(2577 S. K. m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından, murisleri K6'nun 13.03.2016 tarihinde Ankara Güvenpark'ta meydana gelen patlamada vefat etmesi nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 13. maddesi uyarınca hizmet kusuru ya da hizmet kusuru bulunmaması halinde sosyal risk ilkesi kapsamında davacı eş için 500.000,00- TL, davacı kızı için 500.000,00- TL ve davacı oğlu için 500.000,00- TL olmak üzere toplam 1.5000.000,00-TL manevi tazminatın, murislerinin ölüm ve olay tarihi olan 13.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 5233 sayılı Yasanın, idarenin terör olayları nedeniyle oluşan zararların yargı yoluna başvurmadan sulh yoluyla ödenmesini öngören ve uyuşmazlıkların sadece maddi zararlara ilişkin kısmının yargı dışı alternatif bir yöntemle giderilmesini sağlamakla birlikte, manevi zararların karşılanmasını da engellemeyen bir yasa niteliğinde olduğu, terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilen 5233 sayılı Yasa çerçevesinde karşılanmayan ilgililerin ileri sürdükleri manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kurallarına göre, 2577 sayılı Yasanın öngördüğü usullere tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemenin yapılması gerektiği, "sosyal risk ilkesi" ve manevi tazminatın amacı ve kapsamı hakkında yapılan açıklamalar çerçevesinde, tazminat istemine konu olan terör olayının meydana geliş şekli, müteveffanın ölüm şekli, davacıların sosyo- ekonomik durumu dikkate alındığında; davacıların dava konusu olay nedeniyle duymuş olduğu acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren her biri için 50.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru (08/12/2016) tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıların 150.000,00.-TL manevi tazminat talebinin kabulüne; fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin (1.350.000,00.-TL) ise reddine, hükmedilen 150.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (08.12.2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/11/2018 gün ve E: 2018/1345, K: 2018/2751sayılı kararın, davacılar vekili tarafından, müteveffanın hiçbir kusuru olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, davacıların olağanüstü bir acı yaşadıkları; davalı idare vekili tarafından, olayda hizmet kusuru olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACILARIN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacıların vekili tarafından, idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek davalı idarenin istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı idare vekili tarafından, kendi istinaf talepleri doğrultusunda karar verilmesi, davacılar vekilinin istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/11/2018 gün ve E: 2018/1345, K: 2018/2751 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, tarafların istinaf istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)