(2577 S. K. m. 7, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 2015 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı'na girdikten sonra sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, "davanın reddi" yolundaki Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 30.03.2016 tarihli ve E:2016/601, K:2016/1103 sayılı kararını temyizen inceleyen Danıştay 12. Dairesi'nin 27.09.2016 tarih ve E:2016/6072, K:2016/4415 sayılı kararı ile bozulması ve sınavın geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin iptal edilmesi üzerine, bu işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen şimdilik 500 TL maddi (ıslah ile 42.500 TL) ve 30.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; maddi tazminat isteminin kabulü ile 42.500 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi ve manevi tazminat isteminin ise reddi yönünde Ankara 5. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/03/2019 gün ve E:2017/2811, K:2019/571 sayılı kararın; davalı idare vekilince, Başkanlığın ağır kusuru olmadığı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın da hasım konumuna alınması ve Başkanlığın hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, video kayıtlarının incelenmesine yönelik oluşturulan komisyon raporunun değerlendirilmesi sonucunda davacının sınavının geçersiz sayılmasına karar verildiği, her iptal kararının manevi tazminat sonucunu doğurmadığı, davacı vekili tarafından ise, iptal edilen işlem nedeniyle manevi olarak üzüntü duyduğu ileri sürülerek aleyhlerine olan kısımların kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı vekili ve davalı idare vekili tarafından, mahkeme kararının aleyhlerine olan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak, karşı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; davacının 2015 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı'na girdikten sonra sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, "davanın reddi" yolundaki Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 30.03.2016 tarihli ve E:2016/601, K:2016/1103 sayılı kararını temyizen inceleyen Danıştay 12. Dairesi'nin 27.09.2016 tarih ve E:2016/6072, K:2016/4415 sayılı kararı ile bozulması ve sınavın geçersiz sayılmasına ilişkin işlemin iptal edilmesi üzerine, bu işlem nedeniyle uğranıldığı öne sürülen şimdilik 500 TL maddi (ıslah ile 42.500 TL) ve 30.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi tarafından, davacının, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Öğretmenliği Bölümü mezunu olduğu, davalı idarece 2015 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı'na katıldığı, anılan sınava ilişkin sonuçlar açıklandıktan sonra davacının kural dışı davranışta bulunduğundan bahisle sınav sonucunun geçersiz sayıldığı, bu işleme karşı Ankara 12. İdare Mahkemesi'nin 2016/601 esasına kayden açılan davanın, Mahkemenin 30.03.2016 tarihli ve E:2016/601, K:2016/1103 sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın Danıştay 12. Dairesi'nin 27.09.2016 tarihli ve E:2016/6072, K:2016/1103 sayılı kararı ile bozularak, söz konusu işlemin iptaline karar verildiği; buna göre, zarar gören ilgilinin zararının varlığını ve gerçekleşmiş veya gerçekleşeceğinin kesin olduğunu kanıtlaması durumunda, idarenin kendi eylem ve işleminden doğan bu zararı karşılaması gerektiği, 2015 yılında girmiş olduğu Kamu Personeli Seçme Sınavı sonucu ÖSYM Yönetim Kurulu kararı ile iptal edilen davacının, hukuka aykırılığı nedeniyle yargı kararı ile iptal edilen işlem hiç tesis edilmemiş olsaydı tercihte bulunduğu ilk okula atanacağının açık olduğu görüldüğünden, davalı idarenin yargı kararı ile hukuka aykırı bulunan işlemi nedeniyle öğretmen kadrosuna atamasının geç yapıldığı ve bu nedenle oluşan maddi zararlarının tazmini gerektiği, davacının emsallerine göre yapılan hesaplamaya göre alabileceği maaş, ek ders ve eğitim öğretim ödeneği vs. toplam tutarının 47.917,39 TL olarak bildirildiği, 24.01.2019 tarihli yazının davacıya tebliğ edilmesi üzerine uyuşmazlık konusu miktarın 42.000 TL artırılmak suretiyle ıslah edildiği, bu kapsamda; Anayasa’nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu emredici hüküm karşısında, davalı idarenin yargı kararı ile hukuka aykırı bulunan işlemi nedeniyle davacının öğretmen kadrosuna atamasının geç yapıldığı ve bu nedenle oluşan toplam 42.500 TL maddi zararının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, hukuka aykırılığı yargı kararı ile sabit olan işlemin doğrudan, davacının şeref ve haysiyetine, kişilik haklarına, vücut bütünlüğüne yönelmiş bir saldırı niteliğinde bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle duyduğu ileri sürülen acı ve üzüntünün manevi tazminata hükmedilmesini gerektirecek ağırlıkta görülmediğinden manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
İstinafa konu mahkeme kararının; manevi tazminat isteminin reddi yönündeki kısmında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı idarenin, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusuna gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7.maddesinin birinci fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmü yer almış, 12.maddesinde ise "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davacının Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezince gerçekleştirilen 2015 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin işleme karşı açmış olduğu dava sonucunda, Ankara 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 30.03.2016 tarih ve E:2016/601, K:2016/1103 sayılı davanın reddine ilişkin kararının, Danıştay 12. Dairesi'nin 27.09.2016 tarihli ve E:2016/6072, K:2016/4415 sayılı kararı ile bozularak, söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, Danıştay 12. Dairesi'nin anılan kararının, dava dosyasında vekili bulunan Av. .... tarafından yetki verilen Av. .... tarafından, 09.05.2017 tarihinde Mahkeme Yazı İşlerinde "elden" tebliğ alındığı, buna göre, 09.05.2017 tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanunun 12.maddesi uyarınca dava açma süresi içerisinde (60 gün) dava açılması veya bu süre içerisinde 2577 sayılı Kanunun 11.maddesi uyarınca ve en son 10.07.2017 (Pazartesi) tarihine kadar (son gün olan 08.07.2017 tarihi Cumartesi gününe denk gelmektedir.) davalı idareye başvurulması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 09.08.2017 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davanın süresinde olmadığı (davalı idareye yapılan başvurunun geçmiş olan dava açma süresini yeniden başlatmayacağı) anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın süre aşımı yönünden reddine, dava tamamen retle sonuçlandığından, yargılama giderlerine yeniden hükmedilmiş ve bu kapsamda aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait toplam 249,50 TL ile istinaf safhasına ait 143,90 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan istinaf safhasına ait 143,90 TL yargılama gideri ile bu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi'nce maktu olarak belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan toplam 2.903,17 TL karar harcından 31,40 TL maktu karar harcının mahsubu sonucu kalan 2.871,77 TL ile istinaf safhasında fazladan yatırılan 44,40 TL karar harcının davacıya, artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere,20/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)