(6183 S. K. m. 55) (213 S. K. m. 10) (5520 S. K. m. 17)
BAŞVURUNUN KONUSU: … Derneği İktisadi İşletmesi'ne ait ödenmeyen vergi borçlarından dolayı davacı adına "kanuni temsilci", "müteselsil sorumlu" sıfatıyla düzenlenen 2019...03, 04, 06 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; Mahkemelerinin 24.04.2019 tarihli ara kararıyla dava konusu ödeme emirleri içeriğindeki borçların dayanağı olan ve asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emirleri ile bunların tebliğine dair bilgi belgelerin (tebliğ alındısı...) istenilmesine rağmen dava dosyasına sunulmadığı görülmüş olup; asıl amme borçlusu işletme nezdinde usulüne uygun olarak borcun kesinleştiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından ihtilaflı amme borcunun davacıdan tahsiline çalışılmasında, dolayısıyla dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 16/10/2019 tarih ve E:2019/748, K:2019/2019 sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava; .... Derneği İktisadi İşletmesi'ne ait ödenmeyen vergi borçlarından dolayı davacı adına "kanuni temsilci" sıfatıyla düzenlenen 07.03.2019 tarih ve 2019...03, 04 sayılı ödeme emirleri ile "müteselsil sorumlu" sıfatıyla düzenlenen 07.03.2019 tarih ve 2019...06 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Yasa'nın 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, "Ödeme Emrine İtiraz" başlıklı 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilecekleri kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevlerini yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin vergi veya sorumlularının malvarlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin malvarlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır. Aynı maddeye 21.03.2018 tarihinde 7103 sayılı Kanunun 9. maddesiyle getirilen (ve daha önce 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17/9. maddesinde yer alan) ek 5. fıkrayla, tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işleminin, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılacağı, limited şirket ortaklarının, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olacakları, şu kadar ki bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğunun, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlı olduğu, aynı Kanunla getirilen ek 6. fıkrayla, beşinci fıkra kapsamına girmeyen tüzel kişilerin tüzel kişiliklerinin veya tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin sona ermesi halinde, sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işleminin, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüzel kişiliği olanların kanuni temsilcilerinden, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler (adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri) ve varsa bunların temsilcilerinden herhangi biri adına yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca kanuni temsilci için öngörülen sorumluluk, kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan, dayanağı vergi borcu olan kamu alacağının, kanuni temsilcinin yasa ile kendisine yüklenen ödevleri yerine getirmemesinden doğmuş bulunması gerekmektedir. Ayrıca, tüzel kişiliğe sahip şirketlerin vergi borçlarından dolayı öncelikle şirket adına tarh ve tahakkuk işlemi yapılacağı, borç ödenmediği takdirde şirket adına ödeme emri düzenleneceği ve ödeme emriyle istenen borcun süresinde ödenmemesi üzerine de şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılarak, tespit edilen mal varlığına haciz konulup, borcun tahsil edilmeye çalışılacağı, buna rağmen kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemezse, şirket kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenleneceği açıktır.
Dosyada bulunan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneklerinin incelenmesinden, .... Derneği'nin 20.05.2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile .... Derneği İktisadi İşletmesi'nin açılmasına ve iktisadi işletme müdürü olarak 2 yıl süre ile görev yapmak üzere K1 ve ....'in atanmasına karar verildiği, bu hususun 25.06.2012 tarihinde tescil edildiğinin 29.06.2012 tarihinde ilan edildiği, Dernek yönetim kurulunun 12.08.2014 tarihli kararı ile ....'in 2 yıl süre ile iktisadi işletmeyi temsile yetkili kılındığı, bu hususun 15.08.2014 tarihinde tescil edildiğinin 21.08.2014 tarihinde ilan edildiği, Dernek yönetim kurulunun 27.05.2016 tarihli kararı ile iktisadi işletmenin kapatılmasına karar verildiği, bu hususun 13.07.2016 tarihinde tescil edildiğinin 19.07.2016 tarihinde ilan edildiği görülmüştür.
