İSTEMİNKONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/03/2019 gün ve E:2018/5253, K:2019/1241 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 12/03/2018 tarih ve 2018/6832 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia edilen parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, örgütle iltisaklı Bank..... isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada üyelik kaydının olduğu, bu verilerin yanı sıra örgütle irtibatlı yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisine girdiğini ortaya koyduğu ve davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, davanın sonucunu etkileyecek olan iddialarının ilk derece mahkemesi tarafından incelenmediği, OHAL döneminde kalıcı tedbirler uygulanamayacağı, OHAL döneminin sona ermesiyle KHK'nın yasal dayanağının kalmadığı, ihraç işleminin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir delil olmadığı, soruşturma açılmadığı ve savunma hakkı tanınmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ihraç işleminin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, terör örgütü üyesi olduğuna ilişkin manevi unsur şartının gerçekleşmediği, KHK ile bireysel ve kesin bir işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin sebep, konu, maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, hiç bir terör örgütüyle iltisak ve irtibatının olmadığı, Bank.....'ya yatırılan paraların araba almak için yatırılan birikimlere ait olduğu, talimatla hareket etmediği ve anılan bankanın yasal olduğu, sendika üyeliğinin anayasal bir hak olduğu ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, yasal olan ve devletin teşvik ettiği eğitim kurumlarına ödenen paranın suç olamayacağı, ..... Medya A.Ş.'ye yapılan ödemelerin suç olamayacağı ve basın özgürlüğünün ihlali olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde korunan haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1- Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/03/2019 gün ve E:2018/5253, K:2019/1241 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Anılan kararda ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5- Adli yardım talebi kabul edilmiş olmasına rağmen fazladan alınan 121,30 istinaf başvuru harcının istek halinde istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
6- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)