İSTEMİNKONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/04/2019 gün ve E:2018/5150, K:2019/2036 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 17/04/2018 tarih ve 2018/11842 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia edilen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY terör örgütünce örgüt mensuplarını ifade eden Kırmızı …. koduyla kodlandığı, bu eylemlerin mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir bağ içerisine girdiğini ortaya koyduğu ve davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğuna dair tespitin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşıldığından, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının parasal hak talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, soruşturma açılmadan, savunma hakkı tanınmadan ihraç edildiği ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ihraç işleminin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde teminat altına alınan temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ihraç işleminin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, OHAL döneminde kalıcı tedbirler uygulanamayacağı, KHK'nın süresinde TBMM'de onaylanmaması nedeniyle yasal dayanağının kalmadığı, Bylock'a ilişkin değerlendirmede maddi gerçeğe aykırı olduğu, Bylock verilerinin yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Bylock'a ilişkin ceza yargılamasının kesinleşmemesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı, çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği, Bylock kullanmayı suç kabul etmenin düşünce özgürlüğü ve barışçıl toplantı yapma özgürlüğünü ihlal ettiği, isnat edilen eylemlerin ihraç tarihinden sonra ortaya çıkarıldığı ve yasa dışı delil olduğu, aynı eylemden dolayı hem adli hem de idari ceza verilemeyeceği, gizi tanık garsonun beyanlarının çelişkili olduğu, gizli tanık garsonunun teslim ettiği dijital materyallerin tutarsızlıkla dolu olduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334'üncü maddesindeki koşulların gerçekleştiği görüldüğünden davacının adli yardım isteği kabul edilmek suretiyle, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonunda, suçu sabit görülen davacı hakkında hapis cezası verildiği, cezanın istinafen incelenerek kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi'nce reddedildiği ve nihayet anılan kararın, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 07/10/2019 tarih ve E:2019/2962, K:2019/5859 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından; istinaf dilekçesinde, istinaf isteminin kabulü ile davaya konu işlemin iptaline ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istediği, ayrıca işlem nedeniyle mahrum kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminde de bulunduğu görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasında, tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri, ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği hüküm altına alınmıştır.
İdari yargılama usulünde davayı genişletme yasağının olduğu, istinaf başvurusunda davayı genişletici mahiyette hiçbir istemde bulunulamayacağı, bunun tek istisnasının yukarıdaki Kanun maddesinde hüküm altına alınan tam yargı davalarında nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere tazminat miktarının artırılması hususunun olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından davanın iptal davası olarak açıldığı ve parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesi talebinde bulunulduğu ancak istinaf dilekçesinde davayı genişletici mahiyette işlem nedeniyle mahrum kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine de yer verildiği görüldüğünden, bu istemin "davanın konusunu genişletme yasağı" kapsamında olması nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yukarıdaki açıklama ve ek gerekçeyle birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/04/2019 gün ve E:2018/5150, K:2019/2036 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve resmi posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana resen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 12/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)