İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/04/2019 gün ve E:2018/2766, K:2019/1384 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 06.03.2018 tarih ve 2018/6465 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumlar arasında yer alan Özel ... Ortaokulu'nda 2014-2016 yılları arasında kaydının olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ... Derneği'ne para transferinin bulunduğu, bu nedenlerle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, mahkeme kararının esas aldığı hususların hukuki olarak kesinleşmediği, bylockun iddia boyutunda kaldığı, bylock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenmeden karar verildiği, mahkemenin inceleme ve araştırma yapmadan karar verdiği, 685 sayılı KHK ile 7075 sayılı Kanunun 1. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu, savunma alınmadan ihraç edildiği ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dava dilekçesinde ileri sürülen ve davacının esasını etkileyecek olan iddiaların incelenmediği ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, ihraç işleminin Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Kişisel ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
23 Ocak 2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1.maddesinde; Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulduğu, 2.maddesinde, anılan Komisyonun yedi üyeden oluşacağı, üyelerin üçünün kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından, bir üyenin Adalet Bakanlığının merkez teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan hâkim ve savcılar arasından Adalet Bakanınca, bir üyenin mülki idare amirleri sınıfına mensup personel arasından İçişleri Bakanınca, birer üyenin Yargıtay’da ve Danıştay’da görev yapan tetkik hâkimleri arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği, Komisyonun kendi üyeleri arasından yapacağı seçimle bir başkan ve bir başkanvekili seçeceği, "İnceleme ve Karar" başlıklı 9'uncu maddesinde; Komisyonun incelemelerini dosya üzerinden yapacağı, inceleme sonucunda başvurunun reddine veya kabulüne karar verebileceği kurala bağlanmıştır.
12 Temmuz 2017 tarih ve 30122 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun Çalışmasına İlişkin Usulü ve Esaslar Tebliğinin "Görüşme Usulü ve Oylama" başlıklı 13'üncü maddesinde ise; Komisyon toplantısında işlerin, gündemdeki sıraya göre incelenip karara bağlanacağı, Komisyon başkanının söz almak isteyen üyelere söz verip görüşmeler tamamlandıktan sonra açık oylama yapılacağı, Komisyonun toplantı ve karar yeter sayısının dört olduğu, oylamalarda çekimser oy kullanılamayacağı belirtilmiştir.
Bir karar ya da işleme karşı yapılan itirazı karara bağlayan kurul ya da komisyon tarafından verilen kararın sağlıklı, yansız ve nesnel olduğunun kabul edilebilmesi için öncelikle söz konusu kurul ya da komisyon görüşmelerinin nesnel, sağlıklı ve yansız değerlendirme yapabilecek bir ortamda yürütülmesi zorunludur. İster bir disiplin cezasına yapılan itirazı görüşen disiplin kurulu üyelerinin isterse dava konusu işlemde olduğu gibi OHAL döneminde çıkarılan KHK'lar ile doğrudan kamu görevinden çıkarılanlar tarafından kamu görevine iade talebiyle yaptıkları başvuruları inceleyen OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu üyelerinin, daha önce aynı kamu görevlisi hakkında aynı konuda soruşturma, inceleme veya kovuşturma yapmış ve inceleme, soruşturma, kovuşturma veya tevdi raporu gibi belgeleri imzalamış olmaları halinde; ilgili kamu görevlisinin durumunun görüşüldüğü kurul veya Komisyon toplantılarına katılmaları, sadece kendilerinin değil bütün bir kurul veya komisyonun sağlıklı, nesnel ve yansız karar veremediği tartışmalarını gündeme getirecektir.
Nitekim AİHM tarafından, bir Kurulda yer alarak oy kullanan üyenin veya üyelerin aynı zamanda itiraz kurulu olan üst kurulda da yer alarak oy kullanmaları, tarafsızlık ilkesini zedelediği gerekçesiyle, AİHS'nin 6.maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. (AİHM, Fazlı Aslaner Türkiye Davası, İkinci Daire, B.No: 36073/04, 04/03/2014, § 42-43).
Dairemizin E:2019/858 nolu dava dosyasından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan ara karara gelen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararlarında imzası bulunan 18630 sicil numaralı komisyon üyesinin … olduğu anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında imzası bulunan anılan komisyon üyesi 18630 sicil numaralı ...'ın aynı zamanda davacı hakkında düzenlenen iddianameye esas 23.12.2016 tarih ve FC:115/25, MAI:110/31, HŞ:177/19 sayılı tevdi raporunu düzenleyenler arasında olduğu görülmüştür.
Bu durumda; davacı hakkında yürütülen savcılık iddianamesine esas alınan " .... FETÖ/PDY ile bağlantılı olabilecek bütün iş, işlem, hal, tutum, davranış iltisak ve faaliyetlerinin araştırılması" konulu tevdi raporunu düzenleyenler arasında yer alan Mülkiye Başmüfettişinin daha sonra OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu üyesi olarak atanması nedeniyle, davacının kamu görevine iade talebinin karara bağlandığı Komisyon toplantısında yer alarak görüş bildirmesi, oy kullanması ve karara katılması, tarafsızlık ve objektiflik ilkeleri ile bağdaşmadığından, hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemde ve bu husus gözetilmeksizin davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu işlem şekil yönünden hukuka aykırı bulunduğundan işbu Dairemiz kararının davacının kamu görevine iadesi sonucunu doğurmayacağı, şekil sakatlığının giderilerek Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından, davacının kamu görevine iadesine ilişkin talebi hakkında yeniden bir karar verileceği açıktır.
Yukarıdaki gerekçelerle davacı istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 22.04.2019 gün ve E:2018/2766, K:2019/1384 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhalarına ilişkin toplam 371,50 TL yargılama giderleri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 13.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)