(2577 S. K. m. 45)
BAŞVURUNUN KONUSU: ….. Ltd. Şti'ne ait ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen 20190225/7-8-9-10-11-12-13 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu 20190225/9,10,11 ve 8 (20190225/8 sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2004/1-3 dönemine ilişkin 1086 vergi türü içerikli, 2005/1-3 dönemine ilişkin 3 vergi türü içerikli alacak kalemleri hariç) sayılı ödeme emirleri açısından; 2004, 2005, 2006 ve 2007 dönemlerine ilişkin muhtelif kamu alacaklarının vadesinde ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket adına düzenlen ödeme emirlerinin 2010 yılı içinde şirketin daha önce resen terk olması nedeniyle kanuni temsilci olan K4'ın ikametgah adresinde gerek kendisine gerek aynı konutta ikamet eden eşi ve kardeşine tebliğ edildiği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un tahsil zamanaşımını düzenleyen 102. maddesi uyarınca, söz konusu kamu alacaklarına ilişkin tahsil zamanaşımı süresinin 31.12.2015 tarihinde dolmuş olacağı ve bu tarihe kadar da gerek asıl borçlu şirket gerekse de davacı açısından zamanaşımını kesen sebeplerin varlığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de Mahkemelerinin ara kararına rağmen dosyaya sunulamadığı görülmekte olup, bu haliyle, asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden ancak vadesinde ödenmeyen, dava konusu ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı, dava konusu 20190225/7 sayılı ödeme emri içeriği 2003/1-12 dönemine ilişkin 10 vergi türü, 20190225/8 sayılı ödeme emri içeriği 2004/1-3 dönemine ilişkin 1086 vergi türü, 2005/1-3 dönemine ilişkin 3 vergi türü içerikli alacak kalemleri açısından; 2003 ve 2004 dönemine ilişkin muhtelif kamu alacaklarının vadesinde ödenmemesi üzerine asıl borçlu şirket adına düzenlen 20040618/2019, 20060608/2801, 20050607/3231 sayılı ödeme emirlerinin 2004 ve 2005 yılı içinde şirkete tebliği üzerine, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un tahsil zamanaşımını düzenleyen 102. maddesi uyarınca, söz konusu kamu alacaklarına ilişkin tahsil zamanaşımı sürelerinin 31.12.2009 ve 31.12.2010 tarihlerinde dolmuş olacağı ve bu tarihe kadar da gerek asıl borçlu şirket gerekse de davacı açısından zamanaşımını kesen sebeplerin varlığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de Mahkemelerinin ara kararına rağmen dosyaya sunulamadığı görülmekte olup, bu haliyle, asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden ancak vadesinde ödenmeyen, dava konusu ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının tahsil zamanaşımına uğradığı, dava konusu 20190225/7 sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2003/4-6 dönemine ilişkin 1086 vergi türü içerikli 20040609/5628, 2004/7-9 dönemine ilişkin 3 vergi türü içerikli 20041019/3774 plaka numaralı alacaklar açısından; Mahkemelerinin 24.06.2019 tarihli ara kararı ile; bu alacak kalemleri için asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ve şirkete tebliğ edildiğini gösteren tebliğ alındısına ilişkin belgelerin ibrazının istenildiği, davalı idarece ilgili ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının imha tutanağına alındığı bildirerek dava dosyasına ibraz edilemediği, bu durumda, davacının ortağı olduğu belirtilen şirket adına ödeme emri düzenlenmek suretiyle yapılan takibin usulüne uygun olarak gerçekleştirilip şirket hakkında amme alacağının kesinleşmesi üzerine usulüne uygun bir şekilde mal varlığı araştırması yapılarak daha sonra ortak olduğu belirtilen davacı adına ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, davacıdan tahsili istenen amme alacaklarını içeren ödeme emrinin asıl borçlu şirket adına düzenlendiği ve usulüne uygun tebliğ edildiği ortaya konulamadığından, bu kapsamda asıl borçlu şirkete karşı usulüne uygun takip yapıldığından bahsedilemeyeceğinden davacı adına düzenlenen dava konusu 7 sayılı ödeme emrinin bu alacak kalemlerine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 20190225/12 sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2007/1-12 dönemine ilişkin 3074 vergi türü içerikli alacak açısından; ilgili alacak için şirket hakkında tanzim edilen 20141120/606 sayılı ödeme emrinin ilanen tebliğ edilmeden önce şirket resen terk olmasına rağmen mükellefiyeti terk olan şirketin iş yeri adresinde tebliğ edilmeye çalışıldığı ve kanuni temsilcinin ikametgah adresine tebliğe gidilmeksizin ilanen tebliğ edildiği, bu durumda gerçekleşen ilanen tebliğin mezkur mevzuattaki usule uygun şekilde yapılmadığı, bu durumda; davacı adına ödeme emri düzenlenmeden önce asıl borçlu şirketin usulüne uygun şekilde takip edilmediği anlaşıldığından, dava konusu 12 sayılı ödeme emrinin bu alacak kalemine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 20190225/12 sayılı ödeme emri içeriği 2008/1, 2 dönemlerine ilişkin 3074 vergi türü içerikli alacak kalemleri ile 20190225/13 sayılı ödeme emri açısından; dava konusu ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarının vade tarihlerinin 2013 ve 2014 yıllarına rastladığı, şirketin mükellefiyetinin resen terk olması nedeniyle kanuni temsilcinin ikametgah adresinde şirket adına düzenlenen 20131217/523, 20140414/958 sayılı ödeme emirleri için tebligat yapıldığı, vade tarihleri 03.11.2013 ve 28.02.2014 olan amme alacaklarının zamanaşımı süreleri 01.01.2014 ve 2015 tarihinde başlayarak 31.12.2018 ve 2019 tarihinde dolacak iken 24.06.2014 tarihinde kanuni temsilcinin ikametgah adresinde yapılan tebliğ üzerine kesildiği, bu sebeple, 01.01.2015 tarihinde tekrar işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin ise, artık, 31.12.2019 tarihinde dolacak olması karşısında, tahsil zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, bu durumda, asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının, şirketin ortağı olan davacıdan tahsili maksadıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren İstanbul 3. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 16/09/2019 tarih ve E:2019/933, K:2019/1812 sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasına ait 54,20-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran davalı idare üzerinde bırakılmasına, tahsil edilen posta avansından artan kısmın ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.07.2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)