(5809 S. K. m. 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idarece gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetiminde; davacı şirket tarafından ithal edilmek suretiyle piyasaya arz edilen..... marka ..... model ürene ilişkin teknik belgelerin (cihaza ait uygunluk beyanı ile uygunluk beyanında yer alan standartlara ait test raporlarının) 15 gün içerisinde CD ortamında Kuruma gönderilmesi istenildiği halde anılan belgelerin süresinde sunulmadığı, bu durumun ise 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un 5. maddesinin 8. fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülerek, aynı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca 7.072,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun 12.10.2016 tarih ve 2016/DK-TED/423 sayılı kararı ile 2016/118 seri numaralı idari para cezası karar tutanağının iptali istemiyle açılan davada; davaya konu ürünün "oyuncak" olarak ithal edildiğinin sabit olduğu, bu kapsamda yetkili kuruluşlar tarafından yapılan denetim sonucunda piyasaya arz edildiği, 5809 sayılı Kanun'da tanımlanan telsizin elektronik haberleşme sektöründe kullanılan aralarında herhangi bir fiziki bağlantı olmaksızın elektromanyetik dalgalar yoluyla açık, kodlu veya kriptolu ses ve veri vermeye, almaya veya yalnızca vermeye veya almaya yarayan sistemleri tanımladığı, davaya konu ürünün ise bahsi geçen sektör kapsamında telsiz niteliği taşımadığında duraksama bulunmadığı anlaşıldığından, aksi bir yorumla davaya konu ürünün salt telsiz olmasından dolayı elektronik haberleşme sektörü kapsamında bulunduğundan bahisle uygulanan dava konusu idari para cezasına ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/09/2017 tarih ve E:2017/998, K:2017/3127sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince, Dairemizin 31/01/2018 tarih ve E:2017/1165, K:2018/89 sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 06/02/2019 tarih ve E:2018/3065, K:2019/1063 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davalı idarece gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi sonucunda davacı şirket tarafından ithal edilerek piyasaya arz edilen..... marka ..... model ürüne ilişkin teknik belgelerin (cihaza ait uygunluk beyanı ile uygunluk beyanında yer alan standartlara ait test raporlarının) 15 gün içerisinde CD ortamında Kuruma gönderilmesi istenildiği halde anılan belgelerin süresinde sunulmadığı, bu durumun ise 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun'un 5. maddesinin 8. fıkrasına aykırı olduğu ileri sürülerek, aynı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca 7.072,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun 12.10.2016 tarih ve 2016/DK-TED/423 sayılı kararı ile 2016/118 seri numaralı idari para cezası karar tutanağının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idarenin ilgili birimleri tarafından, 08/02/2016 tarihinde ...../İZMİR adresinde bulunan ..... Müzik Kitap Mağ. Paz. A.Ş.’de gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetiminde, ..... marka .....model cihazın “Uygunluk Beyanı (DoC) belgesi veya kısa beyan bilgisine rastlanmadığı, cihaz üzerinde cihaza ait seri numarasının, ambalajında onaylanmış kuruluş numarasının görülmediği” hususlarının 08/02/2016 tarihli ve TED-201602009 sayılı tutanağa bağlandığı, sonrasında 11/03/2016 tarihli ve 26808001-352-01/E.17641 sayılı yazı ile hem bu cihaz hem de diğer başka model cihazlara ait eksiklikler denetim tutanağı ile birlikte davacı şirkete bildirilerek; firmanın konu hakkında aldığı önlemler ile birlikte açıklamaların, Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanları Yönetmeliğinde (TTTE) tanımlı teknik dosya içeriğinde yer alan Uygunluk Beyanı (DoC), standartlara uygunluğunu gösteren test raporları gibi cihazın üreticisinde bulunması zorunlu bilgi ve belgelerden oluşan teknik belgelerin, firmanın vergi levhasının bir kopyasının, konuyla ilgilenecek irtibat kişisinin iletişim bilgilerinin, tebligat tarihinden itibaren 15 (on beş) gün içerisinde CD ortamında Müvekkil Kuruma göndermesi talep edilerek, söz konusu yazının 22/03/2016 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından gönderilen 31/03/2016 tarihli yazı ekindeki belgeler arasında, ..... marka X-701model uzaktan kumandalı cihazın Uygunluk Beyanı (DoC) ve test raporlarının yer almadığı/gönderilmediği, bu eksikliğin de 12/05/2016 tarihli “Teknik Dosya Değerlendirme Formu ile kayıt altına alındığı, bu eksiklikten dolayı da davalı idare tarafından dava konusu idari para cezası uygulanması üzerine, görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, davacı şirket tarafından ithal edilerek piyasaya arz edilen..... marka X-701model ürünün, telsiz kapsamında olup olmadığı, başka bir ifadeyle bu cihazın teknik yönden ilgili mevzuatlarda yer alan düzenlemeler gereğince, telsiz kapsamında yer alıp almadığı noktasında kaynaklandığından, öncelikli olarak bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekli görülmüştür.
