İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/04/2019 gün ve E:2018/7616, K:2019/1449 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 11/07/2018 tarih ve 2018/24280 sayılı işlemin iptali ve anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, örgüte müzahir yayınlara abone olduğu, 17/25 Aralık 2013 sürecinden önce ve sonra 2016 yılı ortalarına kadar örgüte ait evlerde kaldığı ve örgüt faaliyeti kapsamında himmet verdiğine ilişkin etkin pişmanlık beyanında bulunduğu, bu nedenlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğu anlaşılmakla; kamu görevine iadesi talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem Mahkememizce hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, ceza yargılamasının kesinleşmediği ve delil incelemesi yapılmadığı, terör örgütüyle hiç bir bağının olmadığı, 2016 yılı ortalarına kadar örgüt evinde kalmadığı, savunması dikkate alınmadan gerekçelerle Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı bir şekilde davasının reddedildiği, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, OHAL döneminde geçici tedbirler anılabileceği, ihraç işleminin Anayasa'nın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 15. maddesine aykırı olduğu, yasama ve yürütme organının kişileri suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin olmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları karşılamadığı ve gerekçeli karar hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadan ihraç edildiği, ihraç işleminin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, iltisaklı olduğu iddia edilen şirkette 17/25 Aralık öncesi zorunluluk nedeniyle çalıştığı, ekonomik sıkıntılar nedeniyle yurtta kaldığı, örgüte hiç bir zaman yardım yapmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/04/2019 gün ve E:2018/7616, K:2019/1449 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalıya ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Anılan kararda "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın başında alınmayan söz konusu yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili amacıyla tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde düzeltilmesine,
4-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
5-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
6-Adli yardım talebi kabul edilmiş olmasına rağmen fazladan alınan 121,30 istinaf başvuru harcının istek halinde istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
7-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)