İSTEMİN KONUSU: Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/05/2019 gün ve E:2018/1056, K:2019/647 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 02/07/2018 tarih ve 2018/22605 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce; davacının, örgüt içi kriptolu haberleşme sistemi olarak kullanılan ByLock programına girdiğinin tespit edildiği, Bank ........ isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, ........ Eğitimciler Sendikasına 24 ay süreyle üye olduğu, kendisinden 33 ay sendika kesintisi yapıldığı, ........ Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemede bulunduğu, ........ Derneğine sms ile para gönderdiği, FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle 667 sayılı KHK ile kapatılan Bursa Köylerini Kalkındırma Derneğine 2013-2015 yılları arasında üye olduğu, FETÖ/PDY'ye müzahir olması nedeniyle kapatılan şirketlere ödemede bulunduğu, çocuğunun kapatılan FETÖ/PDY ile iltisaklı özel okulda kaydının olduğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI :Davacı tarafından, kamudan ihraç işleminin masumiyet karinesi, özel hayata saygı, ayrımcılık yasağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, mülkiyet hakkı eğitim hakkı gibi AİHS kapsamındaki birçok hakkı ihlal ettiği, aynı şekilde Anayasada yer verilen adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin somut bir neden olmadığı, İdare Mahkemesince yapılan değerlendirmenin hukuka uygun olmadığı, İdare Mahkemesi'nce Bylock kullanmamasına rağmen Bylock kullandığının varsayımsal olarak kabul edilmesi suretiyle davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, Bank ........'nın faizsiz bankacılık faaliyetleri nedeniyle kullanıldığı, örgüt liderinin talimatı ile anılan bankada para yatırmadığı, ........ Eğitimciler Sendikasına üye olmasının yasal bir faaliyet olduğu, bu sendikaya üye olmasının terör örgütü ile iltisak içerisinde olduğu şeklinde kabul edilemeyeceği, SMS ile ........ derneğine yapılan bağışı hatırlamadığı, yapılmış ise de bunun dini ve insani duygularla ilgili olabileceği, KHK ile kapatılan dernek üyeliğinin bu derneğin terör örgütü ile irtibatlandırılmasından önceki bir tarihe ilişkin olduğu, ........ Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemelerin illegal olmadığı, hakkında kesinleşen mahkumiyet kararı bulunmadığı, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İstinaf konusu idare mahkemesi kararında, diğer delillerle birlikte davacının Bank ........'da bulunan hesabına ilişkin işlemler de irtibat ve iltisak sebebi sayılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarihli E:2018/16-418, K:2019/513 sayılı kararında; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle ilgili olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, örgüt lideri Fethullah Gülen'in talimatıyla, para toplama ve mali kaynak oluşturma amacıyla, yasal görünüm altında kurulan Bank ........'nın örgütün finans kaynaklarından biri olduğu, 2013 yılı Aralık ayı sonrasında mali olarak zor duruma düşen bu bankanın parasal kaynak yönünden iyi durumda olduğunu göstermek, bankacılık sektöründeki faaliyetlerinin ve böylelikle örgüte para aktarımının devamlılığını sağlamak amacıyla, bizzat örgüt liderinin bankaya para yatırılmasına yönelik 25.12.2013 tarihli çağrısı doğrultusunda, bu çağrıya uyan kişilerce özellikle 2014 yılının başından itibaren gerek bir kısım mal varlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin örgüt yararına para yatırılması, katılım hesapları açılması, döviz ve altın alım satımı gibi işlemler yapıldığının tespit edildiği" belirtilmiştir.
FETÖ/PDY lideri tarafından çağrının yapıldığı 25/12/2013 tarihinden, bankanın TMSF'ye devir edildiği 29/05/2015 tarihine kadar, yeni hesaplar açma, para yatırma ve açılmış olan hesaplardaki mevduat tutarlarını artırma işlemlerine devam edildiği, 29/05/2015 tarihinden sonra hesap açma ve para yatırma işlemlerinin büyük ölçüde azaldığı dikkate alındığında; belirtilen tarih aralığında bankacılık açısından tamamen riskli konuma geldiği bilinebilen bankada yeni hesaplar açtırmanın ve para yatırmanın, Dairemizin çok sayıda kararında vurgulandığı üzere; “eylemlerini bir grubun, örgütün ya da yapının bireysel iletişim, yazılı ve görsel basın, sosyal medya paylaşımları üzerinden gelen mesajları, işaretleri, talimatları veya yönlendirmeleri çerçevesinde belirleme hali" şeklinde tanımlanan iltisak ve irtibat düzeyinde FETÖ/PDY ile ilişkinin varlığını ortaya koyduğu, parası bulunmasa bile başka bankalardan faizli kredi kullanmak suretiyle elde ettikleri kaynakları örgüt liderinin talimatlandırdığı bankaya yatıranların durumunun ise ancak örgüt liderine samimi bir bağ ve örgütle kurulmuş olan kuvvetli irtibat ile izah edilebileceği, FETÖ/PDY liderinin talimatını yerine getirme uğruna maddi varlıklarını ve manevi değerlerini aşındıran bu kişiler bakımından, iltisak ve irtibat düzeyinin ötesine geçildiği açıktır.
Buna karşın Dairemizce; 25/12/2013 tarihinden önce ve 29/05/2015 tarihinden sonra Bank ........'da hesap açtırmanın, tutarı ne olursa olsun para yatırmanın ve diğer bankacılık işlemleri yapmanın, anılan tarih aralığındaki hesap açma ve para yatırma şeklindeki hareketlerin ise; konut, ihtiyaç, araç vb. kredilerin geri ödemesi, kredi kartı ödemesi, okul taksidi ödemesi, sosyal güvenlik prim ödemesi, vergi ödemesi, bireysel emeklilik ödemesi gibi gerçek bir ticari, iktisadi ve beşeri nedenle meydana geldiğinin ortaya konulması halinde iltisak ve irtibat olarak görülemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bakılan davada, İdare Mahkemesi'nce davacının 25/12/2013 tarihi ile 29/05/2015 tarihleri arasındaki Bank ........ hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile iltisakı ve irtibatı ortaya koyan deliller arasında sayıldığı görülmekte ise de; söz konusu hesap hareketleri incelendiğinde, davacının hesap bakiyelerinde kısmen artışlar görülmekle birlikte, kayda değer biçimde azalış da görüldüğünden, davacının anılan bankadaki hesap işlemlerinin olağan bankacılık hareketleri olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Bank ........ hesap hareketleri dışındaki gerekçeler ise sabit ve hukuken geçerli olduğundan İdare Mahkemesi kararında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ayrıca, İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 21. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/05/2019 gün ve E:2018/1056, K:2019/647 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''duruşmasız işler için belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''duruşmasız işler için belirlenen 1.362,00TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 21.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)