İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 13/03/2019 gün ve E:2018/1446, K:2019/1115 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 12/03/2018 tarih ve 2018/6838 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının ihraç tarihinden itibaren hesaplanan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük parasal haklarının ihraç tarihinden itibaren hesaplanan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren iadesine, ihlal edilen hak ihlalleri açısından, ihlallerin tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması ve eski hale iadenin mümkün olduğu durumlarda eski hale iadeye karar verilmesini, devam eden hak ihlalleri açısından bu duruma son verilmesi için uygun tedbirlere karar verilip, gerekli her türlü tedbirin alınarak ilgili kurumlara bildirilmesi, 250.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesince; davacının, örgüte iltisaklı Bank ….. isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir sendikada ve dernekte üyelik kaydının olduğu, dernekte kurucu üye ve geçici başkan olduğu, bu verilerin yanı sıra, örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının özlük ve parasal hak ve tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, yatırdığı tüm parasını bir kuruş bile bırakmadan ....bank'tan Kasım ayında çektikten sonra, 11/12/2014 tarihinde yine bir faizsiz bankacılık olan .... bankasına kendi adına açmış olduğu 3 aylık katılım hesabına yatırdığı, kesinlikle bir terör örgütü bankasını kurtarmak, emir doğrultusunda para yatırmak gibi düşüncesinin olmadığı, dava konusu işlemle, mülkiyet hakkı, özel hayata saygı hakkı ile kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerinin de ihlal edildiği, .... Eğitimciler Sendikasına, Nisan 2014- Aralık 2015 tarihleri arasında, akıl oyunları, zeka oyunları gibi kursları açacakları için girdiği, fakat kendi kurumunun bu kursları açacağını öğrendiğinde 17/11/2015 tarihinde sendikadan istifa dilekçesini verdiği, …. Destekleme Derneğinin geçici başkan üyeliğine kurum müdürünün talimatı ile getirildiği, birkaç ay sonra hem başkanlık hem de üyelikten istifa ettiği, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında, vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 13/03/2019 gün ve E:2018/1446, K:2019/1115 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''reddedilen işlem iptali ve özlük, parasal hak talepleri açısından 1.362,00.-TL, reddedilen manevi tazminat talebi açısından 1.362,00.-TL olmak üzere toplam 2.724,00.-TLvekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince;'' reddedilen işlem iptali ve özlük, parasal hak talepleri açısından 1.362,00.-TL, reddedilen manevi tazminat talebi açısından 1.362,00.-TL olmak üzere toplam 2.724,00.-TLvekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 31/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)