İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/01/2019 gün ve E:2018/1215, K:2019/354 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 20/03/2018 tarih ve 2018/7884 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığının tespit edildiği, örgüte iltisaklı Bank..... isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/68532 hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde davacının KIRMIZI SAYV (FETÖ/PDY'ye mensubiyeti olup "gassalın elindeki meyyit" olarak ifade edilen, zaafları olmayan, her şeyiyle kendisini örgüte teslim etmiş yöneticilik vasfı olan ve sohbet hocalığı yapan polis memurlarını ifade ettiği) seviyesinde kodlandırılmış durumda olduğu, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, savunması alınmadan, herhangi bir cezai veya idari suç isnadı yapılmadan ve ihraç gerekçeleri bildirilmeden, OHAL Komisyouna başvurulmak zorunda kalındığı, yasal hiçbir prosedür işletilmeden tesis edilen işlemlerin en baştan itibaren sakat olduğu, Anayasa'nın 70. maddesinde tanımlanan kamu görevine girme hakkının ihlal edildiği, devlete sadakat ile hizmet ettiği, 17/25 Aralık 2013 tarihinin milat alınmasının hukuki olmadığı, söz konusu yapının MGK tarafından terör örgütü olarak ilan edildiği tarihin 26 Mayıs 2016 tarihi olduğu, Anayasa ve AİHS' de yer verilen düzenlemelere aykırı davranıldığı, aynı eylem ve faaliyetlerin bazı kesimler için suç sayılırken bazıları için normal karşılanmasının hakkaniyete aykırılık oluşturduğu, öngörülebilirlik ilkesinin ihlal edildiği, hakkında açılan ceza kovuşturmasının devam ettiği, kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, Bylock kullandığı hususunun sadece bir iddia olduğu, Bylock kullandığına dair hakkında kesinleşmiş bir tespitin bulunmadığı, Bank ..... nezdindeki hesap hareketlerinin yasal mevzuata uygun rutin bankacılık faaliyetleri olduğu, örgüt arşivinde hakkında SAYV şeklinde geçen kodlamaya itibar edilemeyeceği, çekişmeli yargı ve silahların eşitliği ilkesi gereğince ilgili orjinal veri imajlarının savunma yapmak üzere tarafına verilmesi gerektiği, ihraç edildikten sonra elde edilen delillerin ihracına gerekçe yapılamayacağı, ihracın ilişkin iş ve işlemlerin Anayasa ve AİHS'ye aykırı olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/01/2019 gün ve E:2018/1215, K:2019/354 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''takdir edilen 1.362,00TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)