İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 27/02/2018 tarih ve E: 2017/2702 K:2018/329 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle ve 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; …… Üniversitesi …….. Fakültesi'nde doçent (öğretim üyesi) olarak görev yapan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin davalı idarenin 09/07/2017 gün ve 62921 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Mahkememizin 10/06/2016 tarih ve E:2016/712, K:2016/970 sayılı kararı ile, davacının kamu görevinden çıkarılmasına yönelik YÖK Disiplin Kurulu'nun 16/10/2014 tarih ve 2014/175 sayılı işleminin iptaline karar verilmişse de, Danıştay'ın anılan kararıyla iptal kararının bozulduğu, ortadan kalkan iptal yönündeki yargı kararıyla birlikte, davacının kamu görevinden çıkarma cezasına yönelik işlemin hukuk aleminde geçerliliğini, icra kabiliyetini muhafaza eder konumda olduğu, anılan yerel mahkeme kararı üzerine görevine başlatılan davacının, gelişen safahat sonunda göreve başlatılmasına esas dayanakların ortadan kalkması üzerine kamu görevinin sonlandırılması/çıkarılması, göreviyle ilişiğinin kesilmesi uğrunda bu amaca matuf tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; hukuka aykırı olduğu, Fetö terör örgütü tarafından kendisine kumpas kurulduğu, kararı veren mahkeme hakimlerinin de buna alet olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Ceza hukukunun aynı fiil nedeniyle bir kişiye iki ceza verilemeyeceğine dair ilkesinin disiplin hukukunda da uygulama alanı bulduğu hususunda kuşku bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... Üniversitesi ... Fakültesi'nde doçent (öğretim üyesi) olarak görev yapan davacı hakkında, ... Üniversitesi Rektörlüğü' nce YÖK'e gönderilen 26/03/2014 günlü yazıda, yapılan soruşturma neticesinde, davacının üniversite yöneticilerini ve bazı öğretim üyelerini yıpratıcı, küçük düşürücü beyanlarda bulunarak haksız zan ve töhmet altında bıraktığının tespit edildiği ve Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 9/d, 9/l maddeleri uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği, ancak daha önce de aynı fiilden dolayı kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığından bahisle aynı Yönetmeliğin 15. maddesindeki tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle "kamu görevinden çıkarma cezası" ile cezalandırılmasının önerildiği, YÖK Yüksek Disiplin Kurulunun 16/10/2014 gün ve 2014/175 sayılı kararı ile davacı hakkında kamu görevinden çıkarma cezasının tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesince 03/09/2015 tarih ve E:2015/104, K:2015/808 sayılı kararla işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay 8.Dairesi'nin 26/02/2016 tarih ve E:2015/13244, K:2016/1773 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Diyarbakır 2. İdare Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde 10/06/2016 tarih ve E:2016/712, K:2016/970 sayılı karar ile işlemin iptaline karar verildiği, son olarak anılan kararın da Danıştay 8.Dairesi'nin 17/04/2017 tarih ve E:2016/10826, K:2017/3015 sayılı kararı ile bozulmasıyla birlikte, davacının kamu görevinden çıkarılmasına yönelik dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, yargılama devam ederken Danıştay 8.Dairesi'nin 17/04/2017 tarih ve E:2016/10826, K:2017/3015 sayılı bozma kararı üzerine yapılan yargılama neticesinde Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 27/02/2018 tarih ve E:2017/3248, K:2018/328 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın da Danıştay 8.Dairesi'nin 28/02/2019 tarih ve E:2018/2090, K:2019/1502 sayılı kararı ile bozulması üzerine Diyarbakır 2. İdare Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde 15/01/2020 tarih ve E:2020/155, K:2020/12 sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmesi üzerine Danıştay 8.Dairesi'nin E:2020/2241 sayılı dosyasında henüz karar verilmediği anlaşılmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği 09/07/2017 tarihinde davacının üniversite yöneticilerini ve bazı öğretim üyelerini yıpratıcı, küçük düşürücü beyanlarda bulunarak haksız zan ve töhmet altında bıraktığından bahisle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 9/d, 9/l maddeleri uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de daha önce de aynı fiilden dolayı kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığından dolayı aynı Yönetmeliğin 15. maddesindeki tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle "kamu görevinden çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin YÖK Yüksek Disiplin Kurulunun 16/10/2014 gün ve 2014/175 sayılı kararının hukuki varlığını sona erdiren (Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin 10/06/2016 tarih ve E:2016/712, K:2016/970 sayılı iptaline kararının Danıştay 8.Dairesi'nin 17/04/2017 tarih ve E:2016/10826, K:2017/3015 sayılı kararı ile bozulması nedeniyle) bir yargı kararının bulunmadığı başka bir ifadeyle YÖK Yüksek Disiplin Kurulunun 16/10/2014 gün ve 2014/175 sayılı kamu görevinden çıkarma cezasının hukuken mevcut olduğu hususu dikkate alındığında davalı idarece iptale ilişkin mahkeme kararının Danıştay tarafından bozulduğu için YÖK Yüksek Disiplin Kurulunun 16/10/2014 gün ve 2014/175 sayılı kararının hukuken ilk tesis edildiği andan itibaren canlandığı yönünde bir tespit yapılarak kamu görevinden çıkarma işleminin icra edilmesi gerekirken aynı eylemler nedeniyle ikinci kez kamu görevinden çıkarma cezası verilmesine ilişkin dava konusu 09/07/2017 gün ve 62921 sayılı işlemde ve davanın reddi yönündeki mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜ ile istinafa konu mahkeme kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, mahkeme safhasında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 330,50-TL yargılama giderleri ve 310,20-TL istinaf yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf talebinde bulunan tarafa talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra re'sen iadesine, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 30.09.2020 tarihinde oybirliğiyle olarak karar verildi. (¤¤)