İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/04/2019 gün ve E:2018/3944, K:2019/1750 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 11/04/2018 tarih ve 2018/10904 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı .... Katılım Bankası AŞ'de (Bank ....) 2014 yılından sonra para yatırdığı, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen .... Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014 yılında ödeme bilgisinin bulunduğu, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI :Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, kamu görevinden ihracına ilişkin KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer verilen usullere uyulmadığı, hakkında yapılan işlem nedeniyle Anayasa ve AİHS'de yer verilen birden çok hak ve hürriyetlere aykırı davranıldığı, hakkında terör örgütü ile bağlantısını belirleyen kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, Bylock programını kullandığına ilişkin tespitlerin gerçeği yansıtmadığı, Bylock verilerinin çelişkiler ve hatalar içerdiği, Bank .... hesabının 2004-2005 yılında maaş hesabı olarak açıldığı, örgüt liderinin çağrısı üzerine işlem yapmadığı, sıra dışı hesap hareketliliğinin bulunmadığı, rutin işlemler olduğu, anılan bankanın söz konusu dönemde devletin denetim ve gözetimi altında yasal olarak faaliyet gösterdiği, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı davranıldığı, FETÖ/PDY oluşumundan talimat almadığı, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçe ve dayanaktan yoksun olduğu, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının Anayasa ve ilgili mevzuata aykırı olduğu, iltisak ve irtibat kavramlarının muğlak olduğu, bu kavramlara işaret edilerek yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu, eşitlik ilkesine ve etkili başvuru hakkına aykırı karar verildiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1- Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/04/2019 gün ve E:2018/3944, K:2019/1750 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda "...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince;"...belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin işbu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3- Anılan kararda; "... davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "... davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili için işbu kararın kesinleşmesinden sonra ilgili kuruma müzekkere yazılmasına..."şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
4- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)