501sayılı kararının; Mahkeme kararında, disiplin soruşturmalarında belirlilik ilkesi ve savunma hakkı ilkesini ihlal ettiği, savunma hakkının Anayasada yer alan temel haklardan olduğu, Anayasa ile güvence altına alındığı, savunma hakkının kullanılabilmesi bakımından önemli hususların başında; savunması istenen kamu görevlisine suçlama konusunun ve hakkındaki isnadın ne olduğunun açıkça bildirilmesi gerektiği, bu bildirimde memura disiplin suçu olarak isnat olunan hal ve davranışın yeri, zamanı ve oluş şeklinin bulunması gerektiği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idare vekilince, bilgi edinme hakkının birincil amacının kişilerin kendilerine ilişkin resmi bilgi ve belgelere ulaşmalarının sağlanması suretiyle hak ve menfaatlerini korumalarını sağlamak olduğu, herkesin hakkını kullanırken dürüstlük kurallarına uyması gerektiği ve hakkın açıkça kötüye kullanımını hukuk düzeninin korumayacağı yönündeki genel hukuk ilkesinin 4982 sayılı Kanun kapsamında da geçerli olduğu, davacının üçüncü kişiye ait bilgi ve belgelerin kendisine verilmemesi nedeniyle kişisel bir menfaatinin ihlal edildiğinden bahsedilmeyeceği gibi, dava konusu olayda ilgili birim tarafından anılan Kanun maddelerinde yer alan düzenlemeler göz önünde bulundurularak üçüncü kişilere ait bilgilerin verilmesinin uygun olmadığının belirtildiği, 4982 sayılı Kanun kapsamına girmeyen bilgi ve belge talebinin reddedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülerek davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, ……. Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Motorlu Araçlar ve Ulaştırma Teknolojileri Bölümü'nde öğretim üyesi olan davacının, 4982 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu başvurusuna ilişkin tesis edilen ……. Üniversitesi Genel Sekreterliği'nin 19/01/2018 gün ve 3981 sayılı işleminin iptali istemine ilişkindir.
İdare Mahkemesi'nce; davacı tarafından 05/01/2018 tarihli idareye başvuru dilekçesiyle istenen Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü'nün 17/11/2017 gün ve 1467 sayılı yazısının içeriğinde öğrenci …….. tarafından davacı hakkında verilen bazı ifadelerle birlikte bunun doğrultusunda ortaya çıkan tespitlere de yer verildiği, bu sebeple anılan iki sayfalık yazıda yer alan yaklaşık üç satırlık bölümün karartılarak talep edilen yazının Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 9 ve 21'nci maddeleri kapsamında yeniden düzenlenmiş halinin davacıya verildiği, uyuşmazlığa konu olay itibariyle evraklarda gerekli karartma yapılarak kişilerin ifadelerinin açığa çıkmasının veya başlatılması muhtemel olan bir soruşturmanın seyrinin olumsuz yönde etkilenmesinin önüne geçildiği, idarece bilhassa disiplin soruşturmasına konu olabilecek bilgi ve belge istemli evrakın ilgilisine verilmesinin daha sonraki dönemlerde davalı idarece yapılacak soruşturmalarda bilgisine başvurulacak kişilerin ifade ve bilgi vermeden kaçınmasına ve soruşturmaların akamete uğramasına neden olabileceği anlaşıldığından, davacının başvurusunda istenen yazının 4982 sayılı Kanunun 9 ve 21'nci maddeleri kapsamında yeniden düzenlenip tanzim edilerek verilmesine dair dava konusu …… Üniversitesi Genel Sekreterliği'nin 19/01/2018 gün ve 3981 sayılı işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74'üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, "Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir" hükmü yer almaktadır.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 1'inci maddesinde; bu Kanun'un amacının; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olduğu; 2'nci maddesinde; bu Kanunun; kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanacağı; 4'üncü maddesinde; herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu; 5'inci maddesinde; kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı, 7'nci maddesinde; "Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir" hükmü, "Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme" başlıklı 9'uncu maddesinde; "İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir." hükmü, "Özel hayatın gizliliği" başlıklı 21'inci maddesinde; "Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir." hükmü "idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler" başlıklı 19 uncu maddesinde ise; "Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde;
a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak,
b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak,
c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek,
d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek,
Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ……… Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Motorlu Araçlar ve Ulaştırma Teknolojileri Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, muhtelif tarihlerde davalı idareye verdiği dilekçeleriyle ilgili açıklamalar içeren Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü'nün 17/11/2017 gün ve 1467 sayılı yazısının onaylı bir örneğinin 4982 sayılı Kanun çerçevesinde tarafına verilmesinin istenildiği, istenilen yazının Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 9 ve 21'inci maddeleri kapsamında yeniden düzenlenip bir öğrenciye ait ifadeler çıkarılarak davacıya verilmesine dair …….. Üniversitesi Genel Sekreterliği'nin 19/01/2018 gün ve 3981 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı her ne kadar 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 9 ve 21.maddeleri olarak gösterilmişse de; davacı tarafından istenilen belgenin 9.maddede öngörüldüğü şekilde, gizli veya açıklanması yasaklanan bilgi niteliği taşımadığı, Öğretim Görevlisi ……. hakkında yaptığı şikayete esas olan belgelerden birisinin, kişinin isteği dışında imzalatılan belge olduğu iddiasını içerdiği görülmektedir. ……'nın ise davacının, şikayetinde haksız olduğu ve kendisini töhmet altında bıraktığı iddiasıyla şikayet dilekçesi vermesi üzerine davacı hakkında inceleme başlatıldığı, dolayısıyla dava konusu bilginin incelemedeki delillerden birini oluşturduğu, bu durumun davacıyı etkiler nitelikte olduğu açıktır. Diğer yandan, davalı idarece bu bilginin açıklanması halinde Kanunun 21.maddesinde öngörüldüğü şekilde; kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler olduğu hususlarının da somut bir şekilde ortaya konulamadığı görülmüştür.
Dolayısıyla, davacının etkin savunma yapabilmesi için hakkındaki iddiaları bilmesi gerektiği açık olup bu kapsamda, hakkındaki şikayetlere ilişkin delil oluşturacak bilginin, ilgili belgeden çıkarılmak suretiyle davacıya verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aksi yöndeki Mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Ordu İdare Mahkemesi'nin 06/12/2018 gün ve E:2018/153, K:2018/1501 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava aşamasına ait 156,80-TL yargılama gideri ve istinaf başvuru aşamasına ait 171,60-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta giderinin davacıya iadesine, 29/01/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)