İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/03/2019 gün ve E:2018/2381, K:2019/664 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 22/01/2018 tarih ve 2018/2335 sayılı işlemin iptali ve anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı ve BDDK öncesi çalıştığı Maliye Bakanlığı'nda Vergi Müfettişliği Görevde Yükselme Sınavında FETÖ mensuplarının gerçekleştirdiği kopya eylemlerini gerçekleştiren kişiler arasında yer aldığı yönünde istihbari bilgi bulunduğunun Komisyon tarafından tespit edildiği, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem Mahkememizce hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu, ihracına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin amaç, konu ve süre bakımından hukuka aykırı olduğu, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı başta olmak üzere en temel insan haklarının ihlal edildiği, Olağan Hal İşlemelerini İnceleme Komisyonu kararının Devlet Memurları Kanunu'nun amir hükümleri ile anayasal ilke ve kurallara aykırı olduğu, 692 sayılı KHK ile ihraç edildiğinde kendisine hiçbir gerekçe bildirilmediği, ihraç tarihi itibariyle hangi sebeplerle ihraç edildiğini bilmediği, hakkında ileri sürülen delillerin ceza yargılamasında ve idari yargıda itibar edilebilecek delillerden olmadığı, ceza mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararının kesinleşmediği, Bylock verilerinin hatalar içerdiği, google gibi herkese açık bir platformda tartışılan bir programın "kriptografik" olduğunun ileri sürülemeyeceği, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağı olmaksızın Bylock kullanıcısı olduğundan bahsedilemeyeceği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/03/2019 gün ve E:2018/2381, K:2019/664 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin (davacıdan tahsil edilen 5,20-TL vekalet harcı düşüldükten sonra kalan 151,20-TL'nin) davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin (davacıdan tahsil edilen 5,20-TL vekalet harcı düşüldükten sonra kalan 151,20-TL'nin) kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili kuruma müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine,
3-Anılan kararda ''...belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''belirlenen 1.362,00TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
4-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)