İstemin Özeti: Davacı tarafından, taşınmazları ve banka hesaplarına uygulanan idari tedbir işleminin iptali istemiyle açılan davada; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan ....... Öğrenci Yurdu müdürü A.D.'nin FETÖ/PDY terör örgütüyle ilişkili olduğundan tutuklandığı, A.D. tarafından müdürü olduğu ....... Öğrenci Yurdu binasının işletmesini aynı zamanda, yine anılan KHK kapsamında kapatılan ....... Eğitim İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına devir alınması işleminin, söz konusu yurdun FETÖ/PDY terör örgütüne bağlı olduğu kanısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından uygun görülmediği ve ....... Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu binasının mülkiyetinin davacıya ait olduğu dikkate alındığında, 667 sayılı KHK'nın 2/3 maddesi doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda Kocaeli 1. İdare Mahkemesince verilen 19/04/2017 tarih ve E:2016/2066, K:2017/748 sayılı kararın, kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi davacı tarafından istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Onuncu İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Davaların Açılması” başlıklı 3. maddesinde; idari davaların, Danıştay, İdare Mahkemesi ve Vergi Mahkemesi Başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ile adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli örneklerin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise, dilekçelerin 3. maddeye uygun olmadıklarının tespiti halinde, yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan; iptal davalarında, iptali istenilen işlem veya işlemlerin (tarih ve sayısı belirtilmek suretiyle) açıkça belli edilmesi, bu işlemlere yönelik açıkça iptal isteminde bulunulması ve dava yoluyla talep edilenin duraksamaya yol açmayacak nitelikte açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "dava konusu" kısmında, Kocaeli Defterdarlığının, kendisine ait taşınmazları ve banka hesaplarına uygulanan idari tedbir işleminin iptalinin istenildiği, "Açıklamalar" kısmında, 17.11.2016 tarihli ve 211-111 sayılı işlemden bahsedildiği, ancak bu işlem dilekçe ekinde sunulmadığı gibi iptalinin de istenilmediği, "Sonuç" kısmında, Maliye Bakanlığının haksız ve hukuka aykırı işleminin iptalinin istenildiği; ancak hangi taşınmazları ve hangi banka hesaplarına ne şekilde bir idari tedbir uygulandığının dilekçede belirtilmediği ve uygulandığı ileri sürülen idari tedbire ilişkin belgelerin de sunulmadığı, Maliye Bakanlığının işleminin iptalinden bahsedilmekle birlikte, işlemin tarih ve sayısı belirtilmek suretiyle hangi işlemin iptalinin istenildiğinin dilekçede belirtilmediği; dolayısıyla, bir idari işlemin iptali isteniyor ise işlemin tarih ve sayısına yer verilmek suretiyle, taşınmaz ve banka hesaplarına yönelik idari tedbir var ise hangi taşınmazları ve banka hesapları üzerinde ne tür bir idari tedbir uygulandığına ilişkin belgeler de eklenerek, talep konusunun net bir şekilde dilekçede ortaya konulması gerekirken, iptali istenen işlem yönüyle dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmadığından, İdare Mahkemesince bu çelişki giderilmeden işin esasına girilerek bir karar verilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava dilekçesinde davalı olarak Maliye Bakanlığının gösterildiği, İdare Mahkemesinin 05.01.2017 tarih ve E:2016/2066 sayılı kararıyla Maliye Bakanlığı hasım mevkiinden çıkartılarak, Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Defterdarlığının hasım mevkiine alınmasına karar verildiği, ancak sadece Kocaeli Defterdarlığı husumetiyle tebligat ve tekemmülün yapılarak karar verildiği, hasım mevkiine alınan Kocaeli Valiliğinin hasım mevkiinden çıkartılmasına ilişkin bir karar alınmadığı anlaşılmakta olup, hasım mevkiine alınan Kocaeli Valiliği husumetiyle dosyanın tekemmül ettirilmemesi yönüyle de kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır. Bununla birlikte, yukarıda yer verilen gerekçe doğrultusunda verilecek dilekçenin reddi kararı sonrası davanın yenilenmesi durumunda iptali istenen işlem yönüyle gerçek hasım belirlenmek suretiyle dosyanın tekemmül ettirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 19/04/2017 tarih ve E:2016/2066, K:2017/748 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderleri hakkında yeniden karar verileceğinden bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 29/01/2020 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)