Diğer taraftan, dava dilekçesi ekinde sunulan İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü'nün 15.12.2017 tarihli yazısında, .... Derneği'nin 28.05.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı ile feshine karar verildiği ve müdürlük makamının 13.07.2016 tarihli oluru ile derneğin fesih olduğunun tespit edildiği, Derneğin 22.01.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile yönetim kurulu başkan yardımcısı seçilen .... ile yönetim kurulu asil üyesi seçilen (davacı) ....'in 30.05.2016 tarihli Dernek Organlarındaki Değişiklik Bildirimine göre (16.05.2016 tarihinden itibaren) görevlerinden ayrıldıklarının tespit edildiği belirtilmiştir. Ayrıca, asıl borçlu .... Derneği İktisadi İşletmesi hakkında düzenlenen 09.10.2018 tarih ve 2018/11158-65sayılı vergi tekniği raporunda, söz konusu iktisadi işletmenin 27.07.2016 tarihinde 670 sayılı KHK kapsamına göre terk olduğu belirtilmiştir.
Buna göre, davacının asıl borçlu .... Derneği İktisadi İşletmesini temsile yetkili olduğuna ilişkin bir belge dava dosyasında bulunmadığı gibi, davalı idare tarafından da davacının iktisadi işletmeyi temsile yetkili olduğuna ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, dolayısıyla davacının iktisadi işletmeyi temsile yetkili olmadığı anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu kararın, davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen dava konusu 07.03.2019 tarih ve 2019...06sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden;
Dava dosyasının incelenmesinden, 27.07.2016 tarihinde 670 sayılı KHK kapsamında kapatılan asıl borçlu .... Derneği İktisadi İşletmesi'nin 2013 ila 2016 yılları arasındaki hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde 09.10.2018 tarih ve 2018/11158-65 sayılı vergi tekniği raporu ile 09.10.2018 tarih ve 2018/11158-66 ila 71 sayılı vergi inceleme raporları düzenlendiği, söz konusu raporlara istinaden 2013 ila 2016 yıllarına ait defter ve belgelerin kanuni temsilci ....'den istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi nedeniyle salınan cezalı tarhiyatlara ve kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin 31.10.2018 ve 10.11.2018 tarihli vergi ceza ihbarnamelerinin kanuni temsilci olan .... adına düzenlenerek tebliğ edildiği, vadesinde ödenmeyen söz konusu borçların tahsilini sağlamak amacıyla davacı adına "müteselsil sorumlu" sıfatıyla dava konusu 07.03.2019 tarih ve 2019...06 sayılı ödeme emrinin düzenlendiği görülmüştür.
Bu durumda, tüzel kişiliği sona eren asıl borçlu iktisadi işletmeye ilişkin vergi ve ceza tarhiyatlarının yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca kanuni temsilcisi .... adına yapılması yerinde ise de, .... adına tahakkuk ettirilen bu borçların vadesinde ödenmemesi üzerine tahsilini sağlamak amacıyla davacı adına şahsi sorumluluk yüklenerek müteselsil sorumluluk çerçevesinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibine yasal olanak bulunmadığından, davacı adına düzenlenen 07.03.2019 tarih ve 2019...06 sayılı ödeme emrinde bu yönden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
İstinaf başvurusuna konu kararın, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu 07.03.2019 tarih ve 2019...03, 04sayılı ödeme emirlerinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden;
Söz konusu ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu …. Derneği İktisadi İşletmesi'nin 2013/10, 11, 2015/1-12, 2016/4-6 dönemlerine ait vergi ziyaı cezası, yargı harcı, özel usulsüzlük cezası ve damga vergisi borçlarına ilişkin olduğu, davacının, söz konusu ödeme emirleri içeriği borçların tahsilinde kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulduğu görülmekte ise de, yukarıda yer verilen tespit ve açıklamalardan, davacının asıl borçlu iktisadi işletmeyi temsile yetkili olmadığı anlaşıldığından, kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacı adına düzenlenen dava konusu 07.03.2019 tarih ve 2019...03, 04 sayılı ödeme emirlerinde bu yönden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 16/10/2019 tarih ve E:2019/748, K:2019/2019 sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca davanın kabulüne, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan ve aşağıda dökümü gösterilen 156,65-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 30,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerine bırakılmasına, tahsil edilen posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliğine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (b) bendi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 17/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)