(375 S. KHK. Geç. m. 35)
İSTEMİN ÖZETİ: Çankırı Karatekin Üniversitesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde şef olarak görev yapan davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 17.01.2019 tarih ve E.468 sayılı yazı ile bildirilen Üniversite Yönetim Kurulu'nun 12.11.2018 tarih ve 10 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Çankırı Karatekin Üniversitesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde şef olarak görev yapan davacının, Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2937 hazırlık numarası ile yürütülen FETÖ/PDY soruşturmasında gözaltına alındığı, akabinde davacının görevden uzaklaştırılmasına karar verilerek, hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı ve davacıdan 22.08.2016 tarihli savunma istem yazısıyla savunmasının istenildiği, davacı tarafından yazılı olarak savunmasının sunulduğu, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye geçici 35. maddesinin 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine, söz konusu madde uyarınca soruşturmanın yürütüldüğü, soruşturma komisyonu tarafından hazırlanan soruşturma raporunda, davacının FETÖ/PDY ve buna bağlı yapı ile üyelik, mensubiyet, iltisak ve irtibat içinde olduğu değerlendirildiğinden 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye geçici 35. maddesinin (B) bendinin 7. alt bendi gereğine işlem tesis edilmek üzere Rektörlük makamına arz olunduğu, Rektörlük makamının 08/11/2018 tarih ve E.26923 sayılı yazısıyla davacının "kamu görevinden çıkarma" cezasıyla tecziyesinin teklif edildiği, bu teklif doğrultusunda Üniversite Yönetim Kurulu'nun 12.11.2018 tarih ve 10 sayılı kararı ile davacının kamu görevinden çıkarma cezası ile tecziyesine karar verildiği, söz konusu kararın davacıya tebliği üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, uyuşmazlıkta, 07/11/2018 tarihli soruşturma raporunu hazırlayan soruşturma komisyonunda, komisyon başkanı olarak Rektör Prof. Dr. ..... ve komisyon üyesi olarak Prof. Dr. .....'nün yer aldığı, aynı kişilerin davacının kamu görevinden çıkarma cezasıyla tecziyesi yönünde işlemi tesis eden yönetim kurulunda da bulunduğu, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasına dair kamu personel hukuku yaptırım/disiplin ilkesine aykırı olarak tesis edilen işlemin tarafsızlık ve objektiflik ilkelerini zedeleyeceğinden dava konusu konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, davacı hakkında yapılan idari soruşturma sonrasında ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak usulüne uygun savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı, diğer yandan, 22.08.2016 tarihli yazı ile davacıya 7 gün süre verilerek davacının savunması alınmış ise de, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye geçici 35. maddesinin 31/07/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu tarihten sonra anılan mevzuata göre yürütülen soruşturma kapsamında davacının savunmasının alınmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen 27/06/2019 gün ve E:2019/138, K:2019/889 sayılı kararın; davalı idare vekilince Üniversitelerinde FETÖ/PDY'ye yönelik üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatı olan kişilere yönelik araştırma yapmak amacıyla soruşturma komisyonu kurulduğu, Komisyon tarafından davacı ile ilgili hazırlanan idari soruşturma raporunun Rektörlük makamına sunulduğu, davacı hakkında yürütülen idari soruşturmada, göz altına alınan kişilerin ifadeleri ve savcılık soruşturma dosyasında yer alan bilgilerin incelendiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde gereğince davacının FETÖ/PDY'ye irtibatı ve iltisakı bulunduğunun değerlendirilmesi üzerine kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; Çankırı Karatekin Üniversitesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde şef olarak görev yapan davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 17.01.2019 tarih ve E.468 sayılı yazı ile bildirilen Üniversite Yönetim Kurulu'nun 12.11.2018 tarih ve 10 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye geçici 35. madde eklenmiş, söz konusu maddenin (B) fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır." hükmüne, (G) fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirildiği için görevden uzaklaştırılanlar veya açığa alınanlar hakkında ilgili mevzuatta yer alan;
a) Soruşturmaya başlama süresi uygulanmaz.
b) Disiplin soruşturması sebebiyle görevden uzaklaştırma süreleri bir yıl olarak uygulanır ve bu süre ilgisine göre ilgili bakan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yükseköğretim Kurulu veya ilgili kurul onayıyla bir yıla kadar uzatılabilir.
c) Adli soruşturma ve kovuşturma sebebiyle görevden uzaklaştırma veya açığa alma işlemlerinde değerlendirme süreleri uygulanmaz. " hükmüne, aynı maddenin son fıkrasında ise; "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye geçici 35. maddesinin 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olup olmadığı hususunda yürütülen soruşturmada, 07/11/2018 tarihli soruşturma raporunu hazırlayan soruşturma komisyonunda, komisyon başkanı olarak Rektör Prof. Dr. ..... ve komisyon üyesi olarak Prof. Dr. .....'nün yer aldığı, aynı kişilerin davacının kamu görevinden çıkarma cezasıyla tecziyesi yönünde işlemi tesis eden yönetim kurulunda da bulunduğu, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasına dair kamu personel hukuku yaptırım/disiplin ilkesine aykırı olarak tesis edilen işlemin tarafsızlık ve objektiflik ilkelerini zedeleyeceğinden dava konusu konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; gerek Ülkemizin 15 Temmuz sonrası yaşadığı süreçte bir çok akademisyenin meslekten ihraç edilmesi üzerine üniversitelerde akademisyen ihtiyacının bulunmasından dolayı idarelerin soruşturmayı yürütecek güvenilir kamu görevlisi bulmakta zorlanması ve gerekse 375 sayılı Kanunun geçici 35.maddesinde ilgililer hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı hususuyla ilgili olarak yürütülecek soruşturmaların yürütülme usullerine ve soruşturmayı yürütecek birimin hangi kamu görevlilerinden oluşabileceği hususunda bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında, soruşturmayı yürüten komisyonda yer alan görevlilerin bir kısmının Üniversite Yönetim Kurulunda bulunmalarının işlemi sakatlayıcı niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, gerekçenin bu kısımlarının karardan çıkarılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
İstinaf başvurusuna konusu edilen mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, "soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasına dair kamu personel hukuku yaptırım/disiplin ilkesine aykırı olarak tesis edilen işlemin tarafsızlık ve objektiflik ilkelerini zedeleyeceğine" ilişkin gerekçenin çıkarılması suretiyle istinaf başvurusunun reddine istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 Yasanın 46. maddesinin (c) bendi gereğince 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 05/02/2020 tarihinde çıkarılan gerekçe yönünde oyçokluğuyla, diğer hususlarda oybirliğiyle karar verildi.
AZLIK OYU:
İstinafa konu edilen mahkeme kararı her iki gerekçe yönünden de hukuka uygun görüldüğünden Dairemiz çoğunluk kararının "soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasına dair kamu personel hukuku yaptırım/disiplin ilkesine aykırı olarak tesis edilen işlemin tarafsızlık ve objektiflik ilkelerini zedeleyeceği" gerekçesinin çıkarılması gerektiği yönündeki görüşüne katılmıyorum. (¤¤)