İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/04/2019 gün ve E:2018/3837, K:2019/1918 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 02.04.2018 tarih ve 2018/9427 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce; davacının, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden anlaşıldığı üzere örgüt ile irtibat içinde olduğu, örgüte iltisaklı Bankasya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren rutin bankacılık faaliyetleriyle bağdaşmayacak şekilde artış meydana getirdiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/68532 hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının, FETÖ/PDY terör örgütü tarafından örgüt mensuplarını ifade eden Kırmızı B4 koduyla kodlandığı, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, ceza yargılaması esnasında alınan tanık beyanlarından, davacının örgüt ile bağı bulunduğunun ve fiilen darbe teşebbüsüne yardım ettiğinin beyan edildiği ayrıca davacının yargılamada örgüt kapsamında tehdit eylemini gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin konu, yetki, amaç, maksat, sebep yönlerinden hukuka aykırı olduğu, Bankasya'daki hesabın talimatla açılmadığı, birilerinin aracılığıyla para yatırdığı, anılan bankanın yasal olduğu, öğretmenlerin öğrencilerle iyi ilgilenmesi nedeniyle çocuğunu özel okula gönderdiği, haklarında soruşturma yapılmadan, savunması alınmadan ihraç edildiği ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, ihraç işleminde 657 sayılı kanunun usul ve esaslarına uyulmadığı, kamu görevinden çıkarılma işleminin Anayasanın kazanılmış hakları hükmü altına alınan kararlarına aykırı olduğu, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, ihraç işlemiyle Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından verilen kararın; idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar tarafından bu işlemlere karşı yapılan başvuru hakkında Komisyonun karar alma yetkisi, kaynağını Anayasa'dan alan 685 sayılı KHK ile tanınmış olduğundan ve anılan KHK, usulünce TBMM'de onaylandığından, işlemin yetki unsuru yönünden bir sakatlık bulunmadığı değerlendirilmektedir. Tesis edilen işlemin sebebi, davacının terör örgütü olduğu Milli Güvenlik Kurulunca tespit edilen ve Yargıtay tarafından bu yönde karar verilen FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının aşağıda sıralanan somut delillerle ortaya konulmuş olmasıdır. Bu nedenle, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka uygun olduğu açıktır. Komisyonun karar alma sürecinin yine KHK ile belirlendiği, karar alırken her türlü bilgi ve belgeye ulaşma imkanının bulunduğu ve davacı hakkında alınan kararda usul hükümlerine riayet edildiği görüldüğünden şekil unsuru yönünden de bir sakatlık bulunmadığı; öte yandan yukarıda açıklandığı üzere davacının kamu görevinden çıkarılması bir disiplin işlemi olmadığından bu konudaki mevzuat ve usulün uygulanmasının beklenemeyeceği, yine üst paragraflarda belirtildiği üzere devlet ve millet bekasının büyük ölçüde tehdit eden bir yapıyla hızlı ve etkin mücadele amacıyla tesis edilen işlemde sebep, maksat ve konu yönlerinden hukuka aykırılıktan bahsedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
1- Ankara 20. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/04/2019 gün ve E:2018/3837, K:2019/1918 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
3- Fazladan yatırılan 44,40 TL harcın istek halinde ilgili tahsil dairesince istinaf başvurusunda bulunana iadesine,
4- Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 30/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)