(2577 S. K. m. 45, 50) (2886 S. K. m. 9, 74, 75, 84) (Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik m. 4)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara ili, Keçiören ilçesi, .... Mahallesi, 31883 ada, 5 parsel sayılı 684 m²'si Hazineye ait 1.034,00 m² yüzölçümlü taşınmazın Hazine hissesine isabet eden 6,00 m²'lik kısmı üzerinde baz istasyonu yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 06/09/2016 tarihli ve 06050100593/70870 Sayılı 201.565,42 TL tutarındaki ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen 28/02/2018 tarih ve E:2017/29, K:2018/414 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen 28/02/2018 tarih ve E:2017/29, K:2018/414 Sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda Dairemizce verilen 21/11/2018 tarih ve E:2018/915, K:2018/1584 Sayılı kararının, Danıştay 10. Dairesi'nin 20/05/2019 tarih ve E:2019/297, K:2019/4168 Sayılı kararı ile bozularak dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine, anılan bozma kararına 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 50/2. maddesi uyarınca uyulmasına karar verildikten sonra, aynı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası yeniden incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: 2886 Sayılı Devlet ihale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenileceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmadığı; 2. fıkrasında, ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanacağı, ecrimisilin fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı; 3. fıkrasında, kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı; 4. fıkrasında da, İşgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un 74. maddesine dayanılarak Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinde, Ecrimisil: Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, idarece talep edilen tazminatı, Fuzuli şagil (İşgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri ifade ettiğine yer verilmiş, 84. maddesinde, "Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir. (Ek iki cümle: RG-10/4/2011-27901) Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz. Bu tespitlerin yapılması konusunda illerde defterdarlar, ilçelerde ise malmüdürleri veya varsa milli emlak müdürleri gerekli tedbirleri alırlar. Tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılarak bu taşınmazlar denetim ve idare altına alınır." denildikten sonra; 85. maddesinin 1. fıkrasında, ''Değişik:RG-10/4/2011-27901) Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na (Ek-8) dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir.'' kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Milli Emlak Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan sorumlu Devlet Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı arasında 21/12/2006 tarihinde imzalanan protokolle Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yönetilen cami, mescit ve bunların müştemilatının baz istasyonu kurulması ve ticari faaliyetlerde (dükkan, büro vb.) kullandırılması amacıyla kiralanmasına ilişkin esasların belirlendiği; Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu yetkiyi 23/03/2007 tarihinde imzaladığı protokol ile Dini ve Sosyal Hizmet Vakfı aracılığıyla kullandığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/06/2011 tarihli kararı ile 21/12/2006 tarihli protokolün cami, mescit ve bunların müştemilatında baz istasyonu kurulmasına ilişkin kısımlarının yürütülmesinin durdurulduğu; Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 10/02/2012 tarih ve E:2009/1632, K:2012/331 Sayılı kararı ile de Diyanet İşleri Başkanlığı ile Dini ve Sosyal Hizmet Vakfı arasında 23/03/2007 tarihli protokolün baz istasyonu kurulmasıyla ilgili kısımlarının iptal edildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin iptal kararı üzerine, Diyanet İşleri Başkanlığınca, Dini ve Sosyal Hizmet Vakfına hitaben yazılan 27/02/2014 tarih ve 1602 Sayılı yazı ile cami ve müştelimatında baz istasyonu kurulmasına ilişkin işlemlerin yürütme yetkisinin kalmadığı ve baz istasyonları ile ilgili kira sözleşmelerinin tek taraflı olarak feshedilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine, Dini ve Sosyal Hizmet Vakfı tarafından kira sözleşmelerinin 27/02/2014 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiği dikkate alındığında 27/02/2014 tarihi itibariyle davalı idare tarafından ecrimisil tahakkuk ettirilebileceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ecrimisilin, işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisil bedelinin emsal taşınmazların güncel ve rayiç kira bedellerine göre değerlendirilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerekmektedir. Ayrıca, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 01/09/2016 tarih ve 1 Sayılı Ecrimisil Kıymet Takdir Kararında ise, Maliye Bakanlığı otopark alanına baz istasyonu kurulmasına yönelik 26/05/2016 tarihli ve yıllık 85.500,00 TL bedelli kira sözleşmesinin ve Kalkınma Bakanlığı Hizmet binasına baz istasyonu kurulmasına yönelik 15/11/2016 tarihli ve yıllık 89.000,00 TL bedelli kira sözleşmesinin emsal alındığı, anılan Kıymet Takdir Kararı uyarınca davalı idare tarafından 2016 yılı ecrimisil bedelinin Ankara ilinin ilçeleri için 85.000,00 TL olarak belirlendiği ve önceki yıllara yönelik yeniden değerlendirme oranı kullanılmak suretiyle ecrimisil bedelinin hesaplandığı, bu durumda, davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın emsali niteliğinde olan ve baz istasyonu olarak kullanılan başka taşınmazlara ilişkin olarak belirlenen kira bedeline uygun şekilde ecrimisil bedeli tahakkuk ettirildiği de açıktır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 17. İdare Mahkemesince verilen 28/02/2018 tarih ve E:2017/29, K:2018/414 Sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 Sayılı Kanun'un 45/4. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda DAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan, mahkeme safhasına ait 309,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf ve temyiz safhasına ait 160,75-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00 TL vekalet ücretinin ise davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 04/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)