İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 11/02/2019 gün ve E:2018/3309, K:2019/582 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 03/05/2018 tarih ve 2018/14251 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesince; davacının, örgütle iltisaklı Bankasya isimli bankadaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, bu verilerin yanı sıra örgütle irtibatlı yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu ve örgütün özel eğitim kurumunda veli kaydının bulunduğu, bu eylemlerin her birinin bir arada mevcut olmasının davacının FETÖ/PDY ile normal bir vatandaşınkinden beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, 672 sayılı KHK ile ihraç edildiği sırada, kararda geçen gerekçelerden hiçbirinin kendisine bildirilmediği, gerekçelerin o esnada kurum tarafından bilindiğinin ve değerlendirildiğin de ortaya konamadığının görüldüğü, ihraç işlemine karşı herhangi bir suretle savunmasının da alınmadığı, yine, kendisine yöneltilen isnatlara ilişkin gerekli açıklamaları yapmış olmasına rağmen, bu açıklamaların kararda hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığı, Bank …. isimli bankadaki hesabının 2000 yılında açılmış olup, çalıştığı kurum nedeniyle açtırdığı maaş hesabı olduğu, 30.01.2014 tarihinde 32 günlük 45.700,35 TL. Tutarlı vadeli katılım hesabı açtığı iddiasının ise gerçeği yansıtmadığı, Komisyon kararında belirtilen diğer hesap hareketleri dışındaki hesap hareketlerine değinilmediği, bu tarihler öncesinde de rutin ve benzer hareketleri mevcut olduğu, yalnızca bu üç tarihin karara yansıtılarak, kendisinin özel bir amaç doğrultusunda bu hesap hareketlerinde bulunduğu algısının oluşturulmaya çalışıldığı, oysaki bu hareketlerin çocuğunun okul taksitlerinin ödenmesine ilişkin olduğu, hesapta kalan parasını da Mart 2015'te çektiği, daha önce çalışmış olduğu kurum nedeniyle %50 indirimli olarak kayıt yaptırma imkanı bulunduğundan ve o dönemde şu an halen çalışmakta olan kamu ve devlet görevlileri dahil birçok kimsenin tercih ettiği bu okullarda çocuklarının eğitimine devam etmesinde bir beis görmediği, 2014 yılı sonrasında ….. Medya A.Ş.'ne ödemede bulunduğunun belirtildiği, Yargıtay'ın son kararlarında gazete ve dergi aboneliği gibi durumların örgütsel faaliyet olarak sayılamayacağına hükmettiği, FETÖ/PDY ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu iddiasının somut bir şekilde ortaya konamadığı, hakkında açılmış bir ceza davası bulunmadığı, Savcı nezdinde ikmalen ifade verdiği, bu soruşturma dosyasının da takipsizlik kararı ile sonuçlanacağının kuvvetle muhtemel olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından edinilen bilgilere göre; davacının FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan …. Eğitim Öğretim A.Ş. kurumunda 01/09/2004-30/06/2005 tarihleri arasında, …. Eğitim A.Ş. kurumunda 16/08/2007-08/08/2008 tarihleri arasında, ….. Özel Eğitim A.Ş. kurumunda 15/07/2009-30/06/2010 tarihleri arasında ve …. Eğitim A.Ş. kurumunda 20/09/2009-22/03/2014 tarihleri arasında çalışma kaydının bulunduğu, bu suretle davacının yoğun ve çeşitli yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 11/02/2019 gün ve E:2018/3309, K:2019/582 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda "...takdir edilen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine..." şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası gereğince; "...takdir edilen 1.362,00-TL vekalet ücretinin işbu kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine..." olarak DÜZELTİLMESİNE,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 11/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)