(2577 S. K. m. 45)
BAŞVURUNUN KONUSU: Asıl amme borçlusu …. Paz.Kırt.Org.Ltd.Şti.'nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla müvekkili adına düzenlenerek tebliğ edilen 23.1.2019 tarih ve 3 sayılı ödeme emri (2012/11,12., 2013/9,12. ve 2014/1,2. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizi) ile 2 sayılı ödeme emrinin 2012/3,4,5,6,7,8,9,10. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada; davacı adına düzenlenen 23.1.2019 tarih ve 3 sayılı ödeme emrinin 2012/11,12., 2013/9,12. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmı ile 2 sayılı ödeme emrinin 2012/3,4,5,6,7,8,9,10. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının incelenmesinden; asıl amme borçlusu şirket hakkında 28.09.2017 tarih ve 19, 20 ve 21 sayılı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği, anılan raporlar uyarınca defter ve belge isteme yazılarının mükellef şirketin kanuni temsilcisi …..'e mernis adresinde tebliğ edilmesine rağmen incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının yapıldığı, bu borçlar için asıl borçlu …… Paz. Kırt. Org. Ltd. Şti. adına 16.03.2018 tarih ve 99, 332 ve 1261 sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği ve bu ödeme emirlerinin asıl amme borçlusu şirketin işyeri adresi olan "...." adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan 12.04.2018 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi ….'in "…." adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın üzerine gerekli şerhler düşülmeden merciine iade olması üzerine, davalı idare tarafından söz konusu ödeme emirlerinin tekrar 17.05.2018 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi ....'in "…." adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebligat pusulası düzenlendiği, asıl amme borçlusu şirket hakkında mal varlığı araştırılması yapıldığına dair bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ise, asıl amme borçlusu şirketin işyeri adresi olan "….." adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan 27.10.2017 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi ….'in "...." adresine tebliğe çıkarıldığı ve "terk kaydını almadan adresten ayrılmıştır" ibaresini içeren adres tespit tutanağı düzenlenerek iade olduğu, askı tutanaklarının dosyaya sunulduğu ve ilan listesinin ….. Mahallesi muhtarlığına gönderildiği ancak ilan yapılan tebliğin konusu 220.000-TL'yi aştığı halde ilanın Türkiye genelinde yayın yapan gazetelerden birinde ilan yapıldığını gösterir gazetenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla yapılan tebliğin 213 sayılı yasada belirtilen usulüne uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden, uyuşmazlık konusu 2012 ve 2013 muhtelif dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi borçlarının beş yıllık tarh zamanaşımı süresi içinde (2012 yılına ilişkin olanlar için en son 31.12.2017 ve 2013 yılına ilişkin olanlar için ise en son 31.12.2018 tarihine kadar) tebliğ edilmemiş olması karşısında, tarh zamanaşımına uğramış olan şirket borcu nedeniyle şirket borcunun şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili için düzenlenmiş bulunan dava konusu 23.01.2019 tarih ve 3 sayılı ödeme emrinin 2012/11,12.,2013/9,12. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmı ile 2 sayılı ödeme emrinin 2012/3,4,5,6,7,8,9,10. dönemleri üç kat vergi ziayı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına düzenlenen 03.01.2019 tarih ve 3 sayılı ödeme emrinin 2014/1,2. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmına gelince; asıl borçlu şirket adına tarh edilen 2014 yılı muhtelif dönemlerine ait üç kat vergi ziayı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizinden kaynaklanan vergi borçları olduğu, bu borçlar için asıl borçlu .... Paz. Kırt. Org. Ltd. Şti. adına 16.03.2018 tarih ve 1261 sayılı ödeme emrinin düzenlendiği ve bu ödeme emrinin asıl amme borçlusu şirketin işyeri adresi olan "...." adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan 12. 4.2018 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi ....'in "...." adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın üzerine gerekli şerhler düşülmeden merciine iade olması üzerine, davalı idare tarafından söz konusu ödeme emrinin tekrar 17.05.2018 tarihinde şirketin kanuni temsilcisi ....'in "...." adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebligat pusulası düzenlendiği, şirketle ilgili tebligatların öncelikle şirket adresine yapılacağı yasa hükmü karşısında, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirket adresine gidilmeden şirketin kanuni temsilcisi ....'in mernis adresinde tebliğ edilmesi durumu, 03.01.2019 tarih ve 3 sayılı ödeme emri (2014/1,2. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının) ile takip edilen alacakların asıl borçlu .... Paz. Kırt. Org. Ltd. Şti. açısından usulüne uygun kesinleşmediğini ve adı geçen şirket nezdinde 6183 sayılı Kanunda sayılan tüm takip yollarının tüketilmediğini gösterdiğinden, şirket açısından kesinleşmeyen vergi borçlarından dolayı şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu 03.01.2019 tarih ve 3 sayılı ödeme emrinin 2014/1,2. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren Bursa 2. Vergi Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih ve E:2019/460, K:2019/1243sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden, dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasına ait 77,90-TL yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran davalı idare üzerinde bırakılmasına, tahsil edilen posta avansından artan kısmın ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17/07/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)