İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, .... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının, tarafına Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3-VIII bölümüne göre dilim belirtir sağlık kurulu raporu alması ile ilgili tebligat yapılmasına rağmen tebligatta imzadan imtina ettiği ve hastane sevk yazısını almadığı, dolayısıyla "Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-A-2. maddesi uyarınca "Üç gün aylıktan kesme" cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, aynı Kanun'un 7/2. maddesine istinaden geçmiş hizmetleri değerlendirilerek alt ceza olan kınama cezası ile tecziyesine ilişkin 15.03.2018 tarih ve 940 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline hükmeden İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 05/10/2018 tarih ve E:2018/1449, K:2018/1633 sayılı kararının; idarelerinin genel bütçeye tabi olması nedeniyle harçlardan muaf olmasına rağmen mahkemece yargılama harçlarını kapsayacak şekilde karar verildiği, davacının fiilinin sabit olduğunun anlaşıldığı, ilgili mevzuat uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer iddialarla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul ili, .... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının, tarafına Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3-VIII bölümüne göre dilim belirtir sağlık kurulu raporu alması ile ilgili tebligat yapılmasına rağmen tebligatta imzadan imtina ettiği ve hastane sevk yazısını almadığı, dolayısıyla "Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-A-2. maddesi uyarınca "Üç gün aylıktan kesme" cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, aynı Kanun'un 7/2. maddesine istinaden geçmiş hizmetleri değerlendirilerek alt ceza olan kınama cezası ile tecziyesine ilişkin 15.03.2018 tarih ve 940 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "...Uyuşmazlıkta, soruşturma raporu ile dosyada bulunan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, davacının hakkında delizyonel bozukluk tanısı nedeniyle İstanbul .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce verilen sağlık kurulu raporunun ve söz konusu rapora istinaden emniyet hizmetleri sınıfından alınarak genel idari hizmetleri sınıfında bilgisayar işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle İstanbul 3.İdare Mahkemesi'nin E:2015/1169 sayılı dosyasında dava açtığı, söz konusu davanın yargılaması kanun yolu aşamasında devam etmekte iken, tarafına Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3-VIII bölümüne göre dilim belirtir sağlık kurulu raporu alması ile ilgili tebligat yapılmasına rağmen tebligatta imzadan imtina ettiği ve hastane sevk yazısını almadığı gerekçesiyle başlatılan soruşturmada, soruşturmacı tarafından ceza tayinine mahal olmadığı görüşüne yer verildiği halde 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-A-2 maddesi uyarınca "Üç günlüğe kadar aylıktan kesme" cezası ile cezalandırıldığı ancak aynı Kanun'un 7/2.maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı, davacının idari yargıda devam eden davasını etkilememek düşüncesiyle dava konusu evrakları tebliğ almak istediğini beyan ettiği, bunun dışında davacının amir ve üstlerinin görev ve mesleki konulara ilişkin emirlerine karşı itaatsizce davranmak gibi bir kastı bulunduğunun açıkça ortaya konulmadığı, bu yönüyle davacının fiilinin söz konusu maddede belirtilen, "Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak" fiiliile örtüşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-A-2 maddesi uyarınca "Üç günlüğe kadar aylıktan kesme" cezası ile cezalandırılması ancak aynı Kanun'un 7/2.maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir."gerekçesiyledava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-A-2. maddesinde; "Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak" fiilinin karşılığının 3 günlük aylıktan kesme cezası olduğu belirtilmiş, Kanun'un 7/2. maddesinde de; "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Ceza hukukundaki gibi disiplin hukukunda da, "Suç ve Cezaların Yasallığı İlkesi" gereğince, fiilin (disiplin suçunun) ancak kanunun ilgili maddesinde tarif edilen şekilde gerçekleşmesi halinde cezai müeyyide uygulanabilmesi olarak tanımlanan "tipiklik" unsurunun mevcut olması gerekliliği aşikardır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, hakkında delizyonel bozukluk tanısı nedeniyle İstanbul .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce verilen sağlık kurulu raporuna istinaden emniyet hizmetleri sınıfından alınarak genel idari hizmetleri sınıfında .... İlçe Emniyet Müdürlüğündeki bilgisayar işletmeni kadrosuna atanan davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Daire Başkanlığı'nca yazılan 20.10.2014 tarihli "Bakırköy Prof.Dr. .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 24.07.2014-5694 sayılı sağlık kurulu raporundaki mevcut sağlık durumu Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3-VIII-D dilim kapsamında olduğundan Mustafa Çavdar'ın emniyet hizmetlerinde çalışamayıp genel idari hizmetler sınıfında çalışabileceği ayrıca sınıf değişikliğinin gerçekleşmesi halinde 1 yıl sonra Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3VIII'e göre sağlık kurulu dilim belirtir raporu aldırılarak Başkanlığa gönderileceği"yazısı ve hastaneye sevk evraklarını alarak ilgili hastaneye müracaat etmesi hususunun davacıya 17.03.2017 tarihinde tebliğ edilmek istenmesine karşın, davacının imzadan imtina etmesi üzerine açılan soruşturma neticesinde davacının "Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/3-A-2. maddesi uyarınca "Üç gün aylıktan kesme" cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, aynı Kanun'un 7/2. maddesine istinaden geçmiş hizmetleri değerlendirilerek alt ceza olan kınama cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu 15.03.2018 tarih ve 940 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın irdelenmesinden; davacı hakkında delizyonel bozukluk tanısı nedeniyle İstanbul .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce verilen sağlık kurulu raporunun ve söz konusu rapora istinaden emniyet hizmetleri sınıfından alınarak genel idari hizmetleri sınıfında bilgisayar işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın yargılaması kanun yolu aşamasında devam etmekte iken, bahsi geçen tebligattan imzadan imtina ettiği ve hastane sevk yazısını almadığı, davacının beyanlarında ise bu şekilde davranmasının nedeninin hastaneye gitmesi durumunda raporun kesinleşeceği, devam eden davasının etkilenmesini istemediğinin ifade edildiği anlaşılmakta olup, davacıya önceden yapılmış bir uyarının veya sorulmuş bir sorunun olmadığı hususu göz önüne alındığında, davacının söz konusu eylemimin "Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak" kapsamında olmaması karşısında, uyuşmazlığa konu disiplin cezasında, 'tipiklik unsurunun mevcut bulunmaması' nedeniyle hukuka uyarlık görülmemiştir.
Ancak; davacının tarafına Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği Ek-3-VIII bölümüne göre dilim belirtir sağlık kurulu raporu alması ile ilgili tebligat yapılmasına rağmen tebligatta imzadan imtina ettiği ve hastane sevk yazısını almamasına dair eyleminin sabit olması nedeniyle, disiplin hukukundaki tipiklik unsuru ile ölçülülük ilkesi göz önüne alınarak davacı hakkında disiplin açısından yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de tabiidir.
Vaziyet böyle olunca; dava konusu işlemde aktarımı yapılan gerekçelerle hukuka uygunluk, iptale yönelik olan mahkeme kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 05/10/2018 tarih ve E:2018/1449, K:2018/1633 sayılı kararı hakkında yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 52,00-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak,30/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)