Telsiz ve Telekomünikasyon Terminal Ekipmanları (TTTE) Yönetmeliğinin Ek-7’sinde;
“4. Bu yönetmelik kapsamında benzer olarak değerlendirilen cihazlar özelliklerine göre aşağıda belirtildiği şekilde sınıflandırılır; / a) Sınıf 1: Piyasada yer alabilen ve hiçbir kısıtlama olmaksızın işletime açılabilen cihazları, / b) Sınıf 2: Kurum tarafından servis verilmesi ve piyasada yer alması hususunda kısıtlama uygulanan Telsiz Ekipmanları.” düzenleme bulunmakta olup, bu düzenlemeyle cihaz özellikleri yönünden ikili bir ayrıma gidildiği görülmektedir.
05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun “Tanımlar” başlıklı üçüncü maddesinin birinci fıkrasının (ss) bendinde ise;
“ss) Telsiz: Aralarında herhangi bir fiziki bağlantı olmaksızın elektromanyetik dalgalar yoluyla açık, kodlu veya kriptolu ses ve veri vermeye, almaya veya yalnızca vermeye veya almaya yarayan sistemleri,” şeklinde tanımlanmıştır.
Öte yandan, davacı şirket tarafından ithal edilerek piyasaya arz edilen..... marka ..... model ürüne ait olup dava dosyasında mevcut açıklayıcı bilgiler dikkate alındığında; ürünün/cihazın elektromanyetik dalgalar yoluyla açık veri iletim özelliğinin bulunduğu, dolayısıyla bu teknik özelliğinden dolayı yukarıda belirtilen tanımlara göre de, lisans ve frekans kısıtlaması olmaksızın işletime açılabilen ve kullanılabilen cihazlardan olması nedeniyle, Sınıf 1 olarak nitelendirilmesi ve bu teknik yapısının da telsiz olarak kabul edilmesi için yeterli bir koşul olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Ayrıca bu cihazın oyuncak olarak kullanılması ve oyuncak olarak piyasaya arz edilmesi, söz konusu teknik yapısından dolayı ''Telsiz'' olma özelliğini değiştirmeyeceği gibi, davalı idare tarafından gerekli teknik inceleme ve değerlendirmeye tabii tutulmasına da istisna sağlamayacaktır.
Kaldı ki, Dairemizin 19/02/2020 tarih ve E:2020/3207 sayılı ara kararı cevabı olarak gönderilen cihaza ait kullanım talimatında ''Bu ürün bir oyuncak değildir. 14 yaşın altındaki çocuklar için uygun değildir.'' ifadesi yer almaktadır.
Buna göre, söz konusu cihaz teknik anlamda ''Telsiz'' olma niteliği taşıdığından, elektronik haberleşme sektörü kapsamında bulunduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Davalı idarenin davacı şirket hakkında uygulamış olduğu idari para cezasının incelenmesine gelince;
4703 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde yetkili kuruluş: Ürünlere ilişkin mevzuat hazırlamaya ve yürütmeye yasal olarak yetkili bulunan ve bu Kanun hükümlerini kendi görev alanına giren ürünler itibarıyla uygulayacak olan kamu kurum veya kuruluşu olarak, Piyasa gözetimi ve denetimi ise; Yetkili kuruluşlar tarafından, ürünün piyasaya arzı veya dağıtımı aşamasında veya ürün piyasada iken ilgili teknik düzenlemeye uygun olarak üretilip üretilmediğinin, güvenli olup olmadığının denetlenmesi veya denetlettirilmesi” olarak tanımlanmış olup, bu tanımlar dikkate alındığıda, elektronik haberleşme sektöründe Piyasa gözetimi ve denetimi konusunda yetkili kurumun davalı idare olduğu konusu açık olmakla birlikte, 4703 sayılı Kanunun “Ürünlerin piyasaya arzında üreticilerin ve dağıtıcıların yükümlülükleri” 5 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; Üreticinin, ilgili teknik düzenlemede belirtilen tüm belgeleri; bu belgeler kapsamındaki son ürünün yurt içinde üretiliyor ise üretildiği, ithal ise ithal edildiği tarihten itibaren ilgili teknik düzenlemede belirtilen süre, bu sürenin belirtilmemesi halinde yetkili kuruluşça belirlenecek süre boyunca muhafaza etmesi ve istenilmesi halinde yetkili kuruluşlara ibraz etmekle yükümlü olduğu, hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 4703 sayılı Kanunun “Ceza hükümleri” başlıklı 12 nci maddesi ile yaptırım miktarları belirlenmiş olup, bu miktarlar her yıl yayımlanan 4703 Sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunla Düzenlenmiş Olan İdari Para Cezalarının Yeni Değerlerinin Duyurulmasına İlişkin Tebliğ (Ürün Güvenliği ve Denetimi tebliğleri) ile güncellenmekle birlikte, 4703 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin 8 inci fıkrasının ihlal eden üreticiler hakkında iki bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar, idarî para cezası uygulanacağı (Değişik: 23/1/2008 – 5728/495 md.)bu maddenin birinci fıkrasının “d” bendinde kurala bağlanmıştır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; “Elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dâhil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapmak.” davalı idarenin görevleri arasında sayılmış, 53 üncü maddesinde de; Bu Kanun kapsamındaki cihazların Kurum tarafından yayımlanacak teknik düzenlemelere ve ilgili güvenlik koşullarına uygunluğu, bu konularda üretici ve dağıtıcıların yükümlülüğü, bu cihazların piyasa gözetimi ve denetiminde Kurumun yetki ve sorumluluğu ile Kurum tarafından belirlenecek onaylanmış kuruluşların sorumlulukları hususunda, 4703 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı ve onaylanmış kuruluşlar ve piyasa gözetimi ve denetimi ile ilgili usul ve esasların da 4703 sayılı Kanun ve ilgili teknik düzenlemeler çerçevesinde Kurum tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun 60 ıncı maddesinin 6 ncı fıkrasında; “Bu Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık hallerinde, 4703 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde dağıtıcı, üretici ve onaylanmış kuruluşlar bakımından öngörülmüş bulunan idarî para cezaları bir katından dört katına kadar artırılarak uygulanır. ”hükmü bulunmakta, devamı “İdarî para cezalarının uygulanması ve tahsili” başlıklı 61 inci maddesinde; “Kurum tarafından verilen idarî para cezaları, 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde Kurum hesaplarına ödenir. Bu süre içerisinde ödenmeyen idarî para cezaları, Kurumun bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan tüm anlatım ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirilecek olursa; elektromanyetik dalga yayan veya bu dalgaları alan cihazları, denetleme ve mevzuata aykırılık halinde ise, bunlara yaptırım uygulama görev ve yetkisine sahip olan davalı idare tarafından, davacı şirket tarafından ithal edilen ve teknik anlamda da ''Telsiz'' kapsamında yeralan, ..... marka ..... model cihaza ait kimi eksik teknik belgelerin (cihaza ait uygunluk beyanı ile uygunluk beyanında yer alan standartlara ait test raporlarının), davalı idareye ibraz edilememesi nedeniyle, davacı şirket hakkında uygulamış olduğu dava konusu idari para cezasında hukuka ve mevzuata aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki, İstinaf başvurusuna konu edilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/09/2017 tarih ve E:2017/998, K:2017/3127 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın REDDİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve temyiz safhasına ait toplam 423,80.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf ve temyiz safhasında harcanmış olan aşağıda dökümü yapılan 460,80.-TL ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf ve temyiz başvurusunda bulunan taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere 09